Aile Mutfakta Dış Politika Arabada

Abdullah ERGÜN

25-08-2026 13:56

Bana en sık sorulan sorulardan biri şu:

“Apo, her gün yazıyorsun. Bu kadar konuyu nasıl buluyorsun?”

Son günlerde bu soruyu daha sık duymaya başladım.

Evet, haftada yedi gün var. Ben ise haftada sekiz köşe yazısı yazıyorum.

Peki bu konular nereden geliyor?

Aslında çok uzağa gitmeye gerek yok.

Ben konu aramıyorum.

Konu beni buluyor.

Şehir merkezinden Sıtmapınarı’na kadar giderken bile etrafımda yazılacak onlarca olay, onlarca insan ve onlarca ibretlik manzara görüyorum.

Bunu bilen bazı dostlarım zaman zaman soruyor:

“Neden siyasi yazılar yazmıyorsun?”

Onlara da buradan kısa bir cevap vereyim.

Siyasilerin söylediklerinden ben pek bir şey anlamıyorum.

Onlar da benim yazdıklarımdan pek bir şey anlamıyorlar.

Konunun kısa özeti bu.

Bu işi yapan gazeteci arkadaşlarım var. Siyaseti onlar çok daha iyi takip ediyor, çok daha iyi yazıyorlar.

Benim işim ise biraz farklı.

Ben sokağa bakıyorum.

İnsana bakıyorum.

Aileye bakıyorum.

Topluma bakıyorum.

Müziğe, spora ve romantizme bakıyorum

Bana en çok sorulan bir diğer soru ise şu:

“Bu kadar konuyu her gün nasıl buluyorsun?”

Cevabım basit:

Benim için yazmak çay içmek gibi.

Şehir merkezinden Sıtmapınarı’na gelene kadar yazacak konu kendiliğinden karşıma çıkıyor.

Futbolda zaten konu bulmak hiç zor değil.

Ama bazen öyle olaylarla karşılaşıyorum ki, futbolu, siyaseti, ekonomiyi bir kenara bırakıp insanlığın geldiği noktayı yazmak gerekiyor.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımın anlattığı olay da bunlardan biri.

Adamın maddi durumu iyi.

Arabaları var, evleri var.

Akşamları yeni yerleşim alanlarının bulunduğu bölgelerde dolaşıyor.

Genç kızları arabasına alıyor.

Güneş battıktan sonra şehrin dışındaki yeşil alanlara gidiyorlar.

Ne konuştuklarını bilmiyorum.

Belki İran'ı konuşuyorlar.

Belki ABD'yi...

Belki İsrail'i...

Belki de dünyanın geleceğini kurtarıyorlardır!

Ama bir şeyden eminim:

O arabada ahlakın geleceği hakkında pek fazla konuşulmuyordur.

İşin daha da ibretlik tarafı ise evde başlıyor.

Aynı adamın eşi TikTok'ta canlı yayın açıyor.

Mutfaktan topluma özel giysileri ve fonda çalan abuk-subuk müzik  eşliğinde sesleniyor.

Aile kavramının temel değerleriyle bağdaşması mümkün olmayan davranışları, binlerce insanın gözünün önünde sergiliyor.

Kocası dışarıda genç kızlarla “dış politika” konuşurken, eşi evin mutfağından topluma “aile dersi” veriyor!

Sonra da dönüp soruyoruz:

“Bu toplum neden bozuluyor?”

Cevap aslında çok uzakta değil.

Çünkü toplum dediğimiz şey, gökten inmiş bir kavram değil.

Toplum; bizim evimiz.

Bizim sokağımız.

Bizim ailemiz.

Bizim çocuklarımız.

Ve en önemlisi, kapılar kapandığında kim olduğumuzdur.

İnsanların önünde başka, arkasında başka bir hayat yaşayanların sayısı arttıkça; ahlakın yerini gösteriş, ailenin yerini görüntü, değerlerin yerini beğeni sayıları aldıkça ortaya böyle bir manzara çıkıyor.

Sonra da hep birlikte “Nereye gidiyoruz?” diye soruyoruz.

