Son günlerde gazetelerin manşetleri, televizyon ekranları hep aynı acı haberle dolu: Son yıllarda büyük artış yaşanan kadın cinayetlerinin yanına 12–20 yaş arasındaki gençlerin başrolde olduğu cinayetlerde eklendi. Daha geçtiğimiz günlerde Ankara’da yaşıtı arkadaşını bıçaklayarak öldüren D.G. olayı, hepimize yeniden şu soruyu sordurdu: “Gençlik nereye gidiyor?” Masum Oyunlardan Ölümcül Senaryolara Eskiden bilgisayarda oynanan masum oyunlar velileri çok da tedirgin etmezdi. Ama “Beyaz Balina” adlı oyunun dünya genelinde intiharlarla gündeme gelmesi, aslında tehlikenin çok daha büyük olduğunu göstermişti. Şimdi geldiğimiz noktada ise üç farklı şehirde, üç farklı suç, üç farklı cenaze… Ve hepsinin failleri gençler.

Bireysel Sapma Değil, Toplumsal Çürüme

Artık buna “talihsiz tesadüf” diyemeyiz. Bu, toplum olarak içine düştüğümüz derin çürümenin resmi. Eğitimden aileye, sokaktan sosyal medyaya kadar her alanda gençlerimizi yalnızlığa, öfkeye ve şiddete terk ettik. Kabul edelim: Çocuklarımızı kaybediyoruz.

Ekranların Gölgesinde Büyüyen Nesil

Şiddet içerikli bilgisayar oyunları, saatlerce başında oturdukları ekranlar, sahte kahramanlar, boş hayaller… Hepsi gençlerimizi adım adım suçun eşiğine sürüklüyor. Ankara’daki son olayda gördüğümüz gibi, aynı kıza ilgi duyan iki arkadaşın tartışması bile artık ölümle sonuçlanabiliyor.

İhmal Zinciri

Bir gencin pompalı tüfekle karakola saldırması, bir başka gencin arkadaşını boğazlaması sadece “kötü çocuk” yaftasıyla açıklanamaz. Bu, göz göre göre büyüyen bir ihmal zinciridir.

Çözüm Nerede?

Çocuklarımızı kanayan yara haline gelen sorunların dışına taşımak için çocuklarımızı ve gençlerimizi spora, sanata, üretime yönlendirmeliyiz. Onlara gerçek hayatın içinde başarı ve mutluluk yolları açmalıyız. Bilgisayarların oyun konsüllerinde aradıkları mutluluğu ve heyecanı kendi arkadaş gruplarında daha sağlıklı halde bulabilirler. Aksi halde ekranlarda mankenlerin, sosyal medya fenomenlerinin her adı mını taklit eden gençlerimiz; ne olduğu anlaşılmayan müzikleri dinle yerek suç işleme güzergâhını farklı noktalara taşıyarak geleceklerini tehlikeye atıyorlar.

Geç Kalmadan

Artık haberlerin ana temasını oluşturan kadın cinayetlerinin yanına çocuk sayılacak yaş grubundakilerin işledikleri cinayetlerin eklen mesiyle başka aileler olmak üzere diğer konu başlıklarında çözüm üretmek isteyenlerde şaşkınlıkla gelişmeleri izliyorlar. Bunun önüne geçmek için başta aileler olmak üzere, okul ve çevre kontrollerinin daha sık yapılması lazım. Benzer saç kesimleri, ellinde tesbihleri, kız arkadaşlarının yaşamlarına endeksli mesai saatleri ve en önemlisi cahilliğini temasını oluşturan hareketlerin ilerleyen yıllarda dahada sıkıntılı hale gelecektir.

Gençlerimize Yazık Oluyor

Okumayan ve aldıkları uyuşturucuların etkisiyle ne yaptıklarını bilmeyen gençlerimizin içinde bulundukları ortamdan kurtarmak için seferberlik başlatmak lazım. Yoksa yarın daha kötü bir tabloyla karşılaşabiliriz