Günümüzde aile kavramının ciddi sınavlardan geçtiğini hepimiz görüyoruz. Değişen hayatlar, değişen değerler ve hızla tüketilen ilişkiler arasında bazı duygular ise  yerli yerinde duruyor.

Baba ile kızı arasındaki bağ gibi…

Bir kız çocuğunun doğduğu gün, bir baba için hayatın anlamı biraz daha değişir. O küçücük canlı, artık onun dünyasının en kıymetli parçalarından biridir. Yıllar boyunca gözü gibi sakınır onu.

Çocukluk yılları gelir geçer. Ardından okul, eğitim, meslek ve hayatın diğer sorumlulukları…

Bir baba, kızının her başarısında biraz daha gururlanır. Her zorluğunda yanında olur. Bazen elinden tutar, bazen uzaktan izler ama hep oradadır.

Sonra hiç fark etmeden düğün günü gelir.

İşte o gün, bir baba için yılların hesabının yapıldığı gündür.

Davetlilerle ilgilenir, insanlarla konuşur, düğünün telaşına ortak olur. Dışarıdan bakıldığında herkes gibi o da mutlu bir baba görüntüsündedir.

Bedeni masalar arasında gezerken haklı bir gurur yaşar

Ta ki kızının ilk dansına kadar…

Bir köşede durur ve onları izler.

O sırada salondaki müzik devam ederken, onun zihninde başka bir müzik çalmaya başlar.

Kızının doğduğu gün…

İlk gülüşü…

İlk adımı…

Okula başladığı gün…

Başardığı her şey…

Ve bir zamanlar elinden tutarak yürüttüğü küçük kızın, şimdi başka birinin elini tutarak hayatının yeni yolculuğuna başlaması…

İşte o anda “Babalar ağlamaz” sözü fazla iddialı kalır.

Çünkü baba da insandır.

Gururlanır, duygulanır, özler ve ağlar.

O gözyaşı bir ayrılığın değil, yıllarca verilen emeğin ve sevginin gözyaşıdır.

Belki düğündeki yüzlerce insan o anı fark etmez. Ama baba için o birkaç dakika, hayatının en özel anlarından biridir.

Çünkü çocuklarımız büyürken biz onların yaşını sayarız.

Ama bir gün dönüp baktığımızda, onların çocukluğunun aslında bizim de en güzel yıllarımız olduğunu anlarız.

Bir kızın gelin oluşu, bir baba için sadece bir düğün değildir.

Bir ömrün küçük bir özeti gibidir.

Ve baba, kızının ardından bakarken belki de içinden sadece şu cümleyi geçirir:

“Seni büyütmek hayatımın en güzel yolculuğuydu kızım. Şimdi sıra, kendi hayatının yolunu çizmekte. Ben ise nerede olursan ol, hep yanında olacağım.”