Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Derneği (BİLSAM) Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda İnönü Üniversitesi öğretim görevlisi olan Prof. Dr. İbrahim Gezer, BİLSAM raporunda Malatya’da kayısı üretimi, dünya pazarında ki payı ve yatırım süreçlerine ilişkin verileri açıkladı.

Kayısının son yıllarda üretim artışının durduğunu belirten Gezer, Malatya’nın dünya pazarındaki liderlik payını kayıp etme riski ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

“Rapor, Bir Politika Belgesine Dönüşsün İstedik”
Programda, raporun hazırlık süreci hakkında bilgilendirmelerde bulunan Prof. Dr. İbrahim Gezer, BİLSAM olarak yıllardır araştırma raporları hazırladıklarını ifade ederek; “Bizim kayısı ile ilgili ilk çalışmamız 2009 yılında yine “Malatya Kayısı Raporu” diye çıkmıştı. Ama bu raporumuzun adı da “Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu”.  Riskler, tehditler ve fırsatlar başlığı ile isimlendirdik.” dedi.

Raporun hazırlık sürecinde katkıda bulunan kişi ve kurumları da isim isim anan Prof. Dr. Gezer, 14 kişilik yazar grubu ile kayısı konusunda üretim, ticaret ve çeşitli etkinliklerde bulunan 30 kişilik çalıştay grubu oluşturarak, yaklaşık iki ay süren çalışmaların sonucunda raporu elli sayfada tamamladıklarını ifade etti.

Malatya Kayısı Raporu ile ilgili temel hedeflerinin bir politika belgesi hazırlamak olduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim Gezer; “Kayısı ile ilgili sorunları derleyen toparlayan ve bugün dikkat çekmek istediği alanları ortaya koyan kayısıda yaşanılan sorunları, üreticilerin yaşadığı sorunları ve bunlara çözüm önerileri. Özellikle beş tane stratejik amaç belirledik. O stratejik amaçları gerçekleştirecek bir yirmi kadar stratejik hedef belirledik. Ve o hedefleri sahaya dökebilecekte bir yirmi kadar da eylem planı yaptık. Bunları hangi kurum ne yapacak, nasıl yapacak bunları tek tek ortaya koyduk. Bir yol haritası ortaya çıkarmış olduk. Sadece bir vizyon önerisi yada bir strateji belgesi olmanın ötesinde bir yol haritası, bir politika belgesine de dönüşsün istedik. Malatya’da kayısı konusunda ne yapılacak dendiğinde Türkiye hatta dünyada nerden başlanacak dendiğinde elimizde artık bir yol haritası var. Buna uyulduğu zaman süreç tıkır tıkır işler” Dedi.

“Her On Yılda Bir Katlanarak Artan Kayısı Üretimi Durdu, Çok Ciddi Riskler Var!”
Malatya İlkgün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Bülent Yalvaç’ın Malatya’nın Dünya Kayısı Başkenti olarak anılması ve bunun Malatya’ya yansımaları üzerine bir sorusunu cevaplayan Prof. Dr. İbrahim Gezer kayısı üretiminde ki ilginç bir gelişmeyi de gözler önü serdi. Gezer, 2010 yılından bugüne yıllık kayısı üretiminin nerede ise hiç artmadığını söyledi.

Bülent Yalvaç; “Biz Dünya Kayısı Başkenti ifadesi iddialı bir ifadeyi ortaya koyuyoruz. Biz bu iddialı ifademizin altyapısını oluşturacak bir Malatya yaşatabildik mi? Yani Malatya’ya gelen birileri Malatya’ya geldiğinde ben kayısının başkenti Malatya’ya geldim diyebileceği bir alanda biz kayısıyı sunabildik mi? Dünya kayısı başkenti unvanına uygun olacak stratejiler yapabildik mi bugüne kadar?”

