Malatya’da uzun süredir konuşulan ancak resmi bir işlem yapılmayan yurt dışından kaçak kayısı getiriliyor iddiaları dün resmi bir açıklamada bir defa daha tezahür etti. Ancak açıklamanın ne yeri Malatya ne de söyleyenleri Malatyalı. Ama konunun öznesi de nesnesi de Malatya ve kayısı.
Malatya Haber Ajansı’nın abonelerine servis ettiği bir habere göre Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası, Baskil Belediyesi, Elazığ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (ETAK) ve Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği iş birliğiyle düzenlenen Baskil Kayısı Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. Bildirgede dile getirilen ifadeler nereden bakarsanız bakın Malatya adına adeta bir utanç vesikası oldu. Malatya’nın şemsiyesinden çıkmak, kayısıya yeni bir tescil kazandırmak derken daha da sert bir ifade ile Malatyalı tüccarların yurt dışından kayısı ithal ettiği iddia edildi. Kanunen yurt dışından kayısı ithal etmek yasak. Yani, Malatyalı kayısı tüccarları kaçakçılık yaparak piyasayı manipüle ediyor denildi.
Yurt dışından kaçak yollarla kayısı temini iddialarını başta da belirttiğim gibi uzun süredir Malatya’da da konuşuyoruz zaten. Ama herhangi bir netice almış değiliz. Baskil gibi Malatya’nın ilçelerinden bile küçük bir Elazığ ilçesinin sırf üç beş dönüm alanda kayısı yetiştiriliyor diye Elazığ’ın iki katından fazla nüfusa sahip bir kenti hem töhmet altında bırakması hem de değerlerini yağmalamaya çalışması elbette kabul edilebilecek bir durum değil. Bunun bir de resmi kurumlar eliyle yapılması da ayrı bir vahamet.
Sayın Malatya Valimiz Seddar Yavuz, artık bu konuya el atmalı. Resmi işlemler başlamalı. Böylesine büyük bir suçu işleyen sahtekârlar kanun önünde hesap vermeli. Bu konuyu nedendir bilinmez Malatya’nın seçilmiş tüm yöneticileri bilmesine karşın en ufak bir hamlede bulunmuyorlar. Hele de Malatya Ticaret Borsası ve Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan. Neden adli bir işlem başlatmıyor? Konuyu çok iyi bilmesine rağmen herhangi bir adım atmadı. Malatya Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu. Oda seçimi var diye mi suskun? Hadi tüm bu siyasetçileri anlarımda Sayın Valimizin sessizliği üzüyor. Vali Yavuz neden bu sahtekârların peşine düşmüyor? Lütfen artık bu önemli bir konu. Birileri devlet erkini harekete geçirmeli.
Gelelim Baskil’in cüretine. Baskil neden kayısı işinde hak sahibi olmak istiyor? Önce bu sorunun cevabı verilmeli. Malatya'da kayısı bahçelerinin kapladığı toplam alan yaklaşık 760 kilometrekare (760.000 dekar / 76.000 hektar) civarındadır. Baskil’in yüz ölçümü 1318 kilometrekaredir. Yani arada nerdeyse 700 kat fark var. Malatya’nın sadece kayısı ekili bahçelerinin toplam alanı Baskil ilçesinin tamamından 700 kat fazla. Baskil bu üretim farkını bütün Elazığ’a kayısı fidesi ekse yine de geçemez. Peki, neden böyle bir heyecana kapıldılar?
Cevabı basit. Dünyada en kolay şey Malatya’nın değerlerini yağmalamaktır. Çünkü sahip çıkanı olmaz. Her şey unuttuklarımızda saklı. Bu mesele Adıyaman’ın il olarak ayrılması sonucu Nemrut Dağı polemiği ile başladı. Malatya millî parka en kolay ulaşım lokasyonuna sahipken Nemrut Dağı Adıyaman Valiliği idaresine bırakılıp turistlere 1 buçuk km dağ tırmandırıldı. Tarih boyunca bunu düzeltebilmek adına Malatya tarafından ulaşımı açmayı kimse başaramadı. Ardından sekizinci Cumhurbaşkanı hemşerimiz merhum Turgut Özal’ın İnönü Üniversitesi için yaptırdığı ve temelini attığı Araştırma Hastanesi’nin inşaatı tamamlanınca tıbbi cihazları yıllarca getirilemedi. Kimsede bu cihazlar nerede ne oldu diye hesap sormadı? Hatta daha kötüsü aynı hastanenin akademisyen kadrosu için TBMM’de yapılan kanun görüşmesinde bu şehrin kendi aleyhinde söz almış iktidar milletvekili var. Göz nurumuz Malatyaspor diyoruz değil mi? İki defa şike ile ligden düşürüldü kimse masaya yumruğunu vuramadı. Yerine Yeni Malatyaspor kurdular. Onu da Süper Lig’e çıkardılar sonra paraşütsüz düşürdüler. Transfer paraları hakkında açılan UEFA, FİFA davaları ve cezalar bunları kimse konuşmadı. Malatyaspor ve Yeni Malatyaspor bunlara ne oldu da bu haldeler? Bunun peşine muhalefet dâhil hiç kimse koşmadı. Türkiye’nin en çok takip edilen fuar ve festivallerinden olan Kayısı Festivali köy şenliğinden daha vasat olmuş durumda. Konsere veren sanatçı utandı, Türkiye utandı ama biz utanmadık. Kayısı festivalimiz, kiraz şenliklerimiz türlü türlü bahanelerle önemsizleştirildi sadece seyretmek dışında ne yaptık? Şehrin en önemli bağlantı noktasına yıllarca tamamlanmasını heyecanla beklediğimiz köprü “Beylerderesi Viyadüğü” mühendislik hataları sonucu yol aksı bozuk bir şekilde tamamlandı. O gün bu gündür de düzeltilemiyor. Öyle deve hörgücü gibi arabalar zıplaya zıplaya geçiyor. Kim kalkıp ta bu Malatya insanına yakışmıyor diye hatayı düzeltmeye çalıştı? Kimse. Bu böyle uzar da gider.
Yakında Adıyaman’ın Kâhta ilçesi de Dalbastı Kirazına talip olursa şaşırmayın. Ben şaşırmam açıkçası. Kozmopolit bir şehir olduk diye tüm değerlerimiz ayakaltı edilmiş durumda. Geçmişten edindiğim tecrübeye bakarsak böyle devam edecek gibi görünüyor.
Malatya Kayısısı başka bir ad ile değişse buna Malatya’da dur diyebilecek bir kamu platformu var mı? Yok. Malatya Kayısısı’nın tescil değerlerini korumak, üretim alanlarını, kalitesini belirlemek ve korumak buna göre etiketlemek için yetkili herhangi bir kurum yok. Adı olan ama kendi olmayan bir yapı var ortada öncelikle bu organizasyon oluşturulmalı. Malatya Kayısısı coğrafi işaret patenti Malatya Ticaret Ve Sanayi Odası’na ait. Ama Malatya Kayısısı üretimi konusunda yetkili bir kurum yok maalesef.
Sonra da kimse Baskil kayısımızı çaldı diye ortalıkta feryat figan gezmesin!





