Arda'yı Anlayamayan Futbol Aklı

Abdullah ERGÜN

29-06-2026 10:39

Türk futbolunun hafızasında oyun kurucu denildiğinde akla gelen isimler bellidir. Oğuz Çetin'in oyun zekası ve haraketli toplarla hücum oyunculara pozisyon yaratması, Tugay Kerimoğlu'nun pas kalitesi, Sergen Yalçın'ın yaratıcılığı... Yabancı futbolcular arasında ise Alex de Souza ve Gheorghe Hagi'nin bıraktığı iz hala silinmiş değil.

Bu isimlerin ortak noktası, top ayağına geldiğinde oyunun yönünü değiştiren oyun zekasına sahip olmalarıydı.

Bugün aynı özelliğe sahip, hatta modern futbolun bütün gerekliliklerini içinde barındıran bir futbolcuya sahibiz: Arda Güler...

Ancak ne yazık ki Dünya Kupası sürecinde onun gerçek kimliğini sahaya yansıtmasını sağlayacak bir teknik anlayış göremedik.

Milli Takım'ın turnuvaya erken veda etmesinin ardından futbol kamuoyunda oluşan ortak görüş, Vincenzo Montella'nın elindeki oyuncu grubunun kalitesini doğru değerlendiremediği yönünde oldu. 2002 de elde edilen dünya üçüncülüğünden sonra en iyi jenerasyon olarak gösterilen bu kadroya uygulanan oyun planı, futbolcuların özellikleriyle örtüşmedi.

Bunun en somut örneğini Avustralya ve Paraguay karşılaşmalarında izledik.

Hakan Çalhanoğlu'na klasik "10 numara" serbestliği tanınırken, Arda Güler sağ kanatta oyuna mahkum edildi. Oysa Arda'nın en büyük özelliği çizgiye basmak değil; oyunun merkezinde topa yön vermek, tempoyu belirlemek ve savunma arkasına attığı paslarla rakibin dengesini bozmaktır.

Nitekim ABD karşılaşması bunu bir kez daha ortaya koydu.

Hakan Çalhanoğlu'nun olmadığı maçta Arda Güler'e merkezde daha özgür bir rol verildi. Sonuç ortadaydı. Attığı gol, yaptığı asist niteliğindeki paslar, adam eksiltmeleri ve oyunu okuma becerisiyle sahanın en etkili ismi oldu. Fizik gücüyle öne çıkan ABD savunmasını birkaç dokunuşla çaresiz bıraktı.

Haklı olarak maçın oyuncusu seçildi.

Aslında konuşan Arda değildi...

Konuşan futbol aklıydı.

Maç sonunda yaptığı açıklama ise performansından bile daha değerliydi. Yapılan eleştirilerin haklı olduğunu söylemesi, sorumluluğu başkalarına atmaması ve "Eksik olan bizdik." diyebilmesi, henüz genç yaşta olmasına rağmen ne kadar olgun bir karaktere sahip olduğunu gösterdi.

Büyük futbolcuları sadece yetenekleri değil, karakterleri de büyütür.

Bugün Real Madrid'in Arda Güler'e neden yatırım yaptığını artık herkes daha net görüyor. İlk sezonunda yaşadığı sakatlıkların ardından hem fiziksel olarak güçlendi hem de oyun liderliği konusunda ciddi mesafe kat etti. İspanyol basını artık onu sadece gelecek vadeden bir yetenek olarak değil, Real Madrid'in uzun yıllar üzerine takım kurabileceği bir yıldız olarak değerlendiriyor.

Türkiye'nin de artık aynı gerçeği kabul etmesi gerekiyor.

Arda Güler'i sağ kanatta harcamak, klasik kalıpların içine sıkıştırmak ya da başka oyuncuların gölgesinde bırakmak Türk futboluna yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir.

Dünya Kupası'nda yaşanan başarısızlığın en büyük sorumluları ise hiç kuşkusuz Teknik Direktör Vincenzo Montella ile Türkiye Futbol Federasyonu yönetimidir. Böylesine kaliteli bir jenerasyondan beklenen verim alınamamışsa, bunun hesabı futbolculardan önce teknik akla sorulmalıdır.

Şimdi önümüzde yeni bir süreç var.

Fransa, İtalya ve Belçika gibi Avrupa'nın devleriyle oynanacak Avrupa ligi maçları aynı zamanda Türk futbolunun da yeni yol haritasını belirleyecek.

Bu süreçte isimlerden çok sistem değişmeli...

Ezberler bırakılmalı...

Milli Takım, Arda Güler'in etrafında yeniden şekillendirilmeli.

Çünkü bazı futbolcular takımın bir parçası olur.

Bazıları ise takımın kendisi...

Arda Güler artık milli takımın lider oyuncusu konumuna gelmiştir.

