Malatya'da deprem sonrası yerinde yapılan yeniden dönüşümde iş yeri ve konut inşaatları tamamlandı. Noktayı Vali Seddar Yavuz koydu. 12. Malatya Kitap Fuarı'nın lansman toplantısında Malatya’nın deprem sonrası yeniden dönüşüm süreci hakkında açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, "kapı pencere işleri bitti artık yatırım işlerini konuşmamız lazım" dedi. Uzun süredir dile getirdiğim yeni bir şehir kimliği yaratılması gerekiyor fikrime ilk destekte böylece valimizden gelmiş oldu. Neticede aklın yolu bir.
Malatya TOKİ ve Emlak Konut ile ilgili süreci çoktan bitirmeliydi. Bana kalırsa hiç başlamaması gereken bir süreçti. Artık olanlar oldu. Şehrin yarısı TOKİ kent diğer yarısı bambaşka bir kent oldu. Artık önümüze bakmalıyız. Geleceğin Malatya’sı yerine Malatya'nın Geleceğini planlamalıyız. Bugün yaşadığımız Malatya ta 1940'larda tasarlandı. Ve biz deprem felaketi sonrası aynı tasarıma göre şehri yerinde yeniden dönüşüme tabi tuttuk. O günlerin Malatya’sı ile Malatya'nın önümüzdeki yüz yıllık geleceğini şekillendirdik. İçimizdeki birtakım İrlandalıların inat ve hasetleri yüzünden deprem sonrası yeni modern ve çağın ötesinde bir kent planlamak ve ona göre yep yeni bir şehir oluşturmak yerine en fazla 1990 model bir kent olabildik.
Cehaletin marifet sayıldığı bir cağın o kahredici karanlığında boğulduğumuz için geleceğimizi de yaktık. Vali Seddar Yavuz'un yeni bir dönem başladı vurgusu ve hemen akabinde "bizler bir gün bu şehirden ayrılacağız ama sizler yaşayacaksınız, sizler kalıcı olansınız" söylemleri de bende bambaşka hüzünler uyandırdı. Madem biz kalıcı olandık, neden kendi geleceğimize karar veremedik? Bu da bizim bir ayıbımız olsun. Kendi iç kavgalarımızdan ortak bir kültür yaratamaz olduk. Ancak söylem de kalan "Geleceğin Malatya’sı Planları"...
Şehrin geleceği için gerekli hassasiyet gösterilebilseydi bugün sayın Valide âdeta bir pesimistlik içerisinde kalmış gibi bizleri şehre sahip çıkmaya davet etmezdi. Bize en az yüz yıl yetecek bir şehir emanet ederdi. Olmadı maalesef. Zaten işler doğru dürüst planlanmadan başladığı için bitmek de bilmiyor. Sayın Valimiz Seddar Yavuz'un "kapı pencere işlerini konuşmayalım artık" sözü de bir nevi bitmeyen inşaatların yol açtığı sorunlar yumağında boğulmak yerine yeni bir kent vizyonu geliştirip onu tartışmayı istemek oldu.
Plansız başlayan yerinde yeniden dönüşüm işlerinin kaosu yıllarca sürecek, bizler de o tozu dumanı ve rezillikleri çekmeye devam edeceğiz. Ancak Malatya fiziki şehir haritasını önümüze koyup, yep yeni kent merkezlerini, çağında ötesinde mimari yapıları, yol akslarını, ticari merkezleri, yeşilin her tonuna sahip büyük meydanları, sağlıklı bir toplu yaşamı için gerekli olan olan tüm alt ve üst yapı işlerini konuşmaya başladığımızda işte o zaman Malatya'nın hem geleceğini hem de Geleceğin Malatya’sını tam manası ile hayata geçirmiş olacağız. Aksi taktirde 1940 model bir kentin yıkılan binalarını yeniden imar etmekten öteye gidemediğimiz kabul edip edip aynı dar vizyon ile geleceğe sadece beton mirası bırakmış olacağız.
Yeni nesillere gurur duyacakları bir şehri miras bırakmak istiyorsak istişare ve ortak mutabakata önem vermeliyiz. Aklı geçmişte takılıp kalanlarla bu yolda başarılı olamadığımızı görmeliyiz. Unutulmamalıdır ki değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.





