Dönence

Abdullah ERGÜN

28-04-2026 16:30

Malatya’nın turizm anlamında en parlak dönemlerini yaşadığı 1985-2000 yılları arasında şehrimize gelen yabancı ziyaretçilerin ülke dağılımına bakıldığında, ilk sırada Japonya’nın yer alması her zaman ilgimizi çekmişti. Özellikle Kapadokya ve Nemrut ziyaretlerinin Japon turistler için neden bu kadar önemli olduğunu merak eder, fırsat buldukça gelen misafirlere bu soruyu yöneltirdik.

Aldığımız cevaplar arasında beni en çok etkileyenlerden biri ise yıllar geçse de hafızamdan silinmeyen bir anı oldu.

1991 yılında Japonya’da verilen bir konsere katılan bir Japon hanımefendi, Türkiye’ye gelmesinin en önemli sebeplerinden birinin Barış Manço olduğunu söylemişti. O akşam Barış Manço’yu canlı izlediğini, onun ülkesini görmek istediğini ve nihayet bu hayalini gerçekleştirdiği için büyük mutluluk duyduğunu anlatırken gözlerindeki heyecanı fark etmemek mümkün değildi.

İşte o an, müziğin sınırları nasıl aşabildiğini bir kez daha anladım.

Müzik alanında ülkemizin gerçek bir barış elçisi olan Barış Manço’nun Japonya’da ne kadar sevildiğini ilk ağızdan duymak, bir Türk olarak bize büyük bir gurur yaşatmıştı. Sadece şarkılarıyla değil, kültürüyle, diliyle ve duruşuyla da insanlara ulaşabilmiş bir sanatçıdan söz ediyoruz.

Anlatılanlara göre Barış Manço’nun konser boyunca Japonca konuşması salonda bulunan herkesi şaşkına çevirmişti. Ancak asıl unutulmaz an, konserin açılış parçası olan “Dönence”nin intro (giriş) bölümünün başlamasıyla yaşanmıştı. O ilk notalar duyulduğunda salonun adeta buz kestiği, herkesin derin bir saygı ve hayranlık içinde dinlediği söyleniyordu.

Türk pop müziğinin intro anlamında en güçlü eserlerinden biri olan “Dönence”, aradan geçen yıllara rağmen sadece Japonya’da değil Avrupa’nın birçok ülkesinde hâlâ dinlenmeye devam ediyor. Bu durum, müziğin kültürel bir temsil aracı olarak ne kadar kalıcı olabileceğini açıkça gösteriyor.

Bir dönem kültürel donanımı, entelektüel birikimi ve sıra dışı müzik anlayışıyla Barış Manço ve Kurtalan Ekspres, yalnızca şarkı söylemekle kalmıyor; konser verdikleri ülkelerde Türkiye’nin kültürünü, değerlerini ve yaşam biçimini de tanıtıyordu. Onun sahnesi bir konserden çok, bir kültür köprüsüydü.

Bugün ise tablo biraz farklı görünüyor. Mega Star unvanını taşıyan Tarkan’ın yurt dışı konserlerinde, dans performanslarının ve sahne şovlarının, seslendirdikleri eserlerin önüne geçtiği yönünde tartışmalar sıkça gündeme geliyor. Görsellik elbette önemlidir; ancak müziğin ve kültürel temsilin önüne geçtiğinde, asıl amaç sorgulanmaya başlanıyor.

Daha da önemlisi, konser verilen ülkelerin diline ya da kültürüne temas etmeyen bir sahne performansı, ülke tanıtımına ne ölçüde katkı sağlar? Bir sanatçı yalnızca eğlendiren bir figür mü olmalıdır, yoksa aynı zamanda ülkesinin kültürel elçisi mi?

Bugün turizmi, tanıtımı ve kültürel diplomasiyi konuşurken çoğu zaman büyük projelerden, kampanyalardan söz ediyoruz. Oysa bazen bir sanatçının söylediği bir şarkı, bir ülkenin tanıtımını yıllarca sürdürebilecek kadar güçlü bir etki bırakabiliyor.

