"SİYASETÇİ Mİ DEDİNİZ? HADİ ORADAN!
Siyaset, özü itibarıyla toplumun ortak menfaatini gözetmek, halkın refahını artırmak, adaleti tesis etmek için yapılır. Kimi zaman uzlaşı, kimi zaman ise mücadeledir. Ancak görüyoruz ki siyaset, asli kimliğinden koparılarak kişisel çıkar, makam hırsı ve ayak kaydırma sanatına indirgenmiş.
Malatya’da ortaya konulan siyaset tarzı, ne yazık ki bu yozlaşmanın tipik bir örneği. Kendisini “siyasetçi” diye pazarlayan bazı isimler, rakip gördükleri insanları itibarsızlaştırmak için iftiranın, karalamanın, dedikodunun her türlüsünü mubah sayıyor. Onların gözünde siyaset, millete hizmet değil, makamı korumak ve rakibi tasfiye etmektir. Bu anlayış, ne demokrasiyle bağdaşır ne siyaset ahlakıyla, ne de insanlıkla.
Hele ki bir kadın olarak siyasette var olmaya çalıştığınızda, çoğu zaman görünmez iplerle kontrol edilmeye çalışılırsınız; fikirleriniz küçümsenir, başarılarınız gölgelenir, ayağınız itinayla kaydırılmaya çalışılır.
Erkek egemen oyunların sahasında, kadın siyasetçi her adımda tuzaklarla karşılaşır. Ancak bir kadın engellere rağmen varlığını ilan ettiğinde, bu oyunların tüm sahtekârlığını ortaya çıkarmasını bilir. Ayağını kaydırmak isteyenler, aslında kendi çürümüşlüğünü açığa çıkarır; kadın ise siyaseti, hak ettiği yerden yeniden kurmayı başarır. Çünkü, isteseniz de istemeseniz de kadın varlığıyla siyasette koskoca bir devrimdir.
Peki, şimdi siyaset nedir, ne değildir diye soralım mı, ne dersiniz?
Siyaset; halkın sorunlarını çözmek için fikir üretmektir, kişisel ikbal uğruna yalan üretmek değil. Bu da zaten siyaset değil, çapsızlıktır.
Siyaset; rakibinle projelerde yarışmaktır, rakibini itibarsızlaştırmak için yanına adam yerleştirip, içeriden haber alarak kumpas hazırlığı yapmak değil. Bu da zaten siyaset değil, alçaklıktır.
Siyaset; insanın yükünü hafifletmektir, insanın sırtına basıp koltuğa tırmanmak değil. Bu da zaten siyaset değil, utanmazlıktır.
Siyaset; ortaya vizyon koymaktır, dedikodu yapmak değil. Bu da zaten siyaset değil, maskaralıktır.
Siyaset; omurgalı durmaktır, menfaat uğruna eğilip bükülmek değil. Bu da zaten siyaset değil, kişiliksizliktir.
Siyaset doğruluktur; yanınızdaymış gibi görünüp aslında hainlik etmek değil. Bu da zaten siyaset değil, ahlaksızlıktır.
Siyaset; şehre yatırım kazandırmaktır, koltuğu yatırım gibi görmek değil. Bu da zaten siyaset değil, açgözlülüktür.
Siyaset; halka umut vermektir, halka umutsuzluk aşılamak değil. Bu da zaten siyaset değil, acziyettir.
Siyaset; rakibinle yüz yüze tartışmaktır, arkadan iftira atmak değil. Bu da zaten siyaset değil, zavallılıktır.
Siyaset; şehrin geleceğini düşünmektir, kendi geleceğini garantiye almak değil. Bu da zaten siyaset değil, bencilliktir.
Siyaset; dürüstlüktür, sinsilik değil. Bu da zaten siyaset değil, onursuzluktur.
Bugün Malatya’da ve başka birçok yerde, erdemli siyasi anlayışın yerini şahsi çıkarların kirli hesapları almış durumda.
Kendisini büyütmek için başkasını küçültmeye çalışan, kendine yol açmak için başkasının ayağına çelme takan bu zihniyet, aslında en çok siyasetin kendisine zarar veriyor. Çünkü insanlar, bu kokuşmuş oyunları görüyor ve siyasete olan güvenini yitiriyor.
Onlar kurdukları tuzakları bizim bilmediğimizi, anlamadığımızı sanıyorlar, fakat çok yanılıyorlar!
Ve onlar şunu hiçbir zaman unutmasın ki; bu yaptıklarını bizler asla unutmayacağız.
O kazandıkları makam koltukları nasıl olsa gelip geçecek ama bu ucuzluklarının izi üzerlerinden hiçbir zaman silinmeyecek.
Bizler onları siyasetçi olarak değil, “siyaset adı altında siyaseti, nezaketi, insanlığı kirletenler” olarak bileceğiz.
Bu çirkeflikleri ise ömür boyu üzerlerine kara bir leke gibi yapışıp kalacak."
Asuman Sarıtaç
Maldia Ortak Akıl ve İrade Derneği Kurucu Başkanı







