Futbolun en temel doğrularından biri doğru zamanlamadır. Ancak ülkemizde bu gerçek, birçok kulüpte her sezon olduğu gibi yine göz ardı ediliyor.
Liglerin başlama ve bitiş tarihlerinin belli olmasından sonra kulüplerin büyük bölümü hazırlık sürecini son ana bırakıyor. Bu yanlış planlama ise sezon boyunca yaşanacak sıkıntıların adeta ilk işaretini veriyor. Çünkü futbol sadece sahada oynanan doksan dakikadan ibaret değildir. Başarının temeli, sezon başlamadan önce atılan doğru adımların getirisiyle anlam taşıyor.
Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü açısından da benzer bir süreç yaşanıyor. Geçtiğimiz sezon son maçta kaçan şampiyonluğun yarattığı hayal kırıklığının ardından kulübün hızlı bir şekilde yeni sezon planlamasına başlaması gerekiyordu.
Araya giren kongre süreci ve sonrasında yönetimin büyük ölçüde aynı isimlerle yoluna devam etme kararı alması, bugün yaşanan sessizliğin uzun sürmeyeceğinin de işaretiydi. Ancak artık sessizliğin yerini somut adımların alması gerekiyor.
Öncelikle teknik direktör konusunun çözüme kavuşması an itibariyle yapılan en büyük doğru olarak karşımızda duruyor. Teknik Direktör Mehmet AK’ın oyun planına uygun oyuncu tercihleri doğal olarak hocanın yönetime vereceği isimlerden oluşmalı. Çünkü yapılacak transferlerin, takımın oyun planını oluşturacak teknik adamın bilgisi ve onayı doğrultusunda gerçekleşmesi futbolun en doğal kuralıdır.
Ancak bu konuda endişelerim var.
Geçmişte birçok kulüpte olduğu gibi, siyasi çevrelerin ya da hatırlı kişilerin önerileriyle gerçekleştirilecek transferlerin gündeme gelmesi sürpriz olmayacaktır. Böyle bir tabloda göreve yeni başlayacak teknik direktörün bu isimlere ciddi bir itiraz ortaya koymasını da beklemiyorum. Çünkü ülke futbolunda bunun çok sayıda örneğini yıllardır görüyoruz.
Yönetim kadrolarında futbolun içinden gelen isimlerin sayısı azaldıkça, bu boşluğu menajerler ve kulüp dışındaki farklı aktörler doldurmaya başlıyor. Sonuçta transfer politikası, teknik heyetin ihtiyaçlarından çok tavsiye ve yönlendirmelerle şekilleniyor.
Üstelik bu sorun yalnızca Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü'ne özgü değil. Benzer ekonomik ve yapısal şartlara sahip birçok kulüp de aynı hataları tekrar ediyor. Son yıllarda daha çok yaşanan sezon başlamadan yapılan yanlışlar, lig başladıktan sonra telafisi zor puan kayıplarına ve hedeflerden uzaklaşılmasına neden oluyor.
Futbolda başarı futbol doğrularının hayata geçmesiyle geliyor. Doğru planlama, doğru zamanlama ve teknik kadronun belirlediği ihtiyaçlara göre oluşturulan bir transfer politikası, şampiyonluk yolunda atılacak en sağlam adımdır. Aksi halde sezon başlamadan yapılan hataların faturası, maçların başlamasından sonra saha içinde ödenmeye başlar.
Futbolda başarı, transfer döneminde atılan imzalarla değil; o imzaların doğru zamanda ve doğru akılla atılmasıyla gelir. Bugün sessiz kalınan her gün, yarın saha içinde ve dışında yaşanacak olan olumsuzluklar nedeni olacaktır.
Şampiyonluk hedefleyen kulüplerin en büyük rakibi bazen karşılarındaki takım değil, kendi yaptıkları planlama ve zamanlama hatalarıdır. Teknik direktör sorunun çözüme kavuşmasından sonra yapılan transferlerin teknik direktörün bilgisi dışında gerçekleşmesi yönetim-teknik direktör birlikteliğin başarısı olarak adlandırılıyor. Kulislerin yön verdiği futbol anlayışı ve futbol aklının yerine tavsiyelerin geçtiği bir düzen, hiçbir kulübü başarıya taşımaz.
Geçen sezon son maçta kaçan şampiyonluktan ders çıkarılmadıysa, yaşanacak yeni hayal kırıklıklarının sorumlusu ne futbolcular olur ne de teknik heyet. O sorumluluk, sezon başlamadan yapılması gerekenleri zamanında yapmayanların omuzlarında kalacaktır.
Çünkü futbolda kaybedilen her gün, hedeflerden biraz daha uzaklaşmak anlamına gelir. Siz plan yapmazsanız, rakipleriniz yapar. Siz günü kurtarmaya çalışırken onlar geleceği inşa eder. Sezon sonunda oluşacak puan cetveli ise mazeretleri değil; doğru planlama yapanları, zamanı iyi kullananları ve futbolun doğrularından vazgeçmeyenleri ödüllendirir.





