“Malatya bulunmaz eşin” diyerek yıllardır Malatya’mıza katma değer oluşturmak için çeşitli organizasyonlar yaptık. Ne var ki bunların en önemli ve en başarılı olanı “Kayısı Festivalleri” oldu. Bunu dışında Yeşilyurt’un Kiraz ve Arguvan’ın Türkü Festivalleri ’de önemli başarılara imza attı. Şehir ekonomisine ve kayısı ticaretine büyük getiri sağlayan Malatya Fuarı Ve Kayısı Festivalleri geleneği ilk defa 2014 yılında yaşanan terör olaylarından dolayı iptal edilirken sonraki süreçlerde yine benzer sebeplerden defalarca yapılmadı. Zamanla önemini yitirmeye başladı. Buna paralel olarak şehir ekonomisi ve kazanımları da büyük kayıplar yaşamaya başladı. Yetkililer her ne kadar Film Festivali gibi muadil etkinliklerle çözüm bulmaya çalışsa da hiç biri geleneksek Malatya Fuarı Ve Kayısı Festivallerinin yerini alamadı ve gelenekselleşemedi.
Peki Kayısı Festivali neyi başarmıştı da diğerleri sönük kaldı? Kayısı Festivallerini konserlerden ibaret görürseniz bu soruya cevap vermekte zorlanırsınız. Kayısı Festivalinin en önemli sırrı takviminde saklıydı. Festival tarihi zaman olarak kayısı hasadına denk gelse de Temmuz ayının ikinci haftasında düzenlendiğinden gurbetteki Malatyalılar için sılaya kavuşmak adına en ideal tarihti. Yurt içi ve yurt dışındaki gurbetçilerimize anket yapsanız istisnasız hemen hepsi bu tarihlerde Malatya’da olmayı tercih ederdi. Çünkü festival sonrasındaki günlerde de sahil kentlerinde tatil yapmaya zamanları kalıyordu. Hal böyle olunca Malatya bir taşta iki kuş vuruyordu. Gurbetten gelen hemşerilerimiz iç pazardan yüklü miktarda yaş ve kuru kayısı alarak hem üreticiye hem de esnafa büyük katkı sağlıyordu. Bundan dolayı Eski Şire Pazarı önemli bir ticaret noktasıydı. Sadece kayısı değil üretimi o döneme denk gelen tüm yerel ürünlerde bu ticaret zincirinden nasibi alıyordu elbette. Bu organizasyon kurgusunu gören dış yatırımcılarda Malatya’yı yatırım takvimlerine dâhil etmeye başlamış, hatta Malatya’da otomobil fabrikası hayalleri bile kurdurmuştu.
Kayısı Festivalinin önemini saymakla bitiremeyiz elbette. Festivalin ekonomik katkılarını kısaca dile getirmekteki tek niyetim Malatya gibi marka değeri yüksek olan bir şehrin nasıl vasıfsız bir kente dönüştüğünü anlatmaktı. Kendi öz değerlerimizden vazgeçmekle neleri kayıp ettiğimiz gerçeği ile yüzleşmekti.
Bu hafta başlayan “Kültür Yolu Festivali” etkinlik takvimine bakıldığında, içeriği dop dolu bir festival. Konserlerin yanı sıra önemli sanatçıların ve yazarların da atölye çalışmaları ile farklı bir hafta deneyimi yaşayacağız. Bunlar Malatya’da uzun yıllardır ihmal edilen etkinler. Devamlı olmasını gelenekselleşmesini tüm Malatyalılar ister. Ancak bu tarz şehir temasından kopuk tamamen karma içerikler Malatya’ya bu organizasyonları takip etmek için turist çekmez. Çünkü benzer organizasyonlar sahil kentlerinde daha fazla yapılıyor. Bu festival Malatyalılar olarak bize bir tatil etkinliği sunacak ama bir Kayısı Festivali kadar katma değer sağlamayacak.
Şimdi asıl sormamız gereken soru şu olmalı madem Malatya’nın gösterişli etkinliklere ihtiyacı vardı Kayısı Ve Kiraz Festivalleri neden iptal edildi ve unutturulmaya çalışıldı?