Prof. Dr. İbrahim Gezer; “Malatya insanının kayısı konusunda büyük bir farkındalığı ve hassasiyeti var. Kayısı Malatya ile özdeşleşmiş bir ürün. Malatya’da kayısı ile özdeşleşmiş bir şehir. Dünyada herhalde çok az bir örneği vardır. Bir ürünle bir şehrin bu kadar özdeşleştiği bu kadar paralelleştiği çok az örnek vardır. Dolayısı ile kayısı Malatya için çok önemli bir ürün. Stratejik önemi de var Malatya açısından. Hatta Malatya’nın ilk birinciliği, Türkiye’nin birinciliği elli yedi yıl öncesine dayanıyor. 1967 yılında biz bunu İspanya’dan devralmışız. Bundan önce İspanya hatta ondan önce Amerika Birleşik Devletleri dünya kayısı üretiminde Kaliforniya bölgesi iddialı.

67’de birinciliği almışız. 1967’de Türkiye’nin üretimi 2700 ton kuru kayısı üretimimiz. Bu hali ile birinciliği almışız. Aldıktan sonrada her on yılda bir üretimimiz, yüzde yüz yüzde iki yüz katlayarak gitmiş. 10 tonsa yirmi ton olmuş, 30 bin ton olmuş. Katlaya katlaya 2010 yılına kadar gelmişiz. 60’dan 2010’a kadar bu aradaki elli yıllık sürede Malatya Kayısıya gerçekten toplumsal planda sahiplik etmiş, yeterince eğilmiş, üretimini artırmış ve her on yılda bir üretimi ikiye üçe katlamış.

2010 yılında bir anda işler durmuş. 2010’dan sonraki artış yüzde 2 yüzde 3 hatta belki neredeyse sıfır. Yani artık hiç artmıyor kayısı.  Ve şimdi raporu gündeme almamızın sebeplerinden birisi çok ciddi riskler var yani üretimden çekilme riski ile karşı karşıya şuanda.”

“Malatya’yı Meyve Cennetine Dönüştürebiliriz”
Bülent Yalvaç’ın alternatif ürün çalışmalarının sebebi kayısıda ki gelir düşüşü mü şeklinde ki bir sorusuna, kayısı alternatifi olacak bir ürün değil ancak ikamesi olabilir diye cevap veren Gezer, Malatya ikliminin çeşitli ürünler yetiştirmeye müsait olduğunu belirterek Malatya’yı meyce cenneti yapabiliriz dedi.

Bülent Yalvaç; “Bir dönem alternatif ürün arayışı vardı. Bundan kaynaklanabilir mi bu ifade ettiğiniz durgunluk?”

Prof. Dr. İbrahim Gezer; “Alternatif değil de ikame ürün daha anlamlı oluyor. Kayısıya biz niye alternatif arayalım. Kayısı Malatya’nın önemli bir markası. Ama şu yapılmalı hani derler ya bir çiçekle bahar gelmez diye Malatya’yı tam bir meyve cennetine dönüştürebiliriz. Malatya’nın iklimi falan buna çok müsait. Farklı alternatifler üretebiliriz. Hatta bu da yetmez. Yani şunu da söylemek lazım bir ürünle, tek başına bir ürünle yirmi birinci yüzyılda yapay zekânın işte biyoteknolojinin bu kadar geliştiği robot teknolojilerinin bu kadar geliştiği bir dönemde tek bir tarımsal ürünle bir şehri bir yere taşımamız çok zor.”

“Cefasını Biz Çekiyoruz, Sefasını Başkaları Sürüyor.”
Malatya’da yaş ve kuru kayısı üretimi dışında kayısıda sanayi yatırımı yapılmadığını vurgulayan Yalvaç’ın Malatya’da neden farklı sektörlerde kayısı üretimi yapılmıyor sorusuna ise Gezer, cefasını biz çekiyor, sefasını onlar sürüyor diyebiliriz dedi.

Bülent Yalvaç; “Kuru kayısı üretimin dışında Malatya’da bir sanayi ürününe dönüştürebilsek. Marmelat sektöründe kullanılıyor ilaç sektöründe kullanılıyor. Sanayi de kullanılıyor bunların hiçbirinin Malatya’ya yansıması yok. Biz sadece kuru kayısı yâda yaş kayısı satışı yapıyoruz.”

Prof. Dr. İbrahim Gezer; “Yani cefasını biz çekiyoruz, sefasını başkaları sürüyor da denilebilir. Dolayısı ile Malatya’nın tarımsal sanayide hızlıca mesafe alması gerekiyor. Malatya’nın tarımı var ama tarımsal sanayimiz yok denilecek düzeyde. Bu kadar öne çıkmış bir üründe Malatya olarak gereğini yaptık mı?”