Bundan sonra yapılması gereken, onu oyuna uydurmaya çalışmak değil; oyunu onun üzerine kurmaktır.

Aksi halde kaybeden sadece bir teknik direktör ya da bir turnuva olmayacaktır.

Kaybeden, Türk futbolunun kendisi olacaktır.

Sorun jenerasyonda değil, onu doğru yönetecek teknik adamdadır. Bizi iyi tanıyan yerli bir teknik direktörle bu jenerasyon çok daha büyük başarılara imza atabilir.

DİĞER YAZILARI Kupa Heyecanı, Lig Gerçeği 01-01-1970 03:00 Sahada Bir Takımdan Fazlası Vardı 01-01-1970 03:00 Gezegenin En İyi Takımı Yenildi 01-01-1970 03:00 Lige Hoş Geldiniz 01-01-1970 03:00 Eylül’de Gel Demiştin… 01-01-1970 03:00 Annesini Beklerken Yaşlanan Çocuk: Ammo Bahe 01-01-1970 03:00 Arda Güler Artık Başka Bir Seviyede 01-01-1970 03:00 Kazanma Alışkanlığı 01-01-1970 03:00 Kongre, Malatya ve Şehrin Tanıtımı 01-01-1970 03:00 Bir Maç, Bir Takım ve Zamana İhtiyaç 01-01-1970 03:00 Bir Ömrün Acısı, Dört Satıra Sığdı 01-01-1970 03:00 Turizmi Çalıştaylarda Değil Sahada Konuşmak Lazım 01-01-1970 03:00 Aile Mutfakta Dış Politika Arabada 01-01-1970 03:00 Kamplar Bitti, Şimdi Karakter Zamanı 01-01-1970 03:00 Joan Baez ve Pink Floyd 01-01-1970 03:00 Artık Kontrol Sizde Değil 01-01-1970 03:00 Aşk Tesadüfleri Sever 01-01-1970 03:00 Bir Babanın En Mutlu Anı 01-01-1970 03:00 Küçük Bir Beden, Kocaman Bir Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Yeni Sezonun Yol Haritası 01-01-1970 03:00 Kayısı Festivali'nin En Güzel Konseri... Aslında Ahmet Kaya'ydı 01-01-1970 03:00 Malatya'nın Sessizliğini Bozan Keman 01-01-1970 03:00 Başarı Transferle Değil, Planla Gelir 01-01-1970 03:00 Futbolun Önüne Geçen Tartışmalar 01-01-1970 03:00 Zaman Kimseyi Beklemez 01-01-1970 03:00 Bizim Çocuklar Tatili Hak Ettiler! 01-01-1970 03:00 Futbolun Görünmeyen Maçı  01-01-1970 03:00 Malatya’dan Paris’e Uzanan Bir Melodi 01-01-1970 03:00 İsim Değişince Her Şey Düzelecek mi?  01-01-1970 03:00 Bari Bu Takıma Sahip Çıkın  01-01-1970 03:00 Kızılcıklar’ın Yarım Kalan Şarkısı 01-01-1970 03:00 Bir Şarkının Ardındaki Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00 Canım Kardeşim  01-01-1970 03:00 Futbol Sevgisi 01-01-1970 03:00 Dönence 01-01-1970 03:00 Zamanı Aşan Film 01-01-1970 03:00 Bizde Söyleriz 01-01-1970 03:00 Bir Filmin Gözyaşıyla Yazılan Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Tecrübe Konuştu, Skor Korundu 01-01-1970 03:00 Ya Benimsin Ya Toprağın! 01-01-1970 03:00 Turizm Değil, Taşımacılık 01-01-1970 03:00 Bir Kalbin Eksilen Yarısı 01-01-1970 03:00 Bir Şiirin Ardında Kalan Nesil 01-01-1970 03:00 Aradığınız Akıl Bulunamadı! 01-01-1970 03:00 Notalara Sığmayan Bir Aşk Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yıllardır Aynı Filmi İzliyoruz 01-01-1970 03:00 Amatör Futbolun Görünmeyen Yükü 01-01-1970 03:00 Doğru An, Doğru Hamle 01-01-1970 03:00 Sizler İçin Mücadele Ettiler 01-01-1970 03:00 Kayıp Zamanın Takımı 01-01-1970 03:00 Toprağa Basamayan Nesil 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Arkadaşlıklar 01-01-1970 03:00 Eskimeyen Hüzün 01-01-1970 03:00 Gençlik Nereye Gidiyor? Şiddet Yeni Neslin Oyuncağı mı? 01-01-1970 03:00 24’e Düşen Şehrin Futbolu 01-01-1970 03:00 Oyuncular Değişiyor, Senaryo Değişmiyor 01-01-1970 03:00