Günümüzde çalışanların iş yükünün ortaya çıkardığı bazı problemlerin giderilmesi için kamu kurum ve kuruluşlarının zaman zaman farklı arayışlar içine girdiklerine şahit oluyoruz. Bu arayışların sadece iş düzeniyle sınırlı kalmayıp sosyal ve kültürel faaliyetlerle desteklenmesi ise toplumun moral ve motivasyonu açısından ayrı bir önem taşıyor.
Son günlerde ilimizde yaşanan kültürel faaliyetler, yenilenen Malatya’nın değişen yüzünü göstermesi bakımından oldukça kıymetli. Özellikle sanatın birleştirici gücü, zor günlerden geçen şehirlerin yeniden ayağa kalkmasında önemli bir rol üstleniyor.
Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Musiki Derneği’nin ortak çalışmaları sonucunda düzenlenen konserlere olan ilgiyi doğrusu daha önce hiç bu kadar yoğun görmemiştim. Dün İnönü Üniversitesi bünyesinde görev yapan personelden oluşan koronun sahne aldığı konser ise hafızalarda uzun süre yer edecek nitelikteydi.
Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği eserlerinden oluşan repertuvarda yer alan parçaları yorumlayanların performansları, belki de konserin düzenleyicilerinin dahi beklemediği bir başarıyı ortaya koydu. Profesöründen güvenlik görevlisine, memurundan idari personeline kadar farklı meslek gruplarından oluşan koronun uyumu ve sahne hâkimiyeti izleyicilerden tam not aldı.
Özellikle Dr. Öğr. Üyesi Orçun Akgün’ün annesi Maksude Akgün ile birlikte seslendirdiği “İlkbaharda Bekle Beni” adlı eser, salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Bir anne ile evladının aynı sahnede yan yana durarak aynı duyguyu paylaşması, birçok izleyicinin yüreğine dokundu.
Şunu bir kez daha gördük ki; anne yokluğu insanın hayatında hangi yaşta olursa olsun eksikliği hissedilen derin bir boşluk bırakıyor.
Konserin bir diğer sürprizi ise Prof. Dr. Fatma Nisan’ın seslendirdiği “Kime Kin Ettin de Giydin Alları” adlı Malatya türküsü oldu. Yılların verdiği tecrübeyle ve kendine özgü Malatya aksanıyla yaptığı yorum, dinleyicilerden büyük alkış aldı.
İnönü Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Çelik’in seslendirdiği Elazığ türküsü “Yüksek Minarede Kandiller” de geceye ayrı bir renk kattı. Muhammed Yunus Ekici’nin yorumladığı “Dağlar Dağımdır Benim” eseri ise salonda coşkunun bir anda yükselmesine vesile oldu.
Yorumlanması zor eserler arasında yer alan “Geceler” parçasını seslendiren Öğr. Gör. Emrah Boynukara, eserin en canlı bölümlerindeki performansıyla beklentileri karşılayan bir yorum ortaya koydu.
Şehit öğretmen Aybüke Yalçın ile özdeşleşen “Mağusa Limanı” türküsü ise her zamanki gibi dinleyenlerin yüreğinde derin izler bıraktı. Bu eser ne zaman seslendirilse, sadece bir türkü değil; bir hatıranın, bir fedakârlığın ve bir vatan sevgisinin sesi olarak yankılanıyor.
Makbüle Şenoğlu’nun yorumladığı eserin icrası sırasında salonda hissedilen hüzün, müziğin insan ruhuna dokunan gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Kısacası, bu konser sadece bir müzik etkinliği değil; aynı zamanda dayanışmanın, birlikteliğin ve moral bulmanın en güzel örneklerinden biri oldu. Yenilenen Malatya’nın kültür ve sanatla güçlenmesi ise hepimiz için umut verici bir gelişme olarak hafızalarda yerini aldı.
Sazların ortaya koyduğu performansa ise ayrıca bir bölüm açmak gerekir. Çünkü sahnede sadece sesler değil, o seslere ruh veren enstrümanların uyumu da gecenin başarısında belirleyici rol oynadı.
Prof. Dr. Ersan Çifti’nin de aralarında bulunduğu saz üstatlarının melodileri daha akıcı ve dengeli bir şekilde yorumlamaya yaptıkları katkı açıkça hissedildi. Her bir eserde saz ile sözün uyumu, dinleyicinin müziğe daha kolay eşlik etmesini sağladı.
Son günlerde bu tür konserlerde şef olarak görev yapan Dr. Öğr. Üyesi M. Zeki Giray ise sazlar ile sesler arasındaki birlikteliği her zaman olduğu gibi yine kusursuz bir uyum içinde yönetti. Sahnedeki disiplin ve ahenk, deneyimli bir şefin dokunuşunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Konsere gösterilen ilgi, şehirde bir şeylerin ne kadar hızlı değiştiğini ve bu değişimin anlamını gözler önüne serdi. Bu küçük ama samimi detay, konserin yalnızca izlenen değil, aynı zamanda derinden hissedilen bir etkinlik olduğunu gösterdi.
İnönü Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’nın düzenlediği bu konser, gelecek etkinliklerin kapısını da sonuna kadar aralamış oldu.
Sıkıntılı bir süreci geride bırakan Malatya için bu tür sanatsal faaliyetlerin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Çünkü müzik, sadece bir eğlence değil; aynı zamanda bir moral, bir umut ve yeniden ayağa kalkma gücüdür.
İnönü Üniversitesi’nde görev yapan akademik ve idari personel, ortaya koydukları sahne performansla izleyenlere gururla “Bizde Söyleriz” dedirtti.