Sizler İçin Mücadele Ettiler

Abdullah ERGÜN

02-02-2026 10:30

Her kuşak kendi zamanının çocuğudur.
Ama bazı kuşaklar vardır ki yalnızca yaşadıkları dönemi değil, kendilerinden sonrasını da biçimlendirir.

Bizim kuşak sokak aralarında futbol oynayarak büyüdü. O sokaklar yalnızca oyun alanı değildi; paylaşmanın, dayanışmanın ve birlikte düşünmenin ilkokuluydu. Akşamüstleri çay ocaklarında kurulan masalarda sinemadan müziğe, hayattan siyasete uzanan uzun sohbetler yapılırdı. Masanın üzerindeki gazeteler adeta birer kitaptı. Bilgiye ulaşmak zahmetliydi ama tam da bu yüzden kıymetliydi. Biz bilginin peşinden giderdik.

Bugün tek tuşla ulaşılan bilginin, o günlerde insana kazandırdığı derinliği belki de bu nedenle daha fazla hissederdik.

Yıllar sonra bu dönem “78 kuşağı” olarak anıldı. İki büyük savaşının ardından ortaya çıkan düşünsel akımların son taşıyıcılarıydı belki de… Bilgiyi emekle edinmiş son kuşak.

Ancak bazı kuşaklar arkalarında hep aynı soruyu bırakır:
“Bizim yaptığımızı siz neden yapmıyorsunuz?”

Bugün 68 ve 78 kuşağı ile günümüz gençliği arasındaki tartışmalar tam da bu sorunun etrafında dönüyor.

68 kuşağı sokağın kuşağıydı. Meydanlar, üniversite amfileri, duvarlara yazılan sloganlar onların diliydi. Gençler yalnızca fikir üretmez, o fikirlerin bedelini de göze alırdı. Gözaltı, sürgün, işkence, hatta ölüm… Hiçbiri uzak ihtimal değildi. Giyimleri ve söylemleri mesaj niteliği taşıyordu.

Vietnam Savaşı’na karşı yükselen tepkilerle birlikte Paris’te başlayan ilk tepkiler kısa sürede dünyaya yayıldı. 68 kuşağı, yalnızca bir gençlik hareketi değil; milyonlar için umut oldu.

Bugünün gençliği artık kafelerde, sanal âlemin gölgesinde kurulan sohbetlerle anılıyor. Tepkiler ekranlarda doğuyor, birkaç saniyede büyüyüp yine birkaç saniyede yok oluyor. Mücadele değişti; risk algısı ise buharlaştı.

Artık sokaklarda ve alışveriş merkezlerinde estetik adı altında birbirine benzeyen yüzlerle karşılaşıyoruz. Aynı burunlar, aynı dudaklar… Belki de asıl ihtiyaç duyulan estetik, bedenlerden önce zihinlerde yapılmalıdır.

68’liler için siyaset hayatın merkezindeydi. Bir ideolojiye inanmak, bir dünya hayaline sahip olmak kimliğin ayrılmaz parçasıydı. Bugünün gençleri ise ideolojilerden çok gelecek kaygısıyla tanımlanıyor. Barınma sorunu, işsizlik, liyakatsizlik ve ekonomik belirsizlik onları politikadan koparmıyor belki; ama derin bir yorgunluğun içine sürüklüyor.

Türkiye’de 68 kuşağı denince akla gelen isimlerden Deniz Gezmiş, idam sehpasına giderken bile “Yaşasın tam bağımsız Türkiye” diyebilecek bir inançla yürümüştü. Bugünün genci ise sabah uyandığında ilk olarak telefonuna uzanıyor:
Takipçi sayım artmış mı?

Biri düzeni değiştirmeyi hayal ediyordu.
Diğeri sanal arkadaşlık ve alemin kıskacında günün finalini yapıyor.

O yıllarda müzik bile bir direniş biçimiydi. Cem Karaca, Barış Manço, Fikret Kızılok ve daha niceleri şarkılarıyla sevginin, kardeşliğin ve bağımsızlığın manifestosunu yazıyordu. Sözler yalnızca kulağa değil, vicdana da hitap ediyordu.

68 kuşağı kolektifti.
“Biz” demek güçlüydü.

Bugünün gençliği ise daha bireysel. Bu bir bencillik değil; hayatta kalma refleksi. Çünkü sistem dayanışmayı değil, rekabeti ödüllendiriyor. Gençler de bu düzene uyum sağlamaya çalışıyor. Ne yazık ki bilginin kendilerine sağlayacağı gerçek gücün çoğu zaman farkında değiller.

