Bizim Çocuklar Tatili Hak Ettiler!

Abdullah ERGÜN

20-06-2026 12:36

Dünya Kupası'na havlu atan ilk ülke Türkiye oldu.

Turnuva öncesi yapılan açıklamalar arasında yer alan, "Oynayacağımız futbol ile herkesi şaşkına çevireceğiz" söylemi de böylece gerçekleşmiş oldu.

Avustralya ile oynanan ilk maçta Teknik Direktör Vincenzo Montella'nın görüntüsü, aylardır takımın başında olan bir teknik adamdan çok, göreve yeni başlamış ve hâlâ doğru kadroyu arayan bir çalıştırıcıyı andırıyordu. Sahaya sürdüğü kadro ve rakibin hazırladığı tuzağa düşmesi, yalnızca Avustralya maçının değil, Paraguay karşılaşmasında yaşanan hayal kırıklığının da temelini attı.

Oyun sisteminin iki önemli halkası olan Hakan Çalhanoğlu ve Arda Güler'e karşı uygulanan alan savunması ve zaman zaman sertleşen temaslı oyun, rakipler için yeterli oldu.

Avustralya, Barış Alper Yılmaz ve Kerem Aktürkoğlu'na özel önlem alma gereği duymadan maçı istediği şekilde tamamladı. Yana ve geriye oynama modeline katkı olarak topu bize bırakan Avustralya, kendi ceza alanı ve çevresinde Milli Takım oyuncularının sürekli top çevirmesi karşısında can sıkıntısından takım arkadaşlarıyla bol bol sohbet etme fırsatı da buldu.

İlk maçta ortaya çıkan tablonun ikinci maçta yaşanmayacağını ve bunun sadece bir kaza olduğunu belirten, TRT'nin maçları izlemek için ABD ve Kanada'ya gönderdiği ağır abi konumundaki  futbol yorumcuları ise ikinci maçta bambaşka bir takımın sahada olacağının müjdesini vermişlerdi.

“İkinci maç daha farklı olacak” açıklamasının ne kadar anlamsız olduğu, maçın ilk dakikasında belli oldu. Yeni oyun kurallarının getirisinden faydalanan Milli Takım, uzun süre rakibin bir eksik kalmasına rağmen bırakın gol bulmayı, Paraguay'ın çok net pozisyonlara girmesine engel olamadı. Bu durum, “Hangi takım bir eksik oynuyor?” sorusunu da beraberinde getirdi.

Avustralya gibi Paraguay Teknik Direktörü Gustavo Alfaro da bizim zaaflarımızı görmüş. Ekstra önlem alma gereğini bile duymamış. Üstelik bunu on kişi kalan takımıyla gerçekleştirdi.

İmaj olarak ilk maçın kahramanı olan Barış Alper Yılmaz'ın yerine kendi oyun sistemine uygun olan Yunus Akgün'ün tercih edilmesi, Hakan Çalhanoğlu'nun sekiz numara, Arda Güler'in ise on numara pozisyonunda görev yapması, Vincenzo Montella'nın ilk maçın ardından yapılan eleştirilerden etkilendiğini gösteriyordu.

Oyun olarak Avustralya maçının tekrarı niteliğindeki Paraguay karşılaşmasında, yine çıldırtan futbol mantalitesi ve sürekli top çeviren, sorumluluk almayan oyuncu grubuyla ancak bu kadar olabilirdi.

Vincenzo Montella'nın bu oyun sistemi için kulüplerden futbolcu almasına hiç gerek yok. Ülkenin herhangi bir yerindeki halı sahalardan birine gitse, kendi sistemine uygun futbolcuları rahatlıkla bulabilirdi.

Mesela Malatya'da, üzerinde gururla giydiği milli formayla haftanın belli günlerinde halı sahaya çıkan Berber Memet'in yıllardır saat 21.00 ile 22.00 arasında arkadaşlarıyla oynadığı futbolu izlese, Avustralya ve Paraguay maçlarında şans verdiği bazı oyuncuların yerine onu sahaya sürmeyi ciddi ciddi düşünebilirdi.

Neyse...

Zaten Dünya Kupası eleme gruplarının belirlenmesinden sonra, maç sayısına bağlı olarak daha fazla ülkenin katılması yönünde alınan kararla biz bu Dünya Kupası'na katıldık. Eski uygulama devam etmiş olsaydı, bugün iki maçta da bize hayal kırıklığı yaşatan milli futbolcularımız, bizler gibi maçları ekran başında takip edeceklerdi.

Bizim çocuklar, ligler devam ederken sevgilileriyle dünyanın en önemli turizm beldelerinde yapacakları tatilin hayalini kuruyorlardı. İki maç sonrasında geç de olsa bu şansı yakaladılar.

Turnuva öncesinde başta medyamız olmak üzere reklam ajansları ve yetkililerin gazıyla ortaya atılan “Final  bile oynarız” söylemleri eşliğinde ABD'ye uğurlanan Milli Takım, gol atamadan geri dönen ilk ülke olarak turnuvanın enleri arasında yerini aldı.