“Coğrafi İşaret Belgesi Alma Olayından Sonra Kayısımızda Tek Bir Kuruş Ekstra Gelir Elde Edemedik.”
Malatya’da kayısı üretiminin Coğrafi İşaret Belgesi’ne kavuşturulmasının gelire olumsuz etki ettiğini söyleyen Gezer, kayısımızda tek bir kuruş ekstra gelir elde edemedik dedi.

Prof. Dr. İbrahim Gezer; “Coğrafi İşaret Belgesi de aldık. Ama bunu yeterince tanıtabildik mi maalesef bunun cevabı evet değil. Şundan dolayı evet değil; 2002 yılında kayısıya Coğrafi İşaret Belgesi alındı. 2017 yılında da Avrupa Birliği düzeyinde de Coğrafi İşaret Belgesi alındı. Yani bu uluslararası bir düzeyde de tescil edilmiş oldu. Ama ilginç bir şey söyleyeyim Bülent Bey, bu her iki dönemde ki Coğrafi İşaret Belgesi alma olayından sonra kayısımızda tek bir kuruş ekstra gelir elde edemedik. Hatta ilginçtir o iki belgeden sonra gelirimiz azaldı.

Malatya’nın elliden fazla alanda tescil belgesi var. Malatya olarak kendimiz eleştirmemiz gereken yâda şöyle bir aynanın karşısına geçip kendimize hesap sormamız gereken bir şeyle karşı karşıyayız. Demiz lazım ki ya bu kadar üründe Coğrafi İşaret Belgen var. Tamam da bu ne işe yarıyor? Nerede ise sıfıra yakın bir katma değeri var. Oysa ben İtalya’da bir örneğini görmüştüm. İtalya’nın 8 bin kişilik bir kasabası. Bizim Şahnahan’dan biraz daha büyük gibi düşünün. Bir tane kendilerine has bir Coğrafi İşaret Belgesi almışlar. Kendilerine has bir pastırmaları var. Oradaki gelirlerini sormuştum. O dönemde bizim Malatya’nın kayısıdan aldığı gelirden hemen hemen aynı hatta bir miktar daha fazlaydı. Düşünebiliyor musunuz 8 bin kişilik bir kasaba 800 bin kişilik bir şehrin dünya markası kayısıdan kazandığından daha fazla kazanıyor bir pastırmadan.  Onu sistematize etmişler. Kalite standartlarını belirlemişler, üretim zincirlerini belirlemişler, üreticilerini örgütlendirmişler, standart bir üretim yapıyorlar. Belli bir kaliteyi tutuyorlar.”

 “Kaçak Kayısı Varsa, Örgütlenme Sorunun Var Demektir”
Son günlerde Türkiye’ye kaçak yollardan kayısı getirilerek Malatya Kayısı adı altında satıldığına dair iddiaları da programda dile getiren Bülent Yalvaç’ın sorusuna, Prof. Dr. İbrahim Gezer, Malatya kayısısının standartları Coğrafi İşaret Belgesi ile tescillenmiş durumda buna rağmen böyle bir sorun yaşanıyorsa ortada bir örgütlenme sorunu vardır diyerek yanıtladı.

Prof. Dr. İbrahim Gezer; “Dışardan kayısı gelip gelmemesinden daha öte bir şey önemli olan şu o kayısılar gelip Malatya kayısı adıyla satılıyorsa asıl sıkıntı bu. Bu önlenemiyorsa bu bizim sorunumuz. Malatya’nın sorunu yâda Türkiye’nin sorunu. Yoksa bugün dünyada serbest pazar var. Herkes ürününü istediği yere götürüyor. İstediği yerde satabilirler. İstediği yerde ticaret yapabilirler. Ama biz kendi ürünümüzü aldığımız o Coğrafi İşaret Belgesi ile hukuki bir garanti sağlıyor sana. Onun o özelliklerini belirlemiş o belgeyi verenler. Diyor ki, Malatya Kayısısı şu şu özelliklere sahiptir. Sen o özelliklere sahip olmayan bir kayısının satılmasına müsaade ediyorsan yâda buna göz yumuyorsan yâda engelleyemiyorsan o zaman senin örgütlenmenle ilgili, senin duyarlılığın ile ilgili senin yol alman ile ilgili bir sorun var demektir.”