Oysa soruyu yanlış soruyoruz.

“Nereye gidiyoruz?” değil...

“Bizi buraya kim getirdi?” diye sormamız gerekiyor.

Cevabı da aynaya baktığımızda görebiliriz.

İşte bu yüzden benim konu aramama gerek yok.

Ben sadece etrafa bakıyorum.

İbretlik manzaralar zaten her gün kendiliğinden karşıma çıkıyor.

Ben yazmıyorum aslında.

Hayat yazdırıyor.

DİĞER YAZILARI Kongre, Malatya ve Şehrin Tanıtımı 01-01-1970 03:00 Bir Maç, Bir Takım ve Zamana İhtiyaç 01-01-1970 03:00 Bir Ömrün Acısı, Dört Satıra Sığdı 01-01-1970 03:00 Turizmi Çalıştaylarda Değil Sahada Konuşmak Lazım 01-01-1970 03:00 Kamplar Bitti, Şimdi Karakter Zamanı 01-01-1970 03:00 Joan Baez ve Pink Floyd 01-01-1970 03:00 Artık Kontrol Sizde Değil 01-01-1970 03:00 Aşk Tesadüfleri Sever 01-01-1970 03:00 Bir Babanın En Mutlu Anı 01-01-1970 03:00 Küçük Bir Beden, Kocaman Bir Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Yeni Sezonun Yol Haritası 01-01-1970 03:00 Kayısı Festivali'nin En Güzel Konseri... Aslında Ahmet Kaya'ydı 01-01-1970 03:00 Malatya'nın Sessizliğini Bozan Keman 01-01-1970 03:00 Başarı Transferle Değil, Planla Gelir 01-01-1970 03:00 Futbolun Önüne Geçen Tartışmalar 01-01-1970 03:00 Zaman Kimseyi Beklemez 01-01-1970 03:00 Arda'yı Anlayamayan Futbol Aklı 01-01-1970 03:00 Bizim Çocuklar Tatili Hak Ettiler! 01-01-1970 03:00 Futbolun Görünmeyen Maçı  01-01-1970 03:00 Malatya’dan Paris’e Uzanan Bir Melodi 01-01-1970 03:00 İsim Değişince Her Şey Düzelecek mi?  01-01-1970 03:00 Bari Bu Takıma Sahip Çıkın  01-01-1970 03:00 Kızılcıklar’ın Yarım Kalan Şarkısı 01-01-1970 03:00 Bir Şarkının Ardındaki Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00 Canım Kardeşim  01-01-1970 03:00 Futbol Sevgisi 01-01-1970 03:00 Dönence 01-01-1970 03:00 Zamanı Aşan Film 01-01-1970 03:00 Bizde Söyleriz 01-01-1970 03:00 Bir Filmin Gözyaşıyla Yazılan Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Tecrübe Konuştu, Skor Korundu 01-01-1970 03:00 Ya Benimsin Ya Toprağın! 01-01-1970 03:00 Turizm Değil, Taşımacılık 01-01-1970 03:00 Bir Kalbin Eksilen Yarısı 01-01-1970 03:00 Bir Şiirin Ardında Kalan Nesil 01-01-1970 03:00 Aradığınız Akıl Bulunamadı! 01-01-1970 03:00 Notalara Sığmayan Bir Aşk Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yıllardır Aynı Filmi İzliyoruz 01-01-1970 03:00 Amatör Futbolun Görünmeyen Yükü 01-01-1970 03:00 Doğru An, Doğru Hamle 01-01-1970 03:00 Sizler İçin Mücadele Ettiler 01-01-1970 03:00 Kayıp Zamanın Takımı 01-01-1970 03:00 Toprağa Basamayan Nesil 01-01-1970 03:00 Siyah Beyaz Arkadaşlıklar 01-01-1970 03:00 Eskimeyen Hüzün 01-01-1970 03:00 Gençlik Nereye Gidiyor? Şiddet Yeni Neslin Oyuncağı mı? 01-01-1970 03:00 24’e Düşen Şehrin Futbolu 01-01-1970 03:00 Oyuncular Değişiyor, Senaryo Değişmiyor 01-01-1970 03:00