Barış Manço’nun yaptığı tam olarak buydu.

Bir şarkı söyledi, bir ülkeyi merak ettirdi.

Ve yıllar sonra o merak, Kapadokya’nın peribacalarına, Nemrut’un zirvesine, Malatya’nın şehir merkezine kadar uzandı.

İşte müziğin gerçek gücü belki de tam olarak budur.

Bir ezgiyle başlayan yolculuk, bir ülkeye duyulan sevgiye dönüşebilir.

DİĞER YAZILARI Kongre, Malatya ve Şehrin Tanıtımı 01-01-1970 03:00 Bir Maç, Bir Takım ve Zamana İhtiyaç 01-01-1970 03:00 Bir Ömrün Acısı, Dört Satıra Sığdı 01-01-1970 03:00 Turizmi Çalıştaylarda Değil Sahada Konuşmak Lazım 01-01-1970 03:00 Aile Mutfakta Dış Politika Arabada 01-01-1970 03:00 Kamplar Bitti, Şimdi Karakter Zamanı 01-01-1970 03:00 Joan Baez ve Pink Floyd 01-01-1970 03:00 Artık Kontrol Sizde Değil 01-01-1970 03:00 Aşk Tesadüfleri Sever 01-01-1970 03:00 Bir Babanın En Mutlu Anı 01-01-1970 03:00 Küçük Bir Beden, Kocaman Bir Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Yeni Sezonun Yol Haritası 01-01-1970 03:00 Kayısı Festivali'nin En Güzel Konseri... Aslında Ahmet Kaya'ydı 01-01-1970 03:00 Malatya'nın Sessizliğini Bozan Keman 01-01-1970 03:00 Başarı Transferle Değil, Planla Gelir 01-01-1970 03:00 Futbolun Önüne Geçen Tartışmalar 01-01-1970 03:00 Zaman Kimseyi Beklemez 01-01-1970 03:00 Arda'yı Anlayamayan Futbol Aklı 01-01-1970 03:00 Bizim Çocuklar Tatili Hak Ettiler! 01-01-1970 03:00 Futbolun Görünmeyen Maçı  01-01-1970 03:00 Malatya’dan Paris’e Uzanan Bir Melodi 01-01-1970 03:00 İsim Değişince Her Şey Düzelecek mi?  01-01-1970 03:00 Bari Bu Takıma Sahip Çıkın  01-01-1970 03:00 Kızılcıklar’ın Yarım Kalan Şarkısı 01-01-1970 03:00 Bir Şarkının Ardındaki Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00 Canım Kardeşim  01-01-1970 03:00 Futbol Sevgisi 01-01-1970 03:00 Zamanı Aşan Film 01-01-1970 03:00 Bizde Söyleriz 01-01-1970 03:00 Bir Filmin Gözyaşıyla Yazılan Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Tecrübe Konuştu, Skor Korundu 01-01-1970 03:00 Ya Benimsin Ya Toprağın! 01-01-1970 03:00 Turizm Değil, Taşımacılık 01-01-1970 03:00 Bir Kalbin Eksilen Yarısı 01-01-1970 03:00 Bir Şiirin Ardında Kalan Nesil 01-01-1970 03:00 Aradığınız Akıl Bulunamadı! 01-01-1970 03:00 Notalara Sığmayan Bir Aşk Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yıllardır Aynı Filmi İzliyoruz 01-01-1970 03:00 Amatör Futbolun Görünmeyen Yükü 01-01-1970 03:00 Doğru An, Doğru Hamle 01-01-1970 03:00 Sizler İçin Mücadele Ettiler 01-01-1970 03:00 Kayıp Zamanın Takımı 01-01-1970 03:00 Toprağa Basamayan Nesil 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Arkadaşlıklar 01-01-1970 03:00 Eskimeyen Hüzün 01-01-1970 03:00 Gençlik Nereye Gidiyor? Şiddet Yeni Neslin Oyuncağı mı? 01-01-1970 03:00 24’e Düşen Şehrin Futbolu 01-01-1970 03:00 Oyuncular Değişiyor, Senaryo Değişmiyor 01-01-1970 03:00