Uzun süredir tek gündemimiz Malatya’nın 6 Şubat sonrasında yeniden dönüşüm sürecindeki işlerin adeta kaplumbağa hızı ile ilerliyor olması. Bunun dışına bir türlü çıkamadık. Malatya’da yaşamın diğer unsurlarını konuşamadık. Zaten bu süreçte diğer konuları konuşmaya pek de fırsatımız olmuyor. Ekonomi, eğitim, sağlık, spor, kültür/sanat bu konulara göz ucu ile bakamıyoruz. Başta belediyeler olmak üzere kamu kurumları toplumsal yaşamın zarureti olan bu faaliyetleri kör topalda olsa sürdürmeye çalışıyor. Ancak bunların Malatyalı vatandaşlarda bir karşılığı olmuyor maalesef.
Önce Malatya Yeşilyurtspor’un bir üst lige çıkmak için mücadele ettiği play-offlar ve final müsabakaları ile futbolda sönen ateş yeniden harlandı. Malatya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Yeşilyurt ve Battalgazi Belediyeleri ile çeşitli kamu kurulumlarının ortak organizasyonunda “Arslantepe Yarı Maratonu” koşusu yapıldı. Yeşilyurt Belediyesi çok düşük bir bütçe ile de olsa Kiraz Festivali’ni yapma kararı aldı. Akçadağ Belediyesi “MotoFest” adı altında iki günlük bir etkinlik düzenledi. Kuluncak Belediyesi şenlik programı açıkladı. Büyükşehir Belediyesi’nin Kayısı Festivali için hazırlıklar yaptığı konuşuluyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu yılda Malatya’da “Kültür Yolu Festivali” düzenleyecek. Geçtiğimiz günlerde İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda “Maarifin Elinde ÖNEM’le Yeşerenler” Sergisi ile Aile Yılı Özel Konseri düzenlendi. Ancak hiç biri vatandaşta beklenilen heyecanı oluşturmadı. Bunun en önemli sebebi ise şehirde kalıcı yaşamın halen belirli bir aşamaya gelememesi. Vatandaşların hem barınma hem de ticari faaliyetlerde ki mağduriyetlerine odaklanmaları.
Vatandaşların deprem sonrası yapılan toplu konutlara yerleşmede ağır ve kararsız davranması hali ile kamunun da şehrin diğer işlerini yönetmesinde çeşitli aksaklıklara sebep oluyor. Bu nedenle şehrin yeniden bir kent kimliği kazanması için yürütülen tüm çalışmalar kısır bir döngüye girmiş durumda.
Malatya’nın tek ticaret merkezi olan Vilayet Meydanı, Akpınar lokasyonun da yeniden dönüşüm projesi kervan yolda düzülür mantığı ile başlatıldığı için her yapılan iş yanında kendine özgü yeni sorunlar yaratmaya başladı. Sorunların çözümünde mülk sahiplerinin menfaatleri ön planda tutulunca daha farklı sorunlar çıktı. Malatya Valisi Sayın Seddar Yavuz’un çeşitli etkinlikler de dile getirdiği sitemlerine de sebep olan bu sorunlar henüz aşılamadı aşılmayınca bölgede ticari faaliyetler de istenilen hızda ilerleyemedi.
Konutlarda da benzer durum söz konusu. Özellikle İkizce, konut yoğun olarak tasarlandı. Acele ve panikle verilmiş karardı. Hedeflen konutların büyük bir kısmı tamamlanıp hak sahiplerine teslim edilince o acı gerçekle karşılaştık. Yüzbinlerce insanın yaşaması düşünülen bir lokasyonda toplumsal yaşamın sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için elzem niteliğinde olan, okul, cami, hastane, çarşı merkezleri, kamu kurumları için hizmet binalarına alan ya hiç ayrılmamış ayrılanlarda ise ihtiyaca cevap verecek durumda değildi. Hal böyle olunca da İkizce’ye olan talep de düşük kaldı. Konut arayanların birçoğu halen eski şehir merkezlerinde dolanıp duruyor. Bu durumda otomatik olarak kira fiyatlarında o şikâyet edilen fahiş zamlara sebep oluyor. Vatandaşların İkizce’ye olan bu düşük talebine hükümet banliyö tren hattı kurarak bir çözüm yolu buldu. Ancak kamunun bu hamlesi bölgenin yanlış tasarlandığının da bir öz eleştirisi oldu.
Bir diğer sorunda şehir içindeki konteynır çarşıların tahliye süreci oldu. Ticareti halen bu konteynırlarda sürdüren esnaflar bir gün kalıcı işyerine geçeceklerini unutup tüm faaliyetlerini kalıcıymış gibi planlayınca gelen tebligatlarla kendilerini bir boşlukta buldular. İnşaatı tamamlanan yerlere taşınmadılar. İnönü Caddesi’nin tamamen bitirilmesini beklediler ve halen bekliyorlar. Ama bu durumda şehirde toplumsal yaşamı olumsuz etkiliyor. Şehrin çeşitli noktalarında bomboş duran dükkânlar ve inşaat sahasında olan konteyner dükkânlar. Devlet buna bir çözüm bulmak zorundaydı ve tebligatları gönderdi. Ama esnaf bu konfor alanının bozulmasından şikâyetçi oldu. Kimileri AK Parti’ye oy verdiği için pişman olduğunu dile getirirken kimileri de sahipsiz kaldığından dem vurdu. Peki, hep mi esnaf suçlu? Hayır, tabiki de! Kamu tarafında da bazı hesap hataları yapıldı.
Özetle Malatya’da yaşamın normalleşme sürecinin uzamasından kaynaklı sorunların çözümü aslında yeni cazibe merkezleri oluşturmaktan geçiyor. Aslında 6 Şubat Deprem Felaketinden önce yıllarca talep ettiğimiz ve ne hikmetse yerel idarecilerin ve siyasetçilerin hiçbir zaman gündeme almadığı yeni kent merkezlerinin arttık konuşulması ve hayata geçirilmesi gerekiyor.
Malatya’da yaşamı Atatürk (Kışla) ve İnönü Caddesi aksından ibaret görmenin yarattığı sorunları artık fark etmeliyiz. Yeni kent merkezlerinin oluşumu için Malatya’da hem Yeşilyurt hem de Battalgazi sınırlarında çok uygun lokasyonlar varken inatla yaşamı şehrin en dar noktasında boğmaktan vazgeçmeliyiz.




