10 Kasım 1938’de bir kurucu lideri değil, dünyanın kaderini değiştiren vizyonu kayıp ettik. Mustafa Kemal Atatürk cephede asker savaştırıp kazandığı madalyalarla ego tatmin eden bir komutan olmadı. Henüz öğrenci iken Türk Milletini esaret altına alan zincirleri görmüş ve bunları tek tek kırmayı başararak hür ve medeni bir ulusun temellerini atmıştır.

Açlıktan, hastalıktan, yoksul ve yoksunluktan kırılan halkı dünya tarihinde benzeri olmayan kısa bir sürede toparlayıp; sağlıklı, tok ve varlıklı Türk Milleti’ni var etmiştir. Dünya ekonomik buhranda Türkiye bütçe fazlası veriyor, dünya tekrar savaşta Türkiye huzurlu ve güvende, medeniyet dediğin o tek dişi kalmış canavar bile kadınlara kör kalıyor oysa Türkiye dünyanın ilk kadın savaş pilotunu yetiştiriyor. Çok değil henüz 10 yıl öncesi savaşın en vahşet zamanlarında erkek pilotlar için bile uçak bulamayan bir milletin geldiği dehşet verici mükemmellik seviyesi.

Söylesenize dünyada kaç tane lider en kritik savaş öncesi son emir olarak “ben cepheden dönemezsem mutlaka etnografya müzesi kurun”  yani ben ölsem de Türk Milleti’nin tarihi, örfü, anneannesi yaşasın der? Oysa kimse savaşın ganimetini düşünmek dururken milletin akıbetini düşünmez. Tarih bunu düşünen tek kişinin Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Halaskargazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk olduğunu yazıyor. Tarayın arama motorlarını, kitapları, ansiklopedileri sadece onu göreceksiniz. Neden yok bu kadar kolay bir düşünce? Basit hem de çok basit makam ve ganimet hırsı olmadan ülke yönetmek sadece ona has bir ulviyetti. Dünya tarihinde tüm krallar, hanlar, sultanlar, padişahlar, imparatorlar, şövalyeler, komutanlar asker savaştıran kim varsa hepsi de tüm savaşları ganimet için vermişti. Öyle ki bu ganimet hırsı nice ulusları da tarihten sildi. Bir tek o, Türk Milleti’ni yaşatmayı başardı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün uğruna söylenecekleri bitirmek mümkün değil. Mümkün olsaydı dünyada ondan bir tane daha olurdu. Bize düşen onun mirasını ne kadar koruyabildik buna bakmak. Evet, farkındayım bir 10 Kasım retoriği yaptığımın. Ancak koruyamadık, başaramadık diyemiyorum. Yüreğime dokunuyor. Üç kuruş etmeyen hırslar uğruna, çapsız jakobenliklerimize kurban ettik diyemiyorum. Kimse hastanelik olmasın diye mikroplara karşı savaş açan hıfzıssıhhacı bir kahramanın milletini hastanelerden çıkamaz hale getirdik perişan ettik diyemiyorum. Devleti kalkındırmak için sürekli vergi toplamak yerine, bütçe fazlası para dağıtan bir hükümet başkanından vergi ve borç bataklığına saplanan hükümetlere teslim ettik ülkeyi demekten ar ediyorum. Velhasıl başlattığı medeniyet savaşını kaybettik. Dünyanın her alanda en saygı değer ülkesi olmamız gerekirken kendi iç kısır kavgalarımızda boğulduk diyemiyorum o yüzden sadece Mustafa Kemal Atatürk’ü yâd etmekle yetiniyorum.


Yeniden Dönüşüm Sürecinin Tek Vizyon Projesi Battalgazi’de Yapılıyor

Battalgazi Belediye Başkanı Avukat Bayram Taşkın Cuma günü yerel medya çalışanları ile birlikte belediye yatırımlarını inceledi. Benimde katıldığımda programda güneş enerjisi tesisinden, hayvan barınağına, sanat ve tasarım merkezlerinden, taziye evlerine, alt yapı tesislerinden, kültür sanat merkezlerine kadar birçok proje ve faal hizmet noktalarını birlikte inceledik. Başkan Taşkın ve belediye yetkilileri her bir noktada detaylı bilgiler vererek basın mensuplarının sorunlarını teker teker yanıtladır. Ne yalan söyleyeyim gezdiğimiz birçok hizmet noktası rutin belediyecilik hizmeti ancak içlerinden sadece Çarşıbaşı Rekreasyon Projesi Malatya için umut vaat eden çalışmalardan biri olacak gibi duruyor. Meşhur Orduzu Tabiat Parkını bambaşka bir seviyeye taşıyacak olan projenin detaylarını inceleyince en azından birilerinin ortaya bir vizyon koyduğunu gördük.

 

Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ında heyecan ile bitmesini beklediği proje hem bölgenin hem de Malatya’nın imajı açısından önemli bir yatırım olacak.

Projede Çarşıbaşı ile Tabiat Parkı arasındaki yol yeşil alanlar ve etkinlik merkezleri ile donatılacak. Ve yolun alt tarafı kapalı otopark olarak hizmet verecek. Konser, tiyatro ve açık sinema alanlarının yanı sıra kafeteryalar ile apayrı bir sosyal merkez olacak. Eski bağlantı yolunun dönüşümü bununla da sınırlı kalmayacak yolun Orduzu Çınar Park tarafına doğru bakan kısmı da Bölge Trafik’ den Orduzu Çınar Park’a kadar yürüyüş ve bisiklet yolu olarak uzun bir parkura dönüştürülecek. Proje vaat ettikleri ile deprem sonrası şehrin dönüşümündeki tek vizyon proje olarak görülüyor.

Bakalım diğer belediyeler farklı projeler ortaya koyacak mı? Şimdilik buna pek bir umudum yok.
Kentsel bütünlük adına çalışma yapmak ehil ve emin bir kadro gerektiyor. Malum çalışmalara ve şehrin içindeki tartışmalara bakılırsa henüz hiç biri böyle kadrolara sahip değil.