6 Şubat Deprem Felaketinin ardından süregelen üçüncü yılı da yarıladık. Peki, yıkılan, yok olan şehir belleğini yeni bir şehir kültürü ile değiştirebildik mi? Henüz o değişim aşamasına gelemedik. Şehir yeni kimliğine kavuşmadı. Çalışmalar yavaş ve gelişi güzel bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Seçilmiş yöneticiler ve atanmış idari amirler geleceğe dair bol bol güzellemeler yapsa da henüz ortada bir kent modeli yok.

Özelikle Atatürk (Kışla) ve İnönü Caddeleri boyunca uzanan hattın üzerinde duruluyor. Atatürk Caddesi eski dönemin en yoğun ticaret merkeziydi. Bundan dolayı yeni ticaret merkezleri oluşturmak yerine bu caddenin eski cazibesini daha da ileri taşımayı seçtiler. Ama işler planlandığı gibi yürümedi. Müteahhit firmalar inşaatları kaplumbağa hızında sürdürüyor. Tapu ve hak sahipleri tamamlanan iş yerlerinin eski iş yerlerinden daha küçük ve kullanışsız olduğundan şikâyetçi. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı esnaflar konteynerleri terk edip inşaatı tamamlanan iş yerlerine geçmekte nazlanıyor. Yerel yönetim oy kaygısından taşınma sürecini hızlandırmıyor. Hal böyle olunca şehirde Hindistan, Pakistan, Afganistan görünümünden kurtulamıyor.

Tabi birde sürekli dile getirdiğimiz ama süreç hakkında en ufak bir açıklama dahi yapılmayan tramvay meselesi var. 30 metre genişliğe sahip ve şehrin tek cazibe noktası olan caddeyi hangi plan ve takvime göre hafif raylı sitem alt yapısına kavuşturacaksınız? Bunun izahı yok. Geçtiğimiz günlerde TCDD Teknik A.Ş.’ye bağlı bir grup uzman ekip Malatya Büyükşehir Belediyesi uzmanları ile bölge bir nevi fizibilite çalışması yapmış ancak çalışmanın sonuçları ve ön gürüler neler oldu bunlar açıklanmadı. Adeta bir devlet sırrı gibi saklanıyor. Ekiplerin çalışmasını, TCDD Teknik A.Ş.’nin instagram paylaşımından öğrendik. Büyükşehir, ancak çiçek, böcek işleri ile ilgili çalışmaların bilgi servisini yapıyor. En önemli ve şehrin en pahalı yatırımı ile ilgili kamuoyuna en ufak bir açıklama yapma zahmetinde bulunmuyorlar. Bitince öğrenirsiniz, bitince görürsünüz gibi bir rahatlık var. Büyükşehir Belediyesi mi belde belediyesi mi bazen anlamakta zorlanıyoruz.

Malatya’nın nüfusu kalifiye olmasa da giderek artıyor. Bunun için ne Büyükşehir ne Yeşilyurt ne de Battalgazi Belediyeleri herhangi bir gelecek planlaması yapmıyor. Herkes sırtını TOKİ ve Emlak Konut’a yaslamış.

Özellikle Battalgazi nüfus yoğunluğuna göre ticari alan bakımından en fakir ilçemiz. Ama ticari alanların artırılmasını sağlayacak herhangi bir proje üzerinde de çalışmıyor. İki üniversitenin kampüsü Battalgazi’de ancak Battalgazi’de sanayi ve ticaret alanları yok. Esnaf yoğun bir kentleşmeye maruz kalmış. Bunu tersine çevirecek projeler bugün masaya yatırılmayacaksa ne zaman gündeme gelecek? Her şey tamamen kaosa dönünce mi? Örneğin, Malatya Turgut Özal Üniversitesi kampüsüne giden yolun dağ yoluna serilen asfalttan farksız olmayışı? Yolun iki şerite ayrılması, gece aydınlatmaları, orta refüj düzenlemesi için beklenen nedir? Her gün onlarca öğrenci o yolu kullanıyor. Bunların büyük kısmı misafir. Malatya imajını onlara böyle mi lanse edeceğiz? Yapılacak onlarca iş varken sadece sosyal sorumluluk projeleri üzerinden hizmet algısı yaratmakla amaçlanan nedir? İnanın belediyelerin durumları büyük bir vahamet içerisinde.

Şehrin ekonomik yükü Yeşilyurt Belediyesi’nin omuzlarında. Organize Sanayi Bölgesi ve Malatya’nın üst gelir gurubunun yaşadı konut yoğunluğu da burada. Yani en pahalı konutlar ve prestij caddeler. Ama gelin görün ki bura da şehrin bütünlüğü adına göze batan bir çalışma yok. Tecde Mahallesi Fidanlık mevkii son derece gelişmiş bir görünüme sahipken Gedik Mahallesi, Gündüzbey, ve Çırmıktı içlerine doğru ilerlediğinizde adeta zamanda geriye gidiyorsunuz. Yol bakımlarından tutunda caddelerin imar planlamasına kadar her şey adeta kaderine terk edilmiş. Oysa Yeşilyurt; Çırmıktı, Gündüzbey ekseninde sahip olduğu doğal mesire alanları ile Malatya’ya yaz mevsiminde büyük katkı sağlayacak potansiyele sahip. Bunun en son örneğini 1990’lı yılları yaşayanlar çok iyi bilir. Bugün aynı yerleri aynı verimlikte kullanmak mümkün değil. Neden bu potansiyel aya kaldırılmıyor? Yeşilyurt Belediyesi hadi Çırmıktı’nın çarşı restorasyonu devam ediyor diye Hıroğlu Mahallesi civarına pek dokunamasa da Gündüzbey için pek ala önemli işler yapabilir. Gündüzbey, sadece Malatya’nın değil bölge illerinde yazları akın edeceği önemli bir potansiyele sahip neticede.

Yeşilyurt Belediyesi’nin bir diğer yükü de İkizce Toplu Konutları. Orası da gelişigüzel, plansız, dağa bayıra konut yapalım da şu hak sahiplerinin baskılarından kurtulalım denilerek konut yoğun imarlaşan bir bölge. Burada on binlerce vatandaşın ikame etmesi bekleniyor. Ancak bölgenin vasatlığından ne hak sahipleri ne de kiracılar gereken ilgiyi göstermedi. İkamet oranı düşük kaldı. Cazibeyi artırmak ve Yeşilyurt Belediyesi’nin yükünü hafifletmek adına İkizce’nin yeni bir ilçe olacağı konuşuluyor. İkizce’nin yeni bir merkez ilçe olması kısa vadede hukuken ve teorik olarak mümkün değil. Bu durumda bölgenin alt yapı ve bakım işleri nasıl yapılacak? Yeşilyurt Belediyesi bu yükü kaldıracak ekip ve ekipmanlara sahip mi? Bunlarda henüz açıklanmadı.

Her sorunun cevabı havada kalıyor. Çünkü Malatya’da yerel yönetim adına büyük bir boşluk var. Buda kentin yaşam kalitesini git gide düşürüyor. Halimiz Hindistan, Pakistan, Afganistan üçlüsünden hallice oluyor.