“Kurumsal Bir Yapılanmamız Yok, En Önemli Sorun Bu Şuanda”
Kayısı üreticilerinin sorunlarını da program içerisinde dile getiren BİLSAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Gezer, kayısıda üreticilerin ve şehrin yaşadığı en önemli sorunun kayısı üzerine panlı bir çalışma yapacak kurumsal bir yapılanmanın olmaması olduğunu söyleyerek Malatya Valisi Seddar Yavuz öncülüğünde kurumsal bir yapılanmanın başlatıldığının da müjdesini verdi. 

Prof. Dr. İbrahim Gezer; “Ben genel anlamda baktığımda bugün kayısı ile ilgili en temel sorun nedir diye sorulduğunda tabi üreticilerin yaşadığı ciddi sorunlar var. İşte kendimde bir yöneticiyim. Her şey yolunda giderken bir anda bir don hadisesi yaşanıyor ve her şey sıfırlanıyor. Çok sorunlarımız var ama bunların hiçbiri çözülemez sorun değil. Bunların hepsinin tedbirleri var. Ama bunlarla ilgili yeterli örgütlenmemiz yok. Örneğin bir kurumsal bir yapılanma yok. Kendisini kayısıdan birinci derece sorumlu hissedip, kayısı ile ilgili çalışmaları şöyle bir yol haritası çıkarılıp yâda çıkarılmış yol haritalarını izleyecek bir kurumsal yapılanmamız yok. En önemli sorun bu şuanda.

Hatta biz raporumuzda ki öne çıkardığımız en önemli başlıklardan beş tane stratejik amaçtan birisi bu. Onu da kısmen sağladık. Sağ olsun sayın valimiz bu konuda bir duyarlılıkta gösterdi ve talimatta verdi. Bir şey oluşacak hemen kurumsal bir yapı yeniden şekillendirilecektir. Önümüzde ki günlerde çalışmalara başlayacak. Dolayısıyla rapor bir anlamda karşılığını bulmuşta oldu bu yönü ile.”

“Malatya’da Zengin Fakir Arasındaki Gelir Farkını Kayısı Dengeliyor” 
Programın devamında Malatya’da zengin fakir arasındaki gelir seviyesini kayısı üretimin dengelediğini belirten Gezer, Malatya’nın gelir dengesi bakımından Türkiye ortalamasından iyi olduğunu dile getirdi.

Prof. Dr. İbrahim Gezer; “Allah vergisi bu nimeti taşıyabileceğimiz yere kadar taşıyalım biz.  Yani o potansiyeli, potansiyel enerjiyi kinetik enerjiye dönüştürelim. Mobilize edelim. Harekete geçirelim. Hani ne kadar olursa. Her şey tabiki dünyada kayısıdan ibaret değil ama biz kayısı sonuna kadar o potansiyelini harekete geçirmiş olalım ve yapılacak çok şey var.  Yani bu Malatya’nın ekonomisine çok katkı sağlar. Kültürüne çok katkı sağlar. Bakın Malatya Türkiye’de ekonomik açıdan çok sıkıntı yaşayan illerden biri olmasına rağmen Malatya’da zengin fakir uçurumu Türkiye ortalamasından daha iyi durumda. Bunun önemli sebeplerinden birisi kayısı. Kayısı da belki çok fazla para kazanmıyoruz ama yılda 300-500 milyon Dolar o taban yayıldığı için zengin fakir arasında ki uçurumu önemli oranda törpülüyor.” 

Malatya İlkgün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Bülent Yalvaç’ın hazırlayıp sunduğu ve İlkgün Tv Youtube kanalında yayınlanan Malatya Görünüm programında raporla ilgili diğer detayları da ayrıntıları ile dile getiren Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Derneği (BİLSAM) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Gezer, ilerleyen süreçlerde BİLSAM olarak gerek kayısı gerekse de Malatya’nın diğer ekonomik sorunlarıyla ilgili olarak çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.

Advert Advert