Malatya'da şehir yönetimi üzerine çokça söz ettik, çok da söz edildi. Ancak yöneticiler acısından değişen bir şey olmadı. Halen geleceğin Malatya'sı nasıl olacak diye aklımızda bir şehir görseli oluşmuyor. 6 Şubat'tan bugüne kervan yolda düzüldüğü için her şey bittiğinde nasıl bir Malatya'da yaşayacağız? Sorusuna net bir cevap bulamadık.
Büyük felakten sonra başlayan yerinde yeniden dönüşüm süreci geleceğin Malatya'sı düşünülerek yapılmadı. Panikle işler TOKİ ve Emlak Konut'un üzerine atıldı. Bunu sık sık dile getirdim. Zaten yalanlayanda olmadı. TOKİ'nin ülkenin her yerine yaptığı tüm mimari değerlerden uzak basma kalıp binalar alelacele hak sahipleri mağdur olmasın diye projelendirildikten sonra gayet yavaş bir iş akışı ile inşa edilmeye başlandı. TOKİ'nin konutlarını teslim alan vatandaşlar bir sürü tadilat ile yeniden uğraşırken Emlak Konut'un yaptığı iş yerleri ise teslim alanlarda dükkanlar metrekare darlığından ve işlevsizliğinden dert yanmaya başladı. Şu an Eski Şire Pazarı, Bakırcılar Çarşısı alanından dükkanların az bir kısmı faaliyete geçti. Bu hareketlilik yöneticilere derin oh çektirdi. Neticede plansız başlayan ve öylece de devam eden süreci öyle ya da böyle vatandaşlara kabullendirdiler. Vatandaş durumu kabullendi diye om plansız vasat çarşının Malatya'nın geleceğinde yaşanacak sorunlarda nasıl kullanılacağı?
Yazı başlığımın da konusu aslında tam da bu herkes diline dolamış "Geleceğin Malatya'sı" kimse de demiyor ki Malatya'nın Geleceği ne olacak? Temel argüman devrik bir betimleme olunca yapılanlarda devrik kalıyor. Neden Malatya'nın tek yaşam noktası Kışla Caddesi İstasyon Virajı olarak görülüyor? Oysa yüzölçümü ve kent yerleşkesi büyük bir ovaya yayılmış bir şehir neden böyle âtıl kalır? Neden bu şehrin insanlarına daha kaliteli yaşamı sağlayacak projeler konuşulmaz? Bu ve benzeri sorarak 6 Şubat sonrasında hareket etseydi şimdiye tramvayda olurdu metro da hızlı trende. Her şey istemek ve hayal etmekle başlar.
Malatya'nın iktidarında ve muhalefetinde "Malatya'nın Geleceğini" hayal edecek yöneticiler olmadığı için Malatya'nın yöneticileri "Geleceğin Malatya'sını" konuşuyor. Malatya'nın Geleceği proje ister, hesap kitap, emek, ter isterken; Geleceğin Malatya'sına sadece inşallah maşallah ile başlayan nutuklar yeter.
Hadi iktidar Geleceğin Malatya'sı ile bir türkü tutturmuş gidiyor ya muhalefet onlar neden tut yemiş bülbül? Ülke siyasetinde kartlar sürekli yeniden karılmasa muhalif partilerin il başkanları konuşacak bir şey bulamayacak. Malatya'nın yapılması gereken onlarca imar, alt yapı ve çeşitli yaşam projeleri varken bunlara yeni fikirler yeni projeler eklemek varken genel merkezlerinin gölgesinde kalmayı tercih ediyorlar. Hali hazırda Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum ve Adalet Bakanı Akın Gürlek erken seçim için tarih açıklamışken hangi hazırlık ile seçmenin karşısında olacaklar acaba?
Malatyalı seçmenler erken genel seçimde Malatya'nın yerinde yeniden inşa sürecinde yaşadıklarını mutlaka göz önüne alacaktır. Muhalefetin çözüm önerilerine bakacaktır. Ancak muhalefetin böyle bir derdi yok. Muhalefetin en güçlü adayı Veli Ağbaba deprem oldu olalı şehrin yeniden imarı için en ufak bir tez ortaya sunmadı. Sürekli ülke siyasetinin peşine koştu. Emekliler için tencerede taş kaynatan, meclis kürsüsüne pankartlarla görsel şovlar hazırlayan Ağbaba'nın Malatya'nın Geleceği projesi hiçbir zaman olmadı. Halen de yok.
Ağbaba, böyle de diğer yerel muhalifler çok mu hareketli derseniz onlar da da ne yazık ki böyle bir çalışma yok.
Meseleyi bir türlü Malatya'nın Geleceği perspektifine oturtamadık. Bunda bu konuda etkili etken olması gereken sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının yöneticilerinin AK Parti içinde siyasi kaygılarının ve beklentilerinin olması da bir başka vahamet tatbikî. Malatya'nın yöneticilerine bir vizyon sunamıyorlar. Eminim yapılanlara onlardan memnun değil. Ama ahhh o siyasi kariyer endişesi yok mu o işte her şeyi bastırıyor.
Özetle Malatya'nın seçilmiş, seçilmek isteyen ya da atanmış idarecilerinin ne zaman ki hayallerinde Malatya'nın Geleceği olur işte o zaman Geleceğin Malatya'sı demenin bir anlamı olur.