Futbolda bazen tabelaya değil, maçın nasıl oynandığına bakmak gerekir. Sonucu merakla beklenen Paris St- Germain-Barcelona maçında “Gezegenin En İyi Takımı” “yakıştırması yaptıkları Barcelona’nın Paris St-Germain’e farklı mağlup olması, futbolda “yenilmez takım” diye bir kavramın olmadığını bir kez daha gösterdi. Geçtiğimiz hafta Malatya Yeşilyurtspor Barcelona ile kıyaslanmıştı. Ligimizde puan kaybı yaşamayan ve en çok gol atan takım olan Malatya Yeşilyurtspor bu özelliğiyle Katalan ekibiyle aynı kategoriye konulmuştu. Elbette iki takımın ekonomik gücü, oyuncu kalitesi ve mücadele ettiği organizasyonlar aynı değil. Ancak futbolun temel gerçeği aynı. Sahaya çıkan hiçbir takımın puan kaybetmeme garantisi yok. Barcelona gibi dünyanın en güçlü takımlarından biri de kaybedebiliyor, sezonun dikkat çeken ekiplerinden Malatya Yeşilyurtspor da deplasmanda puan bırakabiliyor. Bunun adı futbol.
Bir takım üst üste kazandığında sadece kendi özgüveni yükselmiyor. Rakiplerin o takıma bakışı da değişiyor. Malatya Yeşilyurtspor’un sezon başından itibaren ortaya koyduğu performans, artık rakiplerin de dikkatini çekiyor. Karşısındaki takımın güçlü olduğunu bilen rakip, oyuna başka bir anlayışla hazırlanıyor. Daha fazla mücadele ediyor, savunmasını daha sıkı kuruyor, merkezi kapatıyor ve geçiş hücumlarını daha fazla kullanıyor. Yani siz iyi oynadıkça rakibin size karşı aldığı önlem de artıyor. Başarılı takımların en büyük sınavlarından biri de burada başlıyor. İyi olmak başka, iyi olduğunuzu her hafta rakibe kabul ettirmek başka.
Malatya Yeşilyurtspor’un Bitlisspor karşılaşmasına baktığımızda ise maçın büyük bölümünde kazanabilecek bir oyun ortaya koyduğunu söylemek mümkün. Ancak futbol 90 dakika. Hatta günümüz futbolunda 90 dakikanın üzerine eklenen süreleri de hesaba katmak gerekiyor. Bitlisspor’un maçın son bölümünde daha fazla risk alması, karşılaşmanın dengesini değiştirdi. Üstüne Malatya Yeşilyurtspor’un bir kişi eksik kalması, oyunun bütün matematiğini değiştirdi.
Bir oyuncunun eksilmesi sadece bir kişinin eksilmesi değildir. Sahanın her bölgesinde zincirleme bir etki oluşturur. Orta saha daha fazla koşmak zorunda kalır, savunma hattı daha fazla geriye yaslanır, kanat oyuncularının savunma yükü artar, rakibe verilen alan büyür. En önemlisi ise topa sahip olduğunuz anlarda rakip kaleye gitmek yerine oyunu savunmak zorunda kalabilirsiniz. Bitlisspor’un son bölümde maçı kazanabilecek noktaya gelmesinin nedenlerinden biri de buydu.
Şimdi bazıları bu sonucu büyütebilir. “Malatya Yeşilyurtspor neden kazanamadı?”, “Bu takımın gücü yetmedi mi?”, “Şampiyonluk hedefleyen takım böyle puan kaybeder mi?” gibi sorular sorulabilir. Bunların hepsi sorulabilir. Ancak futbolu sadece skor tabelasından okumamak gerekir. Bir maçın sonucundan çok, o sonuca hangi süreçlerden geçilerek ulaşıldığı önemlidir. Malatya Yeşilyurtspor kötü oynayıp puan kaybetseydi, o zaman daha fazla düşünmek gerekirdi. Ancak kazanabilecek bir oyun ortaya koyup, maçın son bölümünde eksik kalmanın da etkisiyle puan kaybediyorsanız, burada yapılması gereken ilk iş panik yapmak değil, analiz yapmaktır.
Büyük takım olmak her maçı kazanmak değildir. Büyük takım olmak, kazanamadığınız maçtan sonra ne yaptığınızı bilmektir. Barcelona’nın Paris Saint-Germain karşısındaki yenilgisi de bunun en güzel örneklerinden biri. Dünyanın en iyi oyun sistemlerinden birine sahip olabilirsiniz. Kadronuz çok kaliteli olabilir. Topa yüzde 60-70 oranında sahip olabilirsiniz. Ancak rakibin geçiş oyununu durduramazsanız, savunma dengesini kaybederseniz veya maçın belirli bölümlerinde oyunun kontrolünü rakibe bırakırsanız sonuç istediğiniz gibi olmayabilir. Futbolun güzelliği de zaten burada ortaya çıkıyor.
Malatya Yeşilyurtspor açısından Bitlisspor deplasmanında yaşanan puan kaybına fazla takılmamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu takımın bundan sonra daha çok zor maç oynayacağını biliyoruz. Rakipler Malatya Yeşilyurtspor’a karşı daha fazla motive olacak. İç sahada farklı, deplasmanda farklı oyunlar göreceğiz. Bazı maçlarda top bizde olacak, bazı maçlarda rakip daha fazla baskı kuracak. Bazı maçlarda erken gol gelecek, bazı maçlarda son dakikaya kadar sabretmek gerekecek. Bütün mesele, bu değişkenlere doğru cevap verebilmek.
Malatya Yeşilyurtspor’un teknik heyeti açısından Bitlisspor maçı önemli bir ders içeriyor. Özellikle deplasmanda skor avantajını korumak, eksik kalındığında oyun planını yeniden şekillendirmek ve maçın son bölümünde rakibin aldığı risklere karşı doğru reaksiyonu vermek gerekiyor. Bunlar düzeltilebilecek sorunlar. Sezonun bu bölümünde önemli olan da zaten her maçtan sonra biraz daha gelişebilmek.
Futbolda yenilmezlik serileri bir gün biter. Puan kayıpları gelir. Bazen hiç beklemediğiniz rakibe karşı olur. Bazen çok iyi oynarsınız ama kazanamazsınız. Bazen de kötü oynarsınız ve üç puanı alırsınız. Önemli olan bütün bunların toplamıdır.
Malatya Yeşilyurtspor’un Bitlisspor karşısında yaşadığı puan kaybını bir sezonun göstergesi olarak değerlendirmek yanlış olur. Bir maç kaybedildi, sezon değil. Bitlisspor maçı unutulmayacak ama büyütülmeyecek. Çünkü önümüzde daha çok maç, daha çok mücadele ve daha çok puan var.
Futbolda asıl başarı hiç puan kaybetmemek değil, kaybedilen puandan sonra ayağa kalkabilmektir. Malatya Yeşilyurtspor’un şimdi yapması gereken de tam olarak budur.




