Malatya yeniden ayağa kalkmaya çalışıyor. Ama bir türlü o refleksi gösteremiyor. Mega bir köyden öteye gidemedik. İktidar partisi ve seçilmiş yerel yöneticileri şehrin kaosunu adeta sümen altı ediyor. Ankara’nın deprem sonrası yeniden dönüşüm adına yaptığı ve geneli yerinde dönüşüm olan projeler dışında halen Malatya’nın geleceğine yön verecek, ekonomisine sınıf atlatacak herhangi bir yatırım projesi konuşulmuyor.
Malatya’nın seçilmiş yerel yöneticileri Ankara’nın belirlediği hizmetler dışında tek bir söz edemiyor. Malatya’ya özel, özgün bir istekte bulunamıyorlar. AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, Malatya’ya metro yapılmasını gereksiz ve pahalı bir yatırım olarak görüyor. Şehrin henüz buna hazır olmadığını söylüyor. Sözlerine bir konuda katılıyorum. Evet, nüfus konusunda hazır değiliz. Depremden sonra bölgede açık ara en fazla göç veren il olduk. Bunun nedenlerini saymaya başlarsak önceliğe hiç şüphe yok ki işsizlik gelir. Ekmek parasını Malatya’da kazanamayacağını görüp göç edenlerin veya depremden sonra dönmeyenlerin sayısı yüz binleri geçmiş durumda. Bu kırmızı alarm demek bir bakıma. Bunun nedenlerini ve sonuçlarını AK Parti kendi içinde şapkayı önüne koyarak tartışmalı. Bakın bu şehrin insanı artık şehrine güvenemiyor. Çareyi gurbette arıyor. Bu konuda Malatya Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu adeta veryansın ediyor. Sanayide yüzde otuzların üzerinde küçüldük diyor. Ama konunun muhatapları sus pus içerisinde. Metro konusunda Babacan’ın diğer sebeplerine katılmıyorum. Babacan’ın aksine ben Malatya’nın ekonomik olarak buna hazır olduğunu düşünüyorum. Hazır bir binanın içerisine 200 Milyon Liradan fazla bir parayla kütüphane yaptıracak kadar hükümetten bütçe desteği gören Malatya, elbette metro parasını da rahatlıkla alır. Tabi istemeyi bilirseniz. Birde metro gibi büyük bir proje, her yer şantiye alanına dönmüş insanlarda buna alışmışken şimdi yapılmayacaksa ne zaman yapılacak? Şehirde hayat normale dönmeye başladığında, nüfus arttığında yine her yeri yıkıp, yolları aylarca trafiğe kapatıp metro mu yapacağız? Bugün yüksek olan maliyet, ogün yüksek olmayacak mı? Konunun bir başka boyutu var ki o daha vahim. Hazır olacağımız zaman hangi zaman? Zaten bu şehir AKP’nin 2002’de iktidara gelirken vaat ettiği ne varsa hiçbirini yaşamadı. Hiçbirine sahip olamadı. Elinde olanları da bir bir kayıp etti. Ve bize halen şimdi olmaz, sırası değil diyorlar.
Bakın çok ilginç bir konuda, Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı adını “Sanayi Koridoru” koyduğu bir proje ile Karadeniz, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgelerini birleştirecek bir sanayi bölgesi oluşturulacağını açıkladıktan sonra ilk ve en güçlü tepki bu projeye konum olarak uzak olan Elazığ’dan gelmesi. Elazığ tepki koymasa Malatya’nın konudan haberi olmayacak. AK Parti Milletvekilleri acaba Sanayi Koridoru Projesini önceden biliyor muydu? Haberleri yoksa onlara da sürpriz olduysa, Malatya neden AK Partiye bu kadar çok destek veriyor ki? Eğer sürpriz olmadıysa neden görmezden geldiler? Tam bir kısır döngüler şehri olduk. Sanayi Koridoruna dâhil olmamamız bana sürpriz olmadı. Böyle olacağı zaten belliydi. AK Parti Malatya için böyle büyük görkemli işleri oldubitti gereksiz görüyor. Yoksa neden Kayısı Fuarı adeta katledilsin, neden Malatyaspor ve Yeni Malatyaspor Süper Lig’den uçurumlara atılsın, neden var olan sanayi tesisleri bir bir kapanıp taşınsın ya da kamu bölge müdürlükleri mesela neden başta Elazığ olmak üzere farklı illere dağıtılsın? Neden turizmde ki cazibesi kullanılmasın? Hani deseler ki Bayburt’u Büyükşehir yapacağız. Bayburt’un sanayi yatırımları artırılır, bir futbol kulübüne yatırım yapılarak Süper Lig’e çıkartılır, turistik cazibe noktalarına yatırımlar yapılarak yerli yabancı turistlerin gelmesi sağlanır, bazı kamu kurumlarının bölge müdürlükleri açılır, şehirlerarası bağlantı yolları otobana çevrilir, demiryolu, hava, kara artık ne imkân varsa geliştirilir. Aslında bunların hepsi Malatya’da zaten vardı. Uluslararası Kayısı Festivali, Süper Lig Takımı, bir tane olan organize sanayi bölgesine ikincisinin eklenmesi, kamu bölge müdürlükleri, Nemrut, Darende ve Battalgazi’ye turist ilgisi, yerel esnafın yaz döneminde ki bol kazancı, kayısının iç pazardaki satışının şehrin ekonomisine pozitif etkileri, demiryolu ile Van, Anada, Ankara, İstanbul yönlerine yolcu taşımacılığında ki yoğun ilgi ve benzeri bunların birçoğu mazide kaldı ne yazık ki.
Şimdi yine aynı türkünün nakaratları söyleniyor. Malatya henüz hazır değil. Zaten biz her şeyi ile hazır bir şehirdik bu noktaya sadece depremle düşmedik. Deprem bizi bizle yüzleştirdi. Malatya bölgesinin lider şehri olmak için ne zaman hazır olacak? Bunu gün ay yıl şeklinde söyleyin artık. Yirmi yıldan fazladır aynı türküyü dinliyoruz ve nakarata her gelişimizde sahip olduğumuz bir değeri daha kayıp ediyoruz. Yorulduk. Lütfen daha fazla yormayın bu şehri.




