Futbol Sevgisi

Abdullah ERGÜN

02-05-2026 13:17

Bazen sokak aralarında, bazen okul bahçelerinde top oynayan çocukları gördüğümde zaman bir anlığına duruyor. Ayaklarının altındaki topa heyecanla vuran o küçük bedenlere bakarken, sanki yıllar geriye sarılıyor. Onların ne hayal ettiklerini, kalplerinde nasıl bir umut taşıdıklarını düşünmeden edemiyorum. Belki de televizyon ekranlarında gördükleri bir futbolcu gibi olmanın hayalini kuruyorlar. Belki de bir gün tribünlerin alkışladığı bir isim olmayı…

Bazılarının sırtında hayranı oldukları futbolcuların formaları var. O formaların içinde sadece bir çocuk değil, kocaman hayaller taşıyan bir yürek koşuyor. Topun peşinden koşarken yüzlerinde oluşan o masum sevinci görünce, kendi çocukluğumun izleri gözümün önünde canlanıyor.

Bizim çocukluğumuzda bugünkü gibi halı sahalar yoktu. Mahalle aralarındaki boş araziler, toprak sahalar bizim stadyumlarımızdı. “Tarla” dediğimiz o yerler, bizim için dünyanın en büyük futbol sahasıydı. Futbol ayakkabısı denince akla marka gelmezdi; ayağımızda çoğu zaman “Ankara lastiği” olurdu. Topumuz bazen eski bir lastik, bazen naylon bir top olurdu. Ama o topun peşinden koşarken hissettiğimiz mutluluğun tarifini bugün bile yapmak zor.

Televizyondan izleyemediğimiz, gazetelerde küçük fotoğraflarını gördüğümüz futbolcular bizim kahramanlarımızdı. Fenerbahçeli Cemil Turan, Alpaslan Eratlı; Galatasaray’dan Fatih Terim; Beşiktaş’tan Yusuf Tunaoğlu ve Zekeriya Alp… Yurt dışından Franz Beckenbauer ve Paul Breitner… Onların adını duyduğumuzda gözlerimiz parıldar, mahalle maçlarında kendimizi onların yerine koyardık. Attığımız her golde, sanki bir dünya kupası kazanmış gibi sevinirdik.

Sıtmapınarı’nda, Mustafa Necati İlkokulu’nun bahçesinde, eski hal binasının beton zemininde ve bugün Sabancı Kültür Sitesi’nin bulunduğu arazide geçen günler hâlâ kalbimin bir köşesinde sıcacık duruyor. Toz toprak içinde saatlerce koşar, akşam ezanı okununcaya kadar oyuna doyamazdık. Yorulmak nedir bilmezdik. Çünkü futbol bizim için sadece bir oyun değil, hayatın en güzel heyecanıydı.

İyi bir arkadaş grubumuz vardı. Birlikte büyüdüğümüz, birlikte güldüğümüz, birlikte ter döktüğümüz dostlarımız… Mehmet Karadeniz grubumuzun lideriydi. Sahada güven veren bir futbolcuydu. Kafa toplarındaki başarısı, iki ayağını da ustalıkla kullanması bize cesaret verirdi. Onun yanında kendimizi güçlü hissederdik.

İbrahim Coşkun, Salim ve Selim Mutlu, Şahin ve Şaban Yağmur, Kamil Kayalı, Faruk Arpacı, kaleci İlhan, Şahabettin Yetiş, Nihat, Murat Demir, rahmetli Mehmet, Kadir ve Kilayıklı Hüsnü… Bu isimleri her hatırladığımda içimde tatlı bir sızı hissediyorum. Çünkü o günler geri gelmeyecek, ama hatıraları hep bizimle yaşayacak.

Yıllarca okul bahçelerinde ve tarlalarda top oynadıktan sonra amatör kümede futbol oynamanın hayalini kurduk. İçimizden bazı arkadaşlarımız o hayali gerçekleştirdi. Ama aslında hepimiz bir şeyi başarmıştık: Gerçek dostluğu öğrenmiştik. Paylaşmayı, dayanışmayı ve birlikte sevinmeyi öğrenmiştik.

