Malatya özellikle dış göçü en az aldığı 2000 öncesi yıllarda şehrin kaynakları daha iyi yönetiliyordu sanki. Özellikle şehir peyzajı ve temizliği konusunda dışardan gelen misafirlerimizden olumlu dönüşler alıyorduk. Ama ne zaman ki Büyükşehir statüsü kazandık Malatya’da her şey alt üst olmaya başladı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verilen destekten yerel seçimlerde AK Parti kimi aday yapsa sorgusuz sualsiz seçiliyordu. Bu da zamanla yöneticilerin Malatya’nın gelişimi konusunda hassasiyetinin törpülenmesine neden olmaya başladı. Parti aidiyetini şehrin geleceğinden üstün tutan belediye başkanlarının tavırları alt kadrolara da sirayet etmeye başlayınca belediyeler giderek tembel ve hantal yapılar olmaya başladı. Özellikle seçim dönemlerinde oy kaygısı ile şişirilen kadrola maaş giderlerine bütçe oluşturmaktan alt yapı projelerine bütçe bulamamaya başladılar.  

Selahattin Gürkan Malatya Büyükşehir Başkanı seçilir seçilmez, Ahmet Çakır dönemini belediyeyi zarara uğratmakla itham ederken, bir dönem sonra Selahattin Gürkan’ın yerine seçilen Sami Er ise Selahattin Gürkan döneminde belediyenin zarara uğratıldığını iddia etmişti. Bu kavgalar alt kadrolarda rehavete yol açmaya başlayınca Malatya Büyükşehir Belediyesi proje üreterek Malatya’nın imar bütünlüğünü ve kontrolünü sağlamak yerine neredeyse bin nüfuslu bir kasaba belediyesi gibi günlük rutin belediye işleri dışında hiçbir şey yapmayan bir kurum olmaya başladı. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin en son yaptığı proje Gürkan döneminde Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi olurken Sami Er döneminde bir yılı geride bırakırken henüz herhangi bir proje hayata geçirilemedi. Er’in bu konuda vasat kalan imajını düzeltmek için deprem sonrası Çevre Şehircilik ve İklim Değişikli Bakanlığınca yapılan yeniden dönüşüm projelerine vurgu yapılan Vinil afişler ve billboardlarda baretle resimleri kullanılarak yeniden başlıyoruz vurgusu yapıldı. Oysa yeniden başlanılan konu hakkında en ufak bir imare bile yoktu. Koskoca büyükşehir belediyesi nasıl oluyor da bu kadar vahim hataları yapıyor diye kendi kendimiz yerken belediye kadrolarının liyakatten uzak, Malatya hassasiyeti olmayan, oy kaygısı ile atanmış memur ve bürokratlarla dolu olduğunu gördük. Göreve getirilenler görevi değil maaşı önemsiyor. Malatya Büyükşehir Belediyesi personelleri ile ilgili en fazla yapılan haber toplu iş sözleşmesi dönemleri (!) İlgili havuz sendika ile iş sözleşmesi imzalandıktan sonra büyükşehir belediyesindeki tüm tartışlamalar da bıçak kesiği gibi bir anda bitiveriyor. 

Büyükşehir böyle de Yeşilyurt ve Battalgazi çok mu iyi? Aslında hepsi birbirinden vasat. Kimse kusura bakmasın her iki belediye de pek yakında nüfuslarını en az yüzde yirmi beş arttıracak. Ama ne hikmetse hiçbiri bu konularda bir hazırlık yapmıyor. Personel sayısı arttırmıyor. Yeni hizmet birimleri oluşturmuyor. Toplu konutların yapıldığı bölgelerde belediyelere ait ek hizmet binası inşaatı yok. Her iki ilçe belediyesinin de yeni oluşacak nüfus yoğunluğuna yönelik yaşamı kolaylaştırmak adına bir proje üretmişliği yok. Bakıyorum belediye başkan yardımcılarına düğünlerde evlenen çiftlere plaket vermekle taziyelerde oradaydık fotoları atmakla meşguller. Peki bu belediye başkan yardımcılarında Malatya hassasiyeti var mı? Maalesef yok çünkü birçoğu son on beş yirmi yıldır Malatya sınırlarında ikamet ediyor ve Malatyalı değiller. Tamamen göreve atanmış görevi değil makamı dert edinen bu kişilerin şehrin sorunlarını dert edinmesini beklemekte bizim için büyük hüsran oluyor tabi.  
 
Son yirmi yıldır inatla bu sistemi Malatya’da görevde tutmakla neden Malatya her geçen gün   daha da kötüye gidiyor diye dövünmek arasındaki bu büyük tutarsızlıktan kurtulduğumuz gün belki de yeniden Doğu’nun Paris’i efsane Malatya olabiliriz. Ez cümle Malatya’yı Malatya hassasiyeti yoğun Malatyalılar yönetmeye başlarsa emin olun o gün biz birçok dertten kurtuluruz.