Bir bölgenin ya da bir kentin ihracat gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 14,8 oranında geriliyorsa, buna karşılık yeni sanayi yatırımları neredeyse yok denecek kadar azsa, fabrikaların bacaları eskisi kadar tütmüyorsa, o şehir adına ciddi bir ekonomik alarm verilmiş demektir. Çünkü ihracat yalnızca dış satım rakamlarından ibaret değildir; üretimin, istihdamın, yatırımın ve ekonomik canlılığın en önemli göstergelerinden biridir.
Nitekim açıklanan verilere göre Malatya'nın 2026 yılı ilk yedi aylık ihracatı, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla 29 milyon 811 bin dolar azalmıştır. Bu gerileme, sadece istatistiklere yansıyan bir rakam değil; üreticinin, sanayicinin ve ihracatçının yaşadığı sıkıntının ekonomik tablosudur.
Özellikle Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kuru meyve ihracatında yaklaşık 34 milyon dolarlık kayıp yaşanması, şehrin ekonomik yapısı açısından son derece düşündürücüdür. Bunun yanında su ürünleri, elektrik-elektronik, tekstil ve tekstil yan sanayi, pamuklu dokuma ile deri ve deri mamulleri gibi birçok sektörde de ihracatın gerilemesi, sorunun belirli bir sektörle sınırlı olmadığını; üretim ve dış ticaret ekosisteminin genelinde bir daralma yaşandığını göstermektedir.
Malatya sanayisinin lokomotif ihracat ürünü olan kuru kayısıda yaşanan düşüş ise ayrıca değerlendirilmesi gereken stratejik bir sorundur. Kayısı, yalnızca bir tarım ürünü değil; aynı zamanda Malatya'nın marka değeri, döviz girdisi ve binlerce ailenin geçim kaynağıdır. Bu alandaki ihracat kaybı, zincirleme biçimde üreticiden tüccara, sanayiciden nakliyeciye kadar geniş bir ekonomik çevreyi doğrudan etkilemektedir.
Tam da böylesine kritik bir süreçte, Malatya iş dünyasının en önemli temsil kurumlarından biri olan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası'nın kamuoyundaki gündeminin daha çok seçim tartışmaları etrafında şekillenmesi dikkat çekmektedir. Oysa böylesine zorlu bir ekonomik tabloda kamuoyunun beklentisi; seçim hesapları değil, ihracattaki gerilemenin nedenlerinin ortaya konulması, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve iş dünyasına yol gösterecek somut projelerin açıklanmasıdır.
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası'nın görevi yalnızca üyelerinin idari işlemlerini yürütmek değildir. Aynı zamanda şehrin ekonomik vizyonunu oluşturmak, yatırım ortamını geliştirmek, ihracatın önündeki engelleri tespit etmek ve ilgili kurumlarla koordinasyon sağlayarak çözüm üretmektir. Bu nedenle ihracattaki düşüş karşısında kamuoyunu bilgilendiren kapsamlı analizler yapılması ve sektör temsilcileriyle ortak akıl platformlarının oluşturulması beklenmektedir.
Yerel internet haber sitesi Malatyacadde'de yer alan haberde, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun İYİ Parti Malatya İl Başkanı Serdar Yıldız'ı ziyareti sırasında yaptığı açıklamalar dikkat çekmiştir. Sadıkoğlu, "Bizim derdimiz siyaset değil, Malatya." ifadelerini kullanırken, aynı zamanda mevcut görevini bırakma gibi bir düşüncesinin bulunmadığını da dolaylı biçimde ifade etmiştir.
Açıklamalarının devamında, iki dönemlik görev süresinin pandemi ve deprem gibi olağanüstü şartlar altında geçtiğini vurgulayarak yaşanan ekonomik sorunların önemli ölçüde bu doğa olaylarından kaynaklandığını belirtmiş ve sorumluluğu bu süreçlere bağlamıştır. Hiç kuşkusuz pandemi ve 6 Şubat depremleri Malatya ekonomisi üzerinde ağır tahribat oluşturmuştur. Ancak aradan geçen süre içerisinde yalnızca olağanüstü koşulları gerekçe göstermek, kurumsal performansın değerlendirilmesi açısından tek başına yeterli bir açıklama değildir. Kriz dönemlerinde kurumların temel görevi mazeret üretmek değil, kriz yönetimi kapasitesini ortaya koymak ve çözüm mekanizmalarını etkin biçimde işletmektir.
Sayın Sadıkoğlu'nun "Ticaret ve Sanayi Odası, şehrin ekonomisinin merkezidir." tespiti doğrudur. Ancak ekonominin merkezinde bulunan bir kurumun, ihracattaki ciddi gerilemeyi kamuoyunun ana gündemine taşıması, nedenlerini bilimsel veriler ışığında analiz etmesi ve çözüm odaklı politikalar geliştirmesi de aynı ölçüde önemli bir sorumluluktur.
Öte yandan, "Hiçbir siyasi partiden aday olmayacağız." şeklindeki açıklaması da kamuoyunda farklı yorumlara neden olabilecek niteliktedir. Bu ifadeyle verilmek istenen mesajın ne olduğu açık değildir. Siyasi partilerden kendisine bir teklif geldiğini mi ima etmektedir, yoksa olası tartışmaları önceden kapatmayı mı amaçlamaktadır? Kamuoyunda oluşabilecek spekülasyonların önüne geçebilmek adına bu tür açıklamaların daha açık ve net bir çerçevede yapılması, kurumsal iletişim açısından daha sağlıklı olacaktır.
Bugün Malatya'nın temel meselesi seçim tartışmaları değil; üretimin yeniden güçlendirilmesi, ihracatın artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve istihdamın korunmasıdır. Ekonomik göstergeler, karar vericiler için yalnızca geçmişi anlatan istatistikler değildir; aynı zamanda geleceğe ilişkin erken uyarı mekanizmalarıdır. İhracatta yüzde 14,8'lik gerileme, özellikle stratejik sektörlerde yoğunlaşıyorsa, bu durum ticaret erbabını ve sanayicinin sorunlarının derinleşmeye başladığının önemli bir işaretidir. Böylesi dönemlerde ticaret ve sanayi odalarının asli görevi seçim kulisleri yapmak ve seçim atmosferini yönetmek değil; Çözüm üretmek, sorunları kamuoyu ile paylaşmak, veri temelli analizler üretmek, sektörlerin rekabet gücünü artıracak politikaları geliştirmek, yatırımcı güvenini yeniden tesis etmek ve kamu kurumlarıyla özel sektör arasında etkin bir koordinasyon sağlamaktır.
Adil.dogan444@gmail.com
Sosyal İletişimci