Bugün okul bahçelerinde benzer görüntülerin farklı yönlerini görünce içimde bir sıcaklık oluşuyor. Yılların ne kadar hızlı geçtiğini bir kez daha anlıyorum. Bir zamanlar biz de o çocuklar gibi koşuyorduk. Dizlerimiz yara içinde kalırdı ama oyunu bırakmazdık. Çünkü futbol, bizim çocukluğumuzun en güzel hatırasıydı.

Şimdi biz kenardan izliyoruz, onlar sahada ve okul bahçelerinde koşuyorlar.

Zaman değişiyor, nesiller değişiyor, sahalar değişiyor.

Ama değişmeyen bir şey var…

Çocukların gözlerindeki o ışık ve kalplerindeki futbol sevgisi.

DİĞER YAZILARI Kongre, Malatya ve Şehrin Tanıtımı 01-01-1970 03:00 Bir Maç, Bir Takım ve Zamana İhtiyaç 01-01-1970 03:00 Bir Ömrün Acısı, Dört Satıra Sığdı 01-01-1970 03:00 Turizmi Çalıştaylarda Değil Sahada Konuşmak Lazım 01-01-1970 03:00 Aile Mutfakta Dış Politika Arabada 01-01-1970 03:00 Kamplar Bitti, Şimdi Karakter Zamanı 01-01-1970 03:00 Joan Baez ve Pink Floyd 01-01-1970 03:00 Artık Kontrol Sizde Değil 01-01-1970 03:00 Aşk Tesadüfleri Sever 01-01-1970 03:00 Bir Babanın En Mutlu Anı 01-01-1970 03:00 Küçük Bir Beden, Kocaman Bir Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Yeni Sezonun Yol Haritası 01-01-1970 03:00 Kayısı Festivali'nin En Güzel Konseri... Aslında Ahmet Kaya'ydı 01-01-1970 03:00 Malatya'nın Sessizliğini Bozan Keman 01-01-1970 03:00 Başarı Transferle Değil, Planla Gelir 01-01-1970 03:00 Futbolun Önüne Geçen Tartışmalar 01-01-1970 03:00 Zaman Kimseyi Beklemez 01-01-1970 03:00 Arda'yı Anlayamayan Futbol Aklı 01-01-1970 03:00 Bizim Çocuklar Tatili Hak Ettiler! 01-01-1970 03:00 Futbolun Görünmeyen Maçı  01-01-1970 03:00 Malatya’dan Paris’e Uzanan Bir Melodi 01-01-1970 03:00 İsim Değişince Her Şey Düzelecek mi?  01-01-1970 03:00 Bari Bu Takıma Sahip Çıkın  01-01-1970 03:00 Kızılcıklar’ın Yarım Kalan Şarkısı 01-01-1970 03:00 Bir Şarkının Ardındaki Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00 Canım Kardeşim  01-01-1970 03:00 Dönence 01-01-1970 03:00 Zamanı Aşan Film 01-01-1970 03:00 Bizde Söyleriz 01-01-1970 03:00 Bir Filmin Gözyaşıyla Yazılan Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Tecrübe Konuştu, Skor Korundu 01-01-1970 03:00 Ya Benimsin Ya Toprağın! 01-01-1970 03:00 Turizm Değil, Taşımacılık 01-01-1970 03:00 Bir Kalbin Eksilen Yarısı 01-01-1970 03:00 Bir Şiirin Ardında Kalan Nesil 01-01-1970 03:00 Aradığınız Akıl Bulunamadı! 01-01-1970 03:00 Notalara Sığmayan Bir Aşk Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yıllardır Aynı Filmi İzliyoruz 01-01-1970 03:00 Amatör Futbolun Görünmeyen Yükü 01-01-1970 03:00 Doğru An, Doğru Hamle 01-01-1970 03:00 Sizler İçin Mücadele Ettiler 01-01-1970 03:00 Kayıp Zamanın Takımı 01-01-1970 03:00 Toprağa Basamayan Nesil 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Arkadaşlıklar 01-01-1970 03:00 Eskimeyen Hüzün 01-01-1970 03:00 Gençlik Nereye Gidiyor? Şiddet Yeni Neslin Oyuncağı mı? 01-01-1970 03:00 24’e Düşen Şehrin Futbolu 01-01-1970 03:00 Oyuncular Değişiyor, Senaryo Değişmiyor 01-01-1970 03:00