Yine de bu durum onları bazı konularda duyarsız yapmıyor. Çevre, kadın hakları, özgürlükler ve adalet konusunda oldukça hassaslar. Ancak bu hassasiyet çoğu zaman kalıcı örgütlenmelere değil, anlık tepkilere dönüşüyor. Dijital çağın hızı, direnişi de parçalı hâle getiriyor.

Son dönemde gençliğin popüler kültür üzerinden uyuşturucu ve benzeri alışkanlıklarla kuşatılması ise tesadüf değil. Genç bedenlerin ve zihinlerin bu yollarla devre dışı bırakılması ciddi bir toplumsal sorundur.

Belki de bugün Z kuşağını etkisi altına alanların kendilerine sorması gereken soru şudur:
“Biz nerede hata yaptık?”

68 kuşağı dünyayı değiştireceğine inanıyordu.
Bugünün gençliği ise hayatını kurtarmaya çalışıyor.

Belki de bütün fark burada yatıyor.

Biri hayal kurabildiği için isyan etti.
Diğeri hayal kurmanın ne olduğunu bilmeden sanal alemin kucağında oturmaya devam ediyor.

Ama unutmamak gerekir:
Her kuşağın isyan dili farklıdır.

Dün barikat olan şey, bugün farklı bir noktada duruyor.

DİĞER YAZILARI Kongre, Malatya ve Şehrin Tanıtımı 01-01-1970 03:00 Bir Maç, Bir Takım ve Zamana İhtiyaç 01-01-1970 03:00 Bir Ömrün Acısı, Dört Satıra Sığdı 01-01-1970 03:00 Turizmi Çalıştaylarda Değil Sahada Konuşmak Lazım 01-01-1970 03:00 Aile Mutfakta Dış Politika Arabada 01-01-1970 03:00 Kamplar Bitti, Şimdi Karakter Zamanı 01-01-1970 03:00 Joan Baez ve Pink Floyd 01-01-1970 03:00 Artık Kontrol Sizde Değil 01-01-1970 03:00 Aşk Tesadüfleri Sever 01-01-1970 03:00 Bir Babanın En Mutlu Anı 01-01-1970 03:00 Küçük Bir Beden, Kocaman Bir Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Yeni Sezonun Yol Haritası 01-01-1970 03:00 Kayısı Festivali'nin En Güzel Konseri... Aslında Ahmet Kaya'ydı 01-01-1970 03:00 Malatya'nın Sessizliğini Bozan Keman 01-01-1970 03:00 Başarı Transferle Değil, Planla Gelir 01-01-1970 03:00 Futbolun Önüne Geçen Tartışmalar 01-01-1970 03:00 Zaman Kimseyi Beklemez 01-01-1970 03:00 Arda'yı Anlayamayan Futbol Aklı 01-01-1970 03:00 Bizim Çocuklar Tatili Hak Ettiler! 01-01-1970 03:00 Futbolun Görünmeyen Maçı  01-01-1970 03:00 Malatya’dan Paris’e Uzanan Bir Melodi 01-01-1970 03:00 İsim Değişince Her Şey Düzelecek mi?  01-01-1970 03:00 Bari Bu Takıma Sahip Çıkın  01-01-1970 03:00 Kızılcıklar’ın Yarım Kalan Şarkısı 01-01-1970 03:00 Bir Şarkının Ardındaki Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00 Canım Kardeşim  01-01-1970 03:00 Futbol Sevgisi 01-01-1970 03:00 Dönence 01-01-1970 03:00 Zamanı Aşan Film 01-01-1970 03:00 Bizde Söyleriz 01-01-1970 03:00 Bir Filmin Gözyaşıyla Yazılan Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Tecrübe Konuştu, Skor Korundu 01-01-1970 03:00 Ya Benimsin Ya Toprağın! 01-01-1970 03:00 Turizm Değil, Taşımacılık 01-01-1970 03:00 Bir Kalbin Eksilen Yarısı 01-01-1970 03:00 Bir Şiirin Ardında Kalan Nesil 01-01-1970 03:00 Aradığınız Akıl Bulunamadı! 01-01-1970 03:00 Notalara Sığmayan Bir Aşk Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yıllardır Aynı Filmi İzliyoruz 01-01-1970 03:00 Amatör Futbolun Görünmeyen Yükü 01-01-1970 03:00 Doğru An, Doğru Hamle 01-01-1970 03:00 Kayıp Zamanın Takımı 01-01-1970 03:00 Toprağa Basamayan Nesil 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Arkadaşlıklar 01-01-1970 03:00 Eskimeyen Hüzün 01-01-1970 03:00 Gençlik Nereye Gidiyor? Şiddet Yeni Neslin Oyuncağı mı? 01-01-1970 03:00 24’e Düşen Şehrin Futbolu 01-01-1970 03:00 Oyuncular Değişiyor, Senaryo Değişmiyor 01-01-1970 03:00