Malatya Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında yapılan kütüphane inşaatının tartışmalarıyla başlayan süreç binanın hasarlı olduğunun anlaşılmasına kadar geldi. İkinci bir tartışma konusu da binanın hasar durumu oldu. Hasarın durumu nedir, bina yıkılacak mı, uluslararası ödülü olan projede neler aslına uygun yapılmadı da bina bu hale geldi? Merhum mimar Yüksek Mühendis Ahmet Vefik Alp’in binanın statiği konusunda göz ardı ettiği hesaplamalar mı vardı? Böyle başlayınca soruların ardını arkasını bitirmek de mümkün olmuyor. Ben tam da burada durayım.

Yüksek Mühendis Ahmet Vefik Alp, alanında Türkiye’nin en saygıdeğer isimlerinin başında gelirdi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkez binasının da mimarı kendisi. Malatya Belediye Başkanı Mehmet Yaşar Çerçi döneminde belediyenin yeni hizmet binası için Ahmet Vefik Alp’in projesi tercih edildi ve 13 Temmuz 2002’de dönemin Başbakan Yardımcısı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de katılımı ile binanın temeli atıldı. O dönemde ülke genelinde böylesi bir bina tasarımına beş büyük şehirde bile rastlamak mümkün değilken Malatya Belediyesi adeta fütüristtik bir iş yapıyordu. Alışılmışın dışında oval hatlara sahip olan yapı daha çok MHP’nin logosu olan üç hilal ile özdeşleştirilerek siyasi sembol eleştirilerine de maruz kaldı. Temel atımın ardından inşaat sürecinin başlaması ile birlikte Malatya Belediyesi ve Ahmet Vefik Alp arasında da tartışmalar yaşanmaya başlandı. Özellikle ekonomik krizin yarattığı bütçe darlığı projenin bazı kısımlarının çıkarılmasına sebep olurken mimar Ahmet Vefik Alp ise en ufak bir rötuşa tahammülünün olmadığını dile getiriyordu. İnşaat süresince sık sık Malatya’ya gelen Alp, burada yerel medyaya verdiği demeçlerde belediyeyi uyarırken durumdan rahatsız olan dönemin Belediye Başkanı Mehmet Yaşar Çerçi daha sert karşı demeçler vermeye başladı. Süreç karşılıklı atışmalarla ilerlerken 28 Mart 2004’de Malatya Belediye Başkanlığı’na AK Parti adayı Cemal Akın seçildi. Akın, ekonomik kriz ve bütçe darlığını bahane ederek yeni hizmet binasının kaba inşaatı da bitmiş olmasına rağmen inşaatı durdurdu. Ta ki 2009 yerel seçimlerine kadar. Yerel seçim öncesi yeni hizmet binasının inşaatını tekrar başlatan Akın, daha dar bir bütçe ile 40 bin metrekare planlanan yapıyı 28 bin metrekarede bitirdi. Malatya Belediyesinin 2000’de projesini başlattığı, 2002 yılında temelini attığı bina nihayet 2008 yılında kullanıma açıldı Mimar Ahmet Vefik Alp’in de inşaat sürecine sert eleştirileri oldu. Ama bina projede belirtilen birçok içerikten mahrum bir şekilde tamamlandı. Tabi o dönemin mevcut hizmet binasının yıkımında yaşanılan sıkıntıları da unutmak mümkün mü? Ama biz asıl konumuza yeni binaya dönelim. Bina nihayet tamamlandı ama yeni binada başkanlık projeyi başlatan Mehmet Yaşar Çerçi’ye de süreci uzatıp ani bir kararla tekrar başlatıp alel acele bitiren Cemal Akın’a da nasip olmadı. Dönemin AK Parti Malatya İl Başkanı Ahmet Çakır 2009 seçimlerinde partisi tarafından aday gösterilip seçimi kazanınca yeni binanın yeni başkanı oldu. Çakır, iki dönem belediye başkanlığı yaparken son dönemini de Büyükşehir Belediye Başkanı olarak tamamladı ve milletvekili oldu. Binanın inşaat süreci özetle böyle yaşandı.

Bina projesinde nikâh sarayı, alışveriş merkezi ve hatta MASKİ için bile yerler ayrılmıştı. Ancak tamamlandığında bunların hiçbiri kullanılmadı. MASKİ’ye Malatya Büyükşehir olunca Elemenlik mevkiinde İl Özel İdaresi için yapılan ancak kulanım dışı kalan bina tahsis edildi. Nikâh Sarayı, Fahri Kayahan Caddesi’ne yapıldı. Alışveriş merkezi ise hizmet binasının yanında AVM yapılınca gereksiz kaldı. Mimar Ahmet Vefik Alp bina için yaşayan bir proje olacak demişti. Yani içerisinde sadece kamu hizmetleri değil sosyal, kültürel etkinliklerinde yer aldığı bir çarşı alanı oluşturulduğunu dile getiriyordu. Ama proje böyle olmadı. Yapı, temel belediyecilik hizmetlerinin verildiği tipik bir kamu binasına evrildi. 2021 yılında vefat eden mimar Ahmet Vefik Alp yaşasaydı acaba kütüphane inşaatına izin verir miydi? Ya da binanın hasarlı olduğu iddialarına ne derdi?  Ben bu tartışmalarda en çokta bu konuları merak ediyorum. 1999 Depremi’nin sonuçlarını çok iyi bilen Yüksek Mühendis olan Ahmet Vefik Alp kusurlu bir yapı mı inşaa etti? Aslında binanın hasarlı olduğu tartışması da bir yönü ile bu soruya da aranan bir cevap oluyor.

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, tartışmaları noktalamak istiyorsa binanın bağımsız bir mühendislik ekibince denetimini yaptırmalı ve sonuçları lehte aleyhte ne olursa olsun kamuoyu ile paylaşmalıdır.  Sonuçta hizmet binası çok pahalı bir yapı. Böyle bir binayı sabaha yıkıp yerine yenisini üç günde de yapamazsınız. Nihayetinde bu binanın yapımı ve tam anlamı ile kullanılmaya başlanması neredeyse on yılı buldu. Yani yıkılacaksa yerine yapılacak yeni binanın yapımı da yıllar süreceğinden bu konu Malatya için çok hassas. Tartışmaların uzaması halk ile AK Parti arasında daha farklı sıkıntılara yol açabilir. Buna mahal verilmek istenmiyorsa fısıltı gazetelerine de fırsat verilmemeli.  Tartışmalar uzamadan binanın durumu için gerekenler ivedilikle yapılmalı. Ne kadar beklenirse tartışmalar o kadar büyür.