Malatya artık her yönü ile hükümetin yönettiği yerel yöneticilerin çözümsüz kaldığı bir dönemi yaşıyor. Alt yapıdan, ekonomiye artık Malatya için ipler tamamen hükümetin elinde. Malatya’ya ne yapılacaksa Ankara karar veriyor. Yerel yöneticilerde malumu ilan etmekten öteye gitmiyor.
6 Şubat felaketinin ardından bir genel, bir de yerel seçim yapılmasına rağmen Malatya’nın yeniden yapılanma sürecinde ki ihtiyaçları, geleceğin vizyonu halen net bir şekilde ortaya konulmadı. Halen seçilmiş yerel yöneticiler kendi vizyon projelerini dillendirmediler yada dillendiremediler. AK Parti’li seçilmişlerin tek bildiği Ankara’nın Malatya’ya lütuf olarak yaptıkları ya da yapacakları. Bunun dışında iktidar adına konuşulabilecek hiçbir şey yok maalesef.
İktidar partisinin siyasetçileri performans olarak uzun süredir vasatı geçemiyor bunun da çeşitli nedenleri var. Ancak anlayamadığımız yegâne konu muhalefetin uyuşukluğu. Şehirde yeniden dönüşüm süreci vatandaşları mağdur ederek ilerlerken, iktidar sorunlara çözümler üretmekte zorlanırken, farklı vizyon projeleri ve çözüm önerileri ile şehre nefes aldırması gereken muhalefet partilerinin adeta ölü takliti yapıyor olması akıllara zarar. Başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere hemen her parti popülist günü birlik söylemlerle iktidarın Malatya’da yarattığı boşluğu doldurmaktan inatla kaçıyor.
Deprem sonrası AK Parti Malatya’yı kalkındıracak herhangi bir gelecek vizyonu ortaya koyamadı. Yapılan tüm işler yerinde dönüşüm ve toplu konut arzı. Bunun dışında yapılması planlanan bir tramway projesi ile sanayi sitesinin Sütlüce tarafında ki yeni yerine taşınması ve mevcut yerin konut ve ticari alan olarak yeniden imarı. Bu imar inşaat işleri dışında önümüzdeki beş yılın, on yılın sonunda Malatya nasıl bir şehir olacak, bu şehirde milli gelir nasıl artacak, eğitim kalitesi, turizmi, sağlık yatırımları ne olacak? Bunları sorgulaması gereken muhalefet ve sivil toplum örgütleri sus pus içindeler. Sivil toplum kuruluşları menfi gerekçeler sunabilirler bunlar da bir yere kadar kabul edilebilir ancak temel hedefleri seçim kazanmak olan ve bu uğurda toplanan siyasi partilerin derin sessizliğini anlamak mümkün olmuyor.
Seçim kazanmak istiyorlar mı? Önce buna karar vermeleri lazım. Zira Malatya’da herhangi bir seçimi kazanmanın ortalama oyu, en az 45 bin seçmenin onayını almaktan geçiyor. Ancak Malatya’nın muhalefet partilerine baktığınızda tüm çalışmalarının kendi dar üye tabanlarını mutlu etmekten öteye gitmediğini görüyorsunuz. Ki birçoğunda parti üyelerinin parti yönetimleri ile herhangi bir iletişim bağı da yok. İl ilçe yönetimleri kendi başlarına etkisi zayıf, yapmış olmak için yapılan etkinlikler yapıyor. Hedef koyamıyorlar ne yazık ki. Seçime formalite gereksiz bir uğraş olarak bakıyorlar sanki. Hani seçimlerde olmazsa Malatya’da ne güzel muhalif parti başkanlığı yapılırdı diyorlar belki de (!) Belki de seçimler onlar için madden pahalı ve zor bir yarış. Artık bunun gibi şeyler düşünür olduk. Aksi olsa herhangi bir parti başkanı şimdiye kadar kendi hayallerinde ki Malatya’yı anlatırdı, talep ederdi ya da iktidarın çıkmaza girdiği işlerde çözüm önerilerini ısrarla anlatırdı daha fazla seçmene ulaşmak adına organizasyonlar yapardı ama böyle bir durumu en son yapılan seçimin üzerinden nerdeyse iki yıl geçmesine rağmen göremedik.
Seçimden seçime bayramlıklarını giyip poz verip dağılıyorlar. Hal böyle olunca Malatya’da seçmende her seçimde edinilmiş bir çaresizlikle hep aynı sonuca oy veriyor. Saçma bir kısır döngünün içine giriliyor. Tek işi alternatif politikalar üreterek, seçmende heyecan yaratmak ve sonraki seçimin galibiyetini hedeflemek olan partilerin asıl işlevlerinden uzaklaşarak toplumda umutsuzluğa sebep olmaya başladıklarını görüyoruz.
Bir takım anketler yayınlanıyor. İktidar partisinin seçilmiş yöneticilerinin puan kaybettiğini gösteren ancak aynı oranda aynı mevkiye muhalefet adına artan bir puan gösterilmiyor. Peki, ne oluyor o bir daha oy vermem diyenlere? Kararsız kalıyorlar. Umutlarını yitiriyorlar. Çünkü tek umut kaynakları muhalefet partileri hiçbir konuda reaksiyon göstermiyor. İktidar üretemiyor, muhalefet farklılık koyamıyor koca bir şehir rüzgârın önünde kuru bir yaprak gibi savrulup gidiyor.
Malatya’yı içine düştüğü vasatlıktan çıkarmak için belli ki önce muhalefetin içine saplanıp kaldığı vasatlığı aşmasını sağlamak gerekiyor. Seçmeninde işi zor. Çünkü Malatya muhalefetine her seçimde temel amacın kazanmak olduğunu öğretmesi gerekiyor önce.
Erken seçim tartışmalarının yapıldığı şu günlerde Malatya için tablo pek de aydınlık değil. Ne iktidar partisi ne de muhalefet partileri hiç biri seçmene herhangi bir umut vaat etmiyor. Seçimin yasal süreci devam ediyor. Bakalım bu sessizlikten bir çığlık duyacak mıyız?




