Üzerine bulunmaz eşin diye türküler yazılan bir şehri nasıl oldu da vasat bir kasaba haline getirdik? Aslında Malatya 6 Şubat'tan önce de hiç iyi değildi. Sorunlar sümen altı ediliyordu. O günlerde bir takım masaları işgal edenler, kurdukları menfaat çarkı bozulmasın diye Malatya'nın kaybettiği statüyü, değeri sürekli gizlediler. Ancak 6 Şubat sadece binaları değil bu despot yapıyı da yıktı. Ve şehirde büyük bir boşluk yarattı. Yönetim boşluğu. 6 Şubat öncesi yönetici bildiklerimizin aslında yönetemeyen olduğu gerçeğini yaşıyoruz bugün. Dün onlar Malatya’ya ihanet ettikleri için bugün seçilmiş, atanmış artık kim varsa hiçbiri Malatya’yı hak ettiği seviyeye getiremiyor.
Bu iş sadece iktidar bildiklerimizle mi sınırlı? Hayır, o çok umut bağlanan muhalefet orası daha kötü. Hiç biri emaneti almak istemiyor. Emin olun bugün Malatya AKP'ye oy vermeyi bıraktım desin yarın tüm muhalefet partileri tası tarağı toplayıp kaçar(!) Bir dönem sahada muhalefet partisi adına çalışmış deneyim sahibi birisi olarak dile getiriyorum bunları. Muhalefet, muhalefet olmak için çalışıyor iktidar olmaktan kaçıyorlar. Yaptıkları tek şey halkın AKP aleyhine gelişen öfkesini törpülemek yani toplumunun gazını almak. Örnek, CHP Malatya'da AKP'nin ardından en çok oy alan ikinci parti peki neden Mevlüt Aslanoğlu sonrası bir adım ileri gidemedi? Sürekli aynı yerde nöbetçi asker gibi kaldı. Malatya’nın CHP'ye vereceği en fazla oy bu kadar mı? Bir kişi bile mi artmıyor? İmkânsız mı? Tabiki de bunların hepsinin cevabı kocaman bir HAYIR! Cumhuriyet Halk Partisi Malatya’da en az iki milletvekili çıkaracak oy tabanına sahip ama bir türlü, ne hikmetse bunu harekete geçirmiyor? Eline geçen tarihi fırsatları değerlendirmiyor. Seçim sonrası AKP politikalarını sürekli eleştirip, bol bol alternatif fikirleri kendi medya mahallelerinde seçmenlerine empoze ederken seçim sürecine girildiğinde tüm bu tartışmaları silip AKP iktidarda kalmaya devam etsin dercesine 180 derece manevraların olduğu bir eyleme giriliyor.
CHP böylede diğer muhalefet partileri çok mu farklı? Hayır. Aslında hemen hepsi aynı. Kimsenin Malatya'da yönetim değişimi için herhangi bir girişimi yok. AKP'den emaneti teslim almaya cesaret edemiyorlar galiba. Çünkü seçim kazanmak sadece seçim takvimi açıklandığında aday listeleri hazırlayıp bol bol afiş basmaktan ibaret değil. Bunun maddi manevi bir sürü sorumluluğu var ve muhalefet partileri aslına bakarsanız bu sorumluluktan kaçıyor. Kazanmak uğruna harcayabilecekleri pek bir şeyleri yok. Misal deprem oldu. Şehir yerle bir oldu. Yeniden şehir imar edilecek, normalde iktidar olsun olmasın her sistem kendi hayalindeki geleceğin Malatya'sını talep etmeliydi değil mi? Oysa kimse ortaya atılmadı. Hele ana muhalefet o dönem ortalık da yoktu. Taki iktidar çaresizlikten Emlak Konut ve TOKİ üzerinden bir oldubitti ile seçim kazanma derdine düşene kadar. AKP en fazla bu vasat işi yapabilirdi yaptı da. Ya muhalefet hangi biri alternatif bir toplu konut projesi, yeni yerleşim alanları teklifleri, yeni ticaret merkezleri teklifleri sundu. Muhalefet derken burada kastım sadece siyasi partiler değil; sivil toplum örgütleri, dernekler, vakıflar falanda dâhil buna.
Bir değişim istiyorsak önce buna istekli olmamız lazım. Toplum tüm şikâyetleri bağırmak yerine çözüm projeleri ve talepleri üzerinde uzlaşmalı. Muhalefet partileri de Malatyalılara bu projeleri anlatmaları lazım. Bu projeleri oluşturacak ekipler kurmaları lazım. Öyle sokak sokak gezerek dert dinleyerek bu değişimi yakalamak mümkün değil. Seçim günü sandık geldiğinde seçmen kimin gücü neye yetiyor ona bakıyor. Aksi takdirde Malatya hayal edilen noktalara gelemez. Sürekli bir şeyler eksik kalır. Sürekli toplumun bir kısmı bir şeylerden mağdur olur.
Değişim olmadan da ne o hızlı trenler gelir ne de o yeni cazibe merkezleri.





