Malatya futbolunun bugün geldiği noktaya bakınca aslında önümüzde duran en büyük gerçek şudur: Bu şehir, futbol adına yapılan hatalardan yeterince ders çıkaramadı. 

Oysa ders alınacak örnek çok. Hatta fazlasıyla var. 

Bir dönem profesyonel liglerde mücadele eden Malatya İdmanyurdu, Pütürge Belediyespor, Arguvan Belediyespor’un yanı sıra Malatyaspor ve Yeni Malatyaspor’un lig yolculuklarında yapılan hatalar hep birbirlerini tamamlıyordu.  

Aslında bu kulüplerin hikâyesi sadece onların hikâyesi değildir. Bu hikâye, Malatya futbolunun yıllardır tekrarlanan yanlışlarının hikayesidir. 

Yıllarca "Malatyaspor varken başka takıma ne gerek var?" denildi. Oysa gelişmiş futbol şehirlerine bakıldığında başarının tek bir kulübe bağlı olmadığı görülür. Güçlü futbol kültürüne sahip şehirler, birden fazla profesyonel takımı ayakta tutabilen şehirlerdir. Rekabetin olduğu yerde gelişim, alternatifin olduğu yerde ise süreklilik vardır. 

Ne yazık ki Malatya'da ikinci bir takımın gerekliliğini savunanlar, ikinci takım ortaya çıktığında ilk önce ikinci takım gerekli diyenler karşı çıktılar. Çoğu zaman destek vermek yerine eleştirmeyi tercih etti. Bu anlayışın şehre ne kazandırdığına bugün dönüp bakmak gerekiyor. 

Geçmişte Gaziantep örneği sıkça anlatılırdı. Çünkü onlar futbolu sadece bir kulübe bağlamadılar. Şehir olarak futbolun değerini bildiler, kulüplerine sahip çıktılar ve uzun yıllar bunun karşılığını aldılar. 

Malatya ise farklı bir yol izledi. 

Kulüpler başarı yakaladığında herkes yanında oldu. Ancak işler kötüye gitmeye başladığında destek azalırken, eleştiriler arttı. Yönetimsel hatalar zamanında sorgulanmadı, yanlışlar karşısında sessiz kalındı, günü kurtarmaya yönelik kararlar kalıcı çözümlerin önüne geçti. 

Bugün şehrin yönetim açısından en iyi konumdaki takımı Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü'nün yaşadıkları ortada. Her biri farklı dönemlerde umut oldu, heyecan oluşturdu, şehrin futboluna alternatif bir soluk getirdi. Ancak ortak bir noktaları vardı; kısa vadede şehirde yaşanan heyecanın uzun vadeye yayılacağını ve mutlu sona ulaşacağını düşündüler. 

Sonuç ortada. 

Bir zamanların Süper Lig temsilcisi Malatyaspor bugün amatör liglerde yaşam mücadelesi veriyor. Yeni Malatyaspor ise yaşadığı mali ve idari sorunlar nedeniyle her geçen yıl daha da geriye gidiyor. 

Bu noktada asıl sorulması gereken soru şudur: 

Malatya futbolu bu yaşananlardan ne kadar ders çıkardı? 

Çünkü bugün şehir futbolunun önünde yeni bir fırsat bulunuyor. Şehrin en iyi konumundaki kulübü, geçmişte yapılan hataları tekrar etmeme şansına sahip. 

Bu kulüp, kişilere bağlı değil kurallara ve futbol doğrularına bağlı bir yapı kurabilirse... 
Borç yerine planlamayı tercih edebilirse... 
Kısa vadeli başarılar uğruna geleceğini ipotek altına almazsa... 
Şehrin tüm dinamiklerini ortak hedefte buluşturabilirse... 

Malatya futbolu yeniden ayağa kalkabilir. 

Ancak geçmişte yapılan yanlışları görmezden gelip aynı anlayışla yola devam edilirse sonuç da farklı olmayacaktır. Çünkü futbolun değişmeyen bir kuralı vardır: 

Kulüpleri başarıya çıkaran da çöküşe götüren de sahadaki sonuçlardan önce yönetim anlayışıdır. 

Bugün Malatya'nın ihtiyacı olan şey yeni bir kahraman değil, geçmişten ders çıkaracak bir akıldır. 

Ve belki de bu yüzden, şehrin elindeki son fırsatlardan biri olan bu takıma herkesin sahip çıkması gerekiyor. 

Önümüzdeki günlerde Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü'nde gerçekleştirilecek kongreyi, kulübün gerçek sahiplerinden çok dışarıda fırsat kollayanlar heyecanla bekliyor. Çünkü bazıları için bu kongre, Malatya futboluna hizmet etmenin değil, futbol üzerinden yeniden söz sahibi olmanın bir fırsatı olarak görülüyor. 

Kulübün gerçek anlamda kurumsal bir futbol kulübü haline gelmesi konusunda tek bir fikir ortaya koymayanlar, bugünlerde kulübün adının değiştirilmesini gündeme taşıyor. Sanki Malatya futbolunun en büyük sorunu altyapı eksikliği, mali yapı, kurumsallaşma ya da sportif başarı değilmiş gibi, tartışmayı kulübün ismine indirgemeye çalışıyorlar. 

Oysa bir kulübü büyüten şey adı değil; yönetim anlayışı, vizyonu ve ortaya koyduğu projelerdir. İsim değiştirerek başarı gelmeyeceği gibi, geçmişte yapılan hatalar da ortadan kalkmaz. 

Bugün kulübün adının değiştirilmesini isteyenlerin bir kısmı, yarın sadece fikir beyan etmekle yetinmeyecek, kulübün yönetiminde ve karar mekanizmalarında da söz sahibi olmaya çalışacaktır. Bu nedenle kongre sürecinde yaşanan gelişmeler dikkatle takip edilmeli, kulübün geleceği günübirlik tartışmalara ve kişisel hesaplara teslim edilmemelidir. 

Geçmişte kulüplere büyük zarar veren anlayışların temsilcileri, bugün yine sahneye çıkmak için uygun zeminin oluşmasını bekliyor. Malatya futbolunun yaşadığı çöküşlerden hiçbir ders çıkarmayan bu isimler, kongre sonrasında oluşabilecek belirsizlik ortamını kendi hesapları doğrultusunda değerlendirmeyi planlıyor. 

Oysa Malatya futbolunun bugün ihtiyacı olan şey yeni hesaplaşmalar, yeni güç mücadeleleri ya da kişisel hırslar değil; geçmişin hatalarından ders çıkaracak akılcı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır.