Malatya'nın en önemli sorunu şehrin bir bütün halinde yönetilmemesi. Uzun süredir AK Partili belediyeler ve milletvekilleri tarafından yönetilen Malatya bu yönetim birliğinin meyvelerini ne yazık ki alamıyor. Bunun en önemli sebebi iktidara yön verecek bir muhalefetin olmayışı. Muhalefet derken bunu siyasi partilerden ibaret görmemek lazım. Sivil toplum örgütleri de dahil buna. STK'lar istek, iktidar ise icraat erki olmasına rağmen Malatya'da böyle bir halden söz etmek mümkün değil. Özellikle 6 Şubat 2023 sonrası yeniden yapılanan Malatya'da, hiç kimse yeni bir şehir hayali kuramadı.
Muhalefetin bu çekimser ve sessiz tutumuna AK Partili yöneticilerde adeta bir ayak uydurma çabasında olunca Malatya'yı yeninden planlamak merkezi yönetime kaldı. Hükümette yeni bir Malatya inşa etmedi. Yerinde yeniden dönüşüm yaptı. Yerinde yeniden dönüşüm süreci tamamen Ankara'da planlandığı için işlerin sahada tamamlanması söz verilen süreyi bir hayli aştı. Konutların ve iş yerlerinin teslimat süresi uzadı. Malatya için hükümet vergisi denilen projelerin ise saha çalışmaları henüz başlamadı. Tamamlanması için en çok heyecan duyulan proje ise hafif raylı sistem kâğıt üzerinden sahaya gelemedi. Yetkililere göre fizibilite çalışmaları bitmiş durumda. Ancak hattın geçmesi beklenen İnönü ve Atatürk Caddelerinde yapılan işlere bakılırsa sanki hafif raylı sitem bu hatta yapılmayacak gibi duruyor. Bu tezattın en büyük sebebi alt yapı çalışmalarının bir plan dahilinde yapılmaması. Kentte hayatı bir an önce normale döndürmek için kervan yolda dizildi. Oysa söz konusu hat bir karantina bölgesi gibi kapatılsa, o bölgenin ticareti farklı lokasyonlara dağıtılsaydı şimdiye hafif raylı sitem ve tüm iş yerleri alt yapı üstyapı büyük oranda bitmiş olacaktı.
Deprem felaketinin dördüncü yılına yaklaştık. Plansız yapılan işler Malatya'da hayatın normale dönmesini engellemeye devam ediyor. Bu sürecin bu kadar yavaş işlemesinin en büyük sorunu başta da belirttiğim gibi yetkililere yön vermesi gereken muhalefetin ya da STKların Malatya'da kendi dertleri ile içe kapanmaları oldu. Bu içe kapanıklık öyle bir vurdun duymaz hale geldi ki tramvay projesindeki gariplikleri bile konuşamaz durumdalar. AK Partililere sorsan başladı bitmek üzere ama şehre baktığınızda ortada en ufak bir çalışma yok. Bu garipliği sorgulayanda yok maalesef. Muhalefet partileri ve STKların Malatya'da bir şeylere sahip çıkması için ne olmalı? Eğer AK Parti her şeyi olması gerektiği gibi yapıyorsa sizin seçimlerdeki varlığınız neyi ifade edecek? Garip bir hal içerisindeyiz.
Şehrin tek sorunu tabi ki tramvay değil. Bir de bürokrasi derdimiz başladı. Bunların içinde en garibi de Kültür Ve Turizm İl Müdürlüğü. Mevcut İl Müdürü, Mersin'e tayin oldu. Yeni atanmış henüz bir icraat ya da proje hayata geçirememiş il müdürü birden bire Mersin'e atandı. Hem de Turizm Çalıştayı'nın hemen ardından. Elazığ'da düzenlenen ve Malatya'da tartışmalara sebep olan Bölgesel Turizm Çalıştayı'nda alınan kararların hayata geçmesi beklenirken Malatya Turizmi yine başı boş kaldı. Üstelik bu durum yine muhalefetin umurunda bile olmadı.
Muhalefetin umurunda olmayan o kadar çok konu var ki; Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve uhdesinde bulunan kurumlarla ilgi yaşanılan gelişmeler mesela. Bir operasyon başlamış, birtakım iddialar var. Valilik ve Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmalar ve gözaltı operasyonları başlatıyor. Deprem faciası üzerinden birilerinin birtakım kazançlar elde ettiği konuşuluyor ancak muhalefetimiz yine ortada yok. Onlar da bizim gibi izliyor. Bu kadar veryansının yanında muhalefetimize haksızlık yapmayalım genel merkezlerinin ülke gündemi ile ilgili gönderdiği çalışmaların Malatya ayağını gayet başarılı yapıyorlar.
AK Partili yetkililerinde kendini açıklamakta zorlandığı ayrı bir süreçte var tabi. Gerek Milletvekilleri gerekse de Belediye Başkanları sürekli şunu yaptık bunu da yapacağız telaşında. Eğer şehre sahip çıkan bir muhalefet olsaydı AK Parti'de kendini anlatmakta bu kadar dağınık olmazdı. Bence bu boşluk onları da zorluyor. Çünkü sahada işler bir hayli dağınık ve bu dağınıklığı anlatacak bir muhalif örgütlenme olmayınca AK Parti doğrudan vatandaşlar ile muhatap oluyor. Sokaktaki her bir vatandaşın sorunlarına tek tek cevap vermek zorunda kalıyorlar. Bu da onlar için sorunların çözümüne bütüncül yaklaşmayı engelliyor.
Önümüzdeki yıllarda yapılması planlanan seçimlerde düşünüldüğünde bu boşluk vatandaşların sandıktaki tutumunu da etkileyecek. Muhalefet partileri için asıl önemli olanda bu. Bu gerçeği görmüyorlar. Malatya ve ülke genelinde yapılan anketleri uzun süredir takip ediyorum. Özellikle sosyal medya fenomenlerinin sokak röportajı şeklinde yaptığı anketlerde kararsız seçmenin sayısı Cumhur İttifakı seçmeninden fazla çıkıyor. Vatandaşın bu kararsızlığına muhalefet aldanmamalı. Bana kalırsa halk sandığa kadar siyasete zaman tanıyor. Muhalefet rehavete kapılıp sandıkta farklı bir sürprizle karşılaşmak istemiyorsa bir an önce şehri sahiplenmeli ve kendi özgün ağırlığını ortaya koymalı.





