Toprağa Basamayan Nesil

Abdullah ERGÜN

30-12-2025 18:04

Son günlerde futbolda yaşanan gelişmeler, özellikle yasa dışı bahis iddiaları ve ardından gelen gözaltılar, sporun adliye koridorlarına taşınmasına neden oldu. Futbol artık sadece saha içinde değil, toplumun vicdanında da tartışılır hâle geldi. Yakın zamana kadar çocuklarının futbolcu olmasını hayal eden anne babalar, yaşanan bu olaylardan sonra düşüncelerini sorgular oldu. Bir zamanlar sokakta, bahçede, boş arsalarda top koşturan çocuklar artık yok. Sokaklar araçlarla dolu, bahçeler betonla kaplı, sahalar ise yetersiz. Spor alanlarında olması gereken çocuklar, ev ortamında bilgisayar başında futbol oynayarak rahatladıklarını sanıyor. Ancak bu rahatlama yalnızca zihinsel bir kaçıştan ibaret.

Bugün çocukların büyük bölümü soluğu ekran karşısında alıyor. Bilgisayar, tablet ve telefon; yeni oyun alanları. Futbol artık sokakta değil, FIFA’da, PlayStation’da oynanıyor. Çocukların futbolla kurduğu bağ tamamen sanal bir zemine kaymış durumda. Üstelik yalnızca futbol değil, şiddet içeren oyunlar da çocukların dünyasını şekillendiriyor. Televizyonlarda bitmek bilmeyen futbol tartışmaları ve spor programları da bu algıyı besliyor.

Bazı aileler hâlâ çocuklarının futbol sayesinde para kazanacağını düşünüyor. Lisanslı sporcu sayısında artış var, evet; ancak bu artış sağlıklı bir spor sisteminin göstergesi değil. Altyapı yetersiz, tesisler sınırlı, yönlendirme ise neredeyse yok. Gerçek sahaya çıkma imkânı bulamayan çocuklar, sanal dünyada kendilerini başarılı hissediyor.

Ancak bu sanal başarı, gerçek futbolla yüzleşildiğinde büyük hayal kırıklıklarına dönüşüyor. PlayStation’da yıldız olan çocuk, seçmelerde kondisyon, disiplin ve fiziksel yeterlilikle karşılaşıyor. Bilgisayar başında futbol oynayan bir çocukla, okul bahçesinde sabahtan akşama kadar top koşturan bir çocuğun gelişimi aynı olabilir mi? Elbette hayır. Üstelik ekran başındaki çocukların yanında genellikle cips, kola ve hazır gıdalar da eksik olmuyor. Hareketsizlikle birleşen bu beslenme alışkanlığı, çocukları obezite sınırına kadar sürüklüyor. Sorunun bir diğer boyutu ise eğitim sistemi. Haftada bir saatlik beden eğitimi dersiyle çocuklara spor alışkanlığı kazandırmak mümkün değil. Üstelik bu derslerin çoğu zaman yoklama almakla geçtiği bilinen bir gerçek.

Avrupa’da okullar haftada iki gün “spor günü” düzenlerken, çocuklar profesyonel antrenörlerle yeteneklerine uygun branşlara yönlendirilirken; biz hâlâ temel ihtiyaçları konuşuyoruz. Halı sahalar da ayrı bir risk alanı. Sayıları hızla artıyor ancak denetim yok. Bilinçsizce yapılan maçlar; kas sakatlıklarına, kalp problemlerine ve ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Buna rağmen bu alanlar ekonomik kazanç uğruna kontrolsüz biçimde yaygınlaşıyor. Bizler daha şanslı bir nesildik. Mahalle aralarında, tarlalarda, okul bahçelerinde büyüdük. Toprağa basarak spor yaptık, arkadaşlık kurduk. Bugün Malatya’da Sümer Lisesi’nin arkasındaki toprak sahada haftanın üç günü her yaştan insanın futbol oynaması aslında çok şey anlatıyor: Yerel yönetimlerin yapması gerekeni vatandaş kendi imkânıyla yapıyor. Artık bu gerçeği görmezden gelmemeliyiz. Çocuklarımız teknolojiye teslim oluyor, hareket azalıyor, sağlık sorunları artıyor. Yerel yönetimlerin toplumun her kesimine hitap edecek spor alanlarını artırması, okulların sporu ciddiye alması, ailelerin ise çocuklarını ekrandan kaldırıp sahaya yönlendirmesi gerekiyor.

