Özellikle rezevr alan konusunda çok ciddi i işler yapıldığına dikkat çeken Vali Yavuz, 2026’nın ortalarından itibaren şehrin önemli ölçüde rahatlayacağını ve Malatya’nın bu inşa döneminde ‘olumlama’ ihtiyacı olduğunu ve sonuçtan çok büyük mutluluk duyulacağını vurguladı. Malatya'ya geldiğinizde şehirde nasıl bir tabloyla karşılaştınız? İlk gözlemleriniz neydi?

VALİ YAVUZ : Öncelikle hayatımı kaybeden tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Halen rehabilitasyon süreci devam eden kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. 6 Şubat asrın felaketi sadece ilimizi değil 11 ilimizi, ilçelerimizi, köylerimizi etkiledi. Dahası ülkemizin ekonomisini ciddi şekilde etkileyen önemli bir felaketti. Diğer taraftan da can kayıpları elbette geri getirilemez ama aslında anılarımızı bir ölçüde kaybettik. Geçmiş bağımızla ilişkili, özellikle tarihî ve kültürel varlıklarımız da ciddi zararı gördü. Eğitim altyapımız, hakeza, ulaşım altyapımız zarar gördü. Malatya, Hatay'dan sonra en fazla yıkımın olduğu şehirlerden bir tanesi, çok şükür ki can kaybı az. Özellikle Malatya'yı diğer şehirlerden ayıran bir başka özellikse şehrin merkezinin ciddi bir zarar görmesi, ticaret ve konut alanlarında kullanılmaz hâle gelmesi ve aralarda da göreceli olarak yıkılmayan az hasarlı binaların olması. Dolayısıyla bütünsel bir planlama, proje üretebilmek bakımından da rezerv alanı ilan ederek buradaki az hasarlı ya da hasarsız binaların bir şekilde yıkılarak geleceğin mimarisini oluşturabileceğimiz, bir mimar ve inşa faaliyeti ortaya koymak gerekiyordu. Sanıyorum ben geldiğimde de Malatya'daki en büyük sorunlardan bir tanesi şehir merkezindeki rezerv alanlarda bir türlü istenen inşaata başlanamaması, özellikle rezerv alanlar konusunda vatandaşın ikna edilememesi, bu konuda kamuoyunda yanlış ve provokatif paylaşımların sürekli yer alması idi. Tabi öncelikle bu algının bir şekilde kırılması, rezerv alanın aslında hem bireysel olarak hem de şehrin geleceği açısından çok faydalı bir iş olduğunu, vatandaşın bu büyüklükteki imar ve inşa faaliyetlerini yapamayacağı, yapsalar bile gelecekte arzu edilen bir şehir mimarisi ortaya konamayacağını aslında ikna etmekti. Bu anlamda da direnç merkez de hepinizin bildiği gibi Kışla Caddesi'ydi. Ben buraya atanır atanmaz şehrin değerlerine baktım, tıkanıklıklarını gördüm, nedir sorun diye ona da baktım. Geldiğimiz ilk gün zaten dikkat ederseniz çok az randevu, çok hızlı bir saha gezisi hâlinde oldum. Yani 15 günde neredeyse şehirde gezilebilecek ya da gezilmesi gereken birçok alanı, imar ve inşa faaliyetlerini gezdik. Bu anlamda da bütün enerjimizi açıkçası rezerv alanların boşaltılmasına verdik ve yaklaşık 68 rezerv alanda 400 hektar alan boşalttık. Bu, gerçekten tarihî bir başarıdır özü itibariyle. Biz gelmeden önce 1350 konutun sadece rezerv alanda ihalesi yapılabilmiş ve 350'sinin inşaatına başlanabilmişken üç ayın sonunda bu rakam yaklaşık 40 bin civarına çıktı. Dolayısıyla burada Sayın Cumhurbaşkanı’mızın güçlü liderliği, Bakanımız Sayın Murat Kurum'un şehrimize her ay gelerek burada sokak sokak liderliği, Bakanımız oldu. Dediğim gibi Büyükşehir Belediyemiz ve valiliğimizin tam iş birliği ve koordinasyon içerisinde çalışmasıyla ve özellikle de valiliğimizin yıkımlar konusundaki aldığı öncü ve riskli kararlar ile şehrimizi belirli bir noktaya getirdik. Bu anlamda rezerv alan konusunda yapmış olduğum çalışmayı ileride Malatyalı hemşerilerimizin takdirle karşılayacağına inanıyorum. Bittiğinde, özellikle teslim ettiğimizde, özellikle torunlarımıza ve çocuklarımıza güzel bir şehir bırakabileceğimizi düşünüyorum. Bunun için de bundan fevkalade mutluyum. Bugün itibarıyla ayrıca şöyle bir konu da vardı. Kırsalda özellikle yer seçilemeyen, anlaşılamayan çok sayıda yerde kırsala odaklandık ve kırsalda yer seçim işlemlerini bitirdik ve buralarda da inşaatlara başladık. Dolayısıyla yer seçimleri konusunda kırsalla ilgili de çeşitli sıkıntılarla o dönem karşı karşıyaydık. Bu ara özellikle ağır hasarlı binaların yıkımı konusunda ilçelerden, 2020 depreminden kalan yıkımlar vardı; onlara bir göz diktim. Dolayısıyla vatandaşlarımıza güzel bir şehir bırakmak için ilk günden itibaren çalışıyoruz. İletişime çok özen gösterdik ve devletin bu konuda kararlı bir duruş sergileyeceğini ve her ne olursa olsun bu işi başaracağını defaatle tekrar ettik. İfade ettiğim gibi aslında direkt kamuoyuna yönelik olarak kaynağımız var, projemiz var, yapacak irade bir gücümüz var gibi sürekli kamuoyuna güven veren bir yaklaşım ortaya koyduk. Diğer bir tarafı da şehrin güvenliğine, özellikle uyuşturucu başta olmak üzere zehir tacirleri, çete-mafya, motosikletle tarama, araç yakma, iş yeri kurşunlama gibi şehrin huzur ve güvenine kasteden yapılara yönelik olarak da Malatya tarihindeki en dikkatli ve cesur adımları attık ve bunları şehirden temizledik. Ve şunu söyleyebilirim, sadece inşa ile olmuyor bu, sokakların da düzeltilmesi lazım. Bu anlamına baktığımız zaman biz şu anda, örneğin evden hırsızlıkta 2022'ye göre %60 daha iyiyiz. Asayiş olaylarında yine 2022'ye göre bu şehir daha güvenli. Yani Malatya'yı inşa ederken diğer taraