Malatya denilince kayısı, kayısı denilince Malatya geliyor akıllara. Bizi geçin dünyada bir akım haline gelmiş bir durum bu ama biz Malatyalılar bunu ne kadar önemsiyoruz derseniz bana kalırsa beton kayısıdan daha değerli maalesef.

Absürt bir söylem fark ettim lakin ama gerçek bu. Malatya’nın yerel yöneticilerinin kayısı için söylemleri ve eylemleri beton işlerindeki söylem ve eylemlerinden daha az önem sarf ediyor. Öyle ya bu memleketin Ziraat Odası Başkanı Sayın Cumhurbaşkanı’nın kabulünde bile Cumhurbaşkanına methiye etmek dışında bir kelamı olmamıştı hatırlarsınız. Sayın Cumhurbaşkanı il temsilcilerinin tarımsal konularda istek ve şikâyetlerini dinlemek bu konularda çözümler geliştirilmesini sağlamak için bir program düzenlemiş Malatya’mız adına katılan temsilcimiz Cumhurbaşkanının sağlık ve afiyetini dilemekten başka bir şey konuşmamıştı. Oysa o gün o programda en önemli konuyu konuşması gereken kişi maalesef bizim temsilcimizdi ama olmadı.

Evet, bayram değil seyran değil bu konuyu neden açtım? Tabiri caiz mi bilmiyorum ama Malatya resmen bir bombanın üzerinde oturuyor. O bomba göz bebeğimiz kayısı. İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi ve BİLSAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Gezer İlkgün Tv Youtube kanalımızda yayınlanan ve Malatya İlkgün Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Bülent Yalvaç’ın hazırlayıp sunduğu Malatya Görünüm programına katılarak kayısının halinin hiç de hal olmadığını çok ilginç verilerle açıkladı.

Depremler, pandemiler derken kayısı elimizden uçup gitmek üzere. Dünya Kayısı Başkenti unvanımız tehlikede. 2016 yılından bugüne 10 yıldır alan başına üretim durma noktasına gelmiş. Yani yeni kayısı bahçeleri oluşturulmamış yâda var olan bahçelere yeni ağaçlarlar dikilmemiş. Bu da dünyanın en fazla kayısı üreten şehri olma ünvanımızı başta İran olmak üzere evet savaşta ki İran hatta kaçak kayısı getiriliyor denilen İran olmak üzere birçok ülkeye kaptırma riski ile karşı karşıya olduğumuz anlamına geliyor.

Hatta daha ironik bir gerçek rakiplerimiz arasında savaşın bir diğer tarafı ABD ve savaşa karşı duruşu ile gündem de olan İspanya var. Yani bir bakıma Türkiye, İspanya, İran ve Amerika arasında malum savaş dışında bir de kayısı meselesi var. Malatya kayısı üretimini artırmazsa savaş kapımızda. Tabi bu meselenin trajikomik tarafı ama bir bakıma böyle bir gerçekte var.

Bizden önce Dünya Kayısı Başkentliği unvanı İspanya’dayken Malatya 1967 yılı itibari ile kayısı üretimini her on yılda bir artırarak kazanmış ve o gün bugündür elimizde tutmuşuz. İspanya’dan önce de bu unvan Amerika Birleşik Devletlerine ait.

Prof. Dr. İbrahim Gezer Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Derneği (BİLSAM) tarafından hazırlanan “Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri” raporunu, Malatya ve kayısı üzerine en detaylı açıklamaları Malatya Görünüm programında yaptı. Hatta programın içeriğine dair detaylı bir habere de gazetemizin bu haftaki sayısında yer verdik. Oradan okuyabilir, Youtube’da programı izleyebilirsiniz ki ben şiddetle tavsiye ediyorum. Hem okuyun hem izleyin.

“Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri” raporu kayısı üzerine bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışma durumunda. Raporun en önemli çıkarımlarından biri olan kayısı üzerine her türlü çalışmayı yapacak bir kurumun oluşturulması talebi Vali Seddar Yavuz’dan destek görmüş ve Vali Yavuz’un direktifleri doğrultusunda kurumsal çalışmalar başlatılmış.

Rapor üzerine konuşan Gezer’in dikkati çeken bir açıklaması da Coğrafi İşaret Belgesi üzerine söyledikleri oldu. Gezer, kayısının Coğrafi İşaret Belgesi almasından beri değerinin bir kuruş bile artmadığının dile getirdi. Tuhaf neden böyle oldu neden ilgili kurumlar, üreticiler, tüccarlar bunu düzeltmedi. Kayısının değerinin stabil olması kimin ne işine yarıyor ki? Malatya zaten kayısının dünya pazarındaki getirisinden faydalanamıyor. Biz yaş yâda kuru olarak ihracatçılara satıyoruz. Onunda getirisi belli ve dönemsel. Yıllardır bu konuda bin bir türlü kafa patlatıldı ama sonuçlar alınmadı.

İnşallah BİLSAM’ın bu önemli çalışması gereken ilgiyi görür. Çünkü gerekli adımlar atılırsa emin olun Malatya kaldırım için bile Anakaraya bakmak zorunda kalmaz! Kayısının yüksek getirisi ve oluşturacağı ekonomi ile biz bize yeteriz Malatyam oluruz. Bunlar rüya hayal meseleler değil. Hayal olsa Kayseri’ye hayal olurdu, Gaziantep’e hayal olurdu.

Yeter ki her şey kuralına göre işin ehli uzman kişilerce, vatan ve memleket sevdası ile yapılsın.