Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü’nün bugün geldiği nokta bir futbol hikâyesi değildir. Ligin ilk yarısında kaybedilen puanlar, kaçan goller, yapılan bireysel hatalar bu tablonun en masum parçalarıdır. Asıl mesele sahada değil, aylardır kulübün içinde bulunduğu ortam. Bugün yaşananlar bir maçın sonucu değil, yönetimde bulunanların karar aşamasında yaptıkları ikilemlerin takıma yansımalarıdır. Bu kulüp bir anda bu hale gelmedi. Yaşananlar bir gecede yaşanmadı. Aylarca süren ihmallerin, ertelemelerin, görmezden gelmelerin ve “nasıl olsa düzelir” rahatlığının doğal sonucuyla karşı karşıyayız. Şimdi kimse çıkıp “şanssızlık” demesin. Bu saatten sonra şanssızlıktan bahsetmek, akılla alay etmektir.
Ara Dönem: Kurtuluş Fırsatı mı, Yönetim Tuzağı mı?
Ligin ilk yarısı tamamlandığında kamuoyuna ne dendi? “Lig arası bize iyi gelecek.” Bu cümleyi Türk futbolunda duymadığımız kulüp kalmadı. Ancak bu söz, ancak arkasını doldurabiliyorsanız anlamlıdır. Ara dönem doğru kullanılırsa krizden çıkış kapısıdır; yanlış kullanılırsa krizi derinleştiren bir çukurdur. Malatya Yeşilyurt Spor ne yazık ki ikinci yolu tercih etti. Rakipler kamp yaptı. Rakipler transfer yaptı. Rakipler eksiklerini kapattı.Malatya Yeşilyurt Spor ne yaptı? Kendi içinde kavga etti. Belediyelerle polemik yürüttü. Sosyal medya üzerinden güç gösterisi yaptı. Ve en önemlisi zaman kaybetti. Bu ligde en pahalı şey paradır sanılır ama yanlıştır.En pahalı şey zamandır. Ve bu kulüp, elindeki zamanı bizzat yöneticileri eliyle heba etti. Giden Futbolcular, Kalan Bahaneler Takımın omurgasını oluşturan futbolcular birer birer ayrıldı. Kimisi alacağını alamadığı için, kimisi bu kulüpte bir gelecek görmediği için, kimisi ise kulüp içindeki belirsizlikten bunaldığı için… Bunların hiçbiri sürpriz değil. Güven olmayan yerde futbolcu durmaz. Profesyonel futbolcu duygusallıkla değil, güvenle hareket eder. Maaşını alamıyorsa, yarını belli değilse, muhatap bulamıyorsa gider. Nokta. Şimdi çıkıp “Neden gittiler?” diye soran varsa, cevabı aynaya bakarak alabilir. Giden futbolcular bir sorun değil; sorunun en net göstergesidir.
Yönetim Sahada Yoktu, Masada Çoktu
Bu süreçte yönetimin enerjisini nereye harcadığı herkesin gözü önünde yaşandı. Takımı ayağa kaldıracak adımlar atmak yerine; Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Yeşilyurt Belediyesi ile karşılıklı açıklamalar, basın üzerinden yürütülen tartışmalar ve sosyal medya üzerinden yapılan restleşmeler tercih edildi. Bu kulüp haftalarca futbol konuşamadı. Çünkü yöneticiler futbolu değil, koltuğu konuştu. Çözüm üretmek yerine, suçlu arandı. Sahada çözülmesi gereken meseleler, masa başında büyütüldü. Ve bu büyüyen sorunlar bugün sahada karşımıza enkaz olarak çıktı.
“40 Yaşındaki Yardımcıma Lisans Çıkarttık”
Teknik Direktör Taner Araz’ın söylediği şu cümle, aslında her şeyin özetidir: “40 yaşındaki yardımcıma lisans çıkartıp sahaya sürdük.” Bu cümle bir serzeniş değil, bir çığlıktır. Bir profesyonel kulübün düştüğü çaresizliğin fotoğrafıdır. Ve ne yazık ki bu fotoğraf kimseyi rahatsız etmedi.
Yeni Yönetim Umut mu, Erteleme mi?
Şimdi kamuoyunun önüne yeni bir tablo konuluyor: Belediyelerin kontrolünde, Malatyalı iş insanlarından oluşan yeni bir yönetim geliyor. Kâğıt üzerinde umut verici. Ama futbol kâğıt üzerinde oynanan bir oyun değil. Sorulması gereken sorular çok net: Bu yöneticilerin kaçı futbolu gerçekten biliyor? Kaçı bu işi sadece “para koymak” zannediyor? Kaçı geçmişte Malatyaspor’un hangi hatalarla bu noktaya sürüklendiğini biliyor? İş insanı olmak büyük bir meziyettir. Ancak fabrika yönetmekle futbol kulübü yönetmek arasında uçurum vardır. Futbol; kriz yönetimi ister, insan yönetimi ister, sabır ister. En önemlisi de ego kaldırmaz.
11 Ocak Sadece Bir Maç Değil
11 Ocak’ta Kapadokya Suvermez Spor Kulübü maçı var. Bu maç sıradan bir lig maçı değildir. Bu maç, aylarca ötelenen kararların, kaçılan sorumlulukların ve yapılan hataların sahaya yansımasıdır. O gün sahada sadece 11 futbolcu olmayacak. Aylarca boşa harcanan zaman da sahada olacak. Yanlış tercihler de sahada olacak. Cesaretsizlik de sahada olacak. Alınacak sonuç yalnızca puan tablosunu değil; bu kulübün kimler tarafından, hangi anlayışla yönetildiğini de gösterecek.
Son Söz Net ve Serttir
Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü’nün sorunu futbol değildir. Teknik direktör değildir. Futbolcu değildir. Sorun, bu kulübü yönetemeyen anlayıştır. 11 Ocak’tan sonra kimsenin “bilmiyorduk”, “zamanımız olmadı”, “şartlar zordu” deme hakkı yoktur. Bu şehir artık mazeret değil, sorumluluk ve hesap beklemektedir. Ve bu kez gerçekten…