Ha... Burada Barış Alper Yılmaz, Eren Elmalı ve Merih Demiral'ın, turnuvanın unutulmazları arasında yer almak için ortaya koydukları yeni imajlarını Türk halkı asla unutmayacaktır.

Haydi şimdi tatil zamanı...

 Bunu sonuna kadar hak ettiniz.

Bu ülkede asgari ücretle ayakta kalmaya çalışan emekçilerin, sizin rezilliğinizi izlemek için sabahın erken saatlerinde ekran başında oldukları anlarda size en iyi dileklerini sunarak uykusuz halde fabrikalarına gitmeleri de unutulmayacaktır.

Sözleşmelerle garanti altına alınan bol sıfırlı paralarla, en iyi yaşamı, en iyi sevgilileri ve en iyi arabaları satın alabilirsiniz. Belki bu rezilliğinizi de bir süreliğine örtebilirsiniz.

Ama bu halk bunu da unutmayacaktır.

DİĞER YAZILARI Kupa Heyecanı, Lig Gerçeği 01-01-1970 03:00 Sahada Bir Takımdan Fazlası Vardı 01-01-1970 03:00 Gezegenin En İyi Takımı Yenildi 01-01-1970 03:00 Lige Hoş Geldiniz 01-01-1970 03:00 Eylül’de Gel Demiştin… 01-01-1970 03:00 Annesini Beklerken Yaşlanan Çocuk: Ammo Bahe 01-01-1970 03:00 Arda Güler Artık Başka Bir Seviyede 01-01-1970 03:00 Kazanma Alışkanlığı 01-01-1970 03:00 Kongre, Malatya ve Şehrin Tanıtımı 01-01-1970 03:00 Bir Maç, Bir Takım ve Zamana İhtiyaç 01-01-1970 03:00 Bir Ömrün Acısı, Dört Satıra Sığdı 01-01-1970 03:00 Turizmi Çalıştaylarda Değil Sahada Konuşmak Lazım 01-01-1970 03:00 Aile Mutfakta Dış Politika Arabada 01-01-1970 03:00 Kamplar Bitti, Şimdi Karakter Zamanı 01-01-1970 03:00 Joan Baez ve Pink Floyd 01-01-1970 03:00 Artık Kontrol Sizde Değil 01-01-1970 03:00 Aşk Tesadüfleri Sever 01-01-1970 03:00 Bir Babanın En Mutlu Anı 01-01-1970 03:00 Küçük Bir Beden, Kocaman Bir Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Yeni Sezonun Yol Haritası 01-01-1970 03:00 Kayısı Festivali'nin En Güzel Konseri... Aslında Ahmet Kaya'ydı 01-01-1970 03:00 Malatya'nın Sessizliğini Bozan Keman 01-01-1970 03:00 Başarı Transferle Değil, Planla Gelir 01-01-1970 03:00 Futbolun Önüne Geçen Tartışmalar 01-01-1970 03:00 Zaman Kimseyi Beklemez 01-01-1970 03:00 Arda'yı Anlayamayan Futbol Aklı 01-01-1970 03:00 Futbolun Görünmeyen Maçı  01-01-1970 03:00 Malatya’dan Paris’e Uzanan Bir Melodi 01-01-1970 03:00 İsim Değişince Her Şey Düzelecek mi?  01-01-1970 03:00 Bari Bu Takıma Sahip Çıkın  01-01-1970 03:00 Kızılcıklar’ın Yarım Kalan Şarkısı 01-01-1970 03:00 Bir Şarkının Ardındaki Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00 Canım Kardeşim  01-01-1970 03:00 Futbol Sevgisi 01-01-1970 03:00 Dönence 01-01-1970 03:00 Zamanı Aşan Film 01-01-1970 03:00 Bizde Söyleriz 01-01-1970 03:00 Bir Filmin Gözyaşıyla Yazılan Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Tecrübe Konuştu, Skor Korundu 01-01-1970 03:00 Ya Benimsin Ya Toprağın! 01-01-1970 03:00 Turizm Değil, Taşımacılık 01-01-1970 03:00 Bir Kalbin Eksilen Yarısı 01-01-1970 03:00 Bir Şiirin Ardında Kalan Nesil 01-01-1970 03:00 Aradığınız Akıl Bulunamadı! 01-01-1970 03:00 Notalara Sığmayan Bir Aşk Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yıllardır Aynı Filmi İzliyoruz 01-01-1970 03:00 Amatör Futbolun Görünmeyen Yükü 01-01-1970 03:00 Doğru An, Doğru Hamle 01-01-1970 03:00 Sizler İçin Mücadele Ettiler 01-01-1970 03:00 Kayıp Zamanın Takımı 01-01-1970 03:00 Toprağa Basamayan Nesil 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Arkadaşlıklar 01-01-1970 03:00 Eskimeyen Hüzün 01-01-1970 03:00 Gençlik Nereye Gidiyor? Şiddet Yeni Neslin Oyuncağı mı? 01-01-1970 03:00 24’e Düşen Şehrin Futbolu 01-01-1970 03:00 Oyuncular Değişiyor, Senaryo Değişmiyor 01-01-1970 03:00