Unutmayalım; her yaşta spor yapılır. “Her şeye zamanımız var ama spora yok” diyorsak, sorun zaman değil, önceliktir.”

DİĞER YAZILARI Kongre, Malatya ve Şehrin Tanıtımı 01-01-1970 03:00 Bir Maç, Bir Takım ve Zamana İhtiyaç 01-01-1970 03:00 Bir Ömrün Acısı, Dört Satıra Sığdı 01-01-1970 03:00 Turizmi Çalıştaylarda Değil Sahada Konuşmak Lazım 01-01-1970 03:00 Aile Mutfakta Dış Politika Arabada 01-01-1970 03:00 Kamplar Bitti, Şimdi Karakter Zamanı 01-01-1970 03:00 Joan Baez ve Pink Floyd 01-01-1970 03:00 Artık Kontrol Sizde Değil 01-01-1970 03:00 Aşk Tesadüfleri Sever 01-01-1970 03:00 Bir Babanın En Mutlu Anı 01-01-1970 03:00 Küçük Bir Beden, Kocaman Bir Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Yeni Sezonun Yol Haritası 01-01-1970 03:00 Kayısı Festivali'nin En Güzel Konseri... Aslında Ahmet Kaya'ydı 01-01-1970 03:00 Malatya'nın Sessizliğini Bozan Keman 01-01-1970 03:00 Başarı Transferle Değil, Planla Gelir 01-01-1970 03:00 Futbolun Önüne Geçen Tartışmalar 01-01-1970 03:00 Zaman Kimseyi Beklemez 01-01-1970 03:00 Arda'yı Anlayamayan Futbol Aklı 01-01-1970 03:00 Bizim Çocuklar Tatili Hak Ettiler! 01-01-1970 03:00 Futbolun Görünmeyen Maçı  01-01-1970 03:00 Malatya’dan Paris’e Uzanan Bir Melodi 01-01-1970 03:00 İsim Değişince Her Şey Düzelecek mi?  01-01-1970 03:00 Bari Bu Takıma Sahip Çıkın  01-01-1970 03:00 Kızılcıklar’ın Yarım Kalan Şarkısı 01-01-1970 03:00 Bir Şarkının Ardındaki Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00 Canım Kardeşim  01-01-1970 03:00 Futbol Sevgisi 01-01-1970 03:00 Dönence 01-01-1970 03:00 Zamanı Aşan Film 01-01-1970 03:00 Bizde Söyleriz 01-01-1970 03:00 Bir Filmin Gözyaşıyla Yazılan Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Tecrübe Konuştu, Skor Korundu 01-01-1970 03:00 Ya Benimsin Ya Toprağın! 01-01-1970 03:00 Turizm Değil, Taşımacılık 01-01-1970 03:00 Bir Kalbin Eksilen Yarısı 01-01-1970 03:00 Bir Şiirin Ardında Kalan Nesil 01-01-1970 03:00 Aradığınız Akıl Bulunamadı! 01-01-1970 03:00 Notalara Sığmayan Bir Aşk Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yıllardır Aynı Filmi İzliyoruz 01-01-1970 03:00 Amatör Futbolun Görünmeyen Yükü 01-01-1970 03:00 Doğru An, Doğru Hamle 01-01-1970 03:00 Sizler İçin Mücadele Ettiler 01-01-1970 03:00 Kayıp Zamanın Takımı 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Arkadaşlıklar 01-01-1970 03:00 Eskimeyen Hüzün 01-01-1970 03:00 Gençlik Nereye Gidiyor? Şiddet Yeni Neslin Oyuncağı mı? 01-01-1970 03:00 24’e Düşen Şehrin Futbolu 01-01-1970 03:00 Oyuncular Değişiyor, Senaryo Değişmiyor 01-01-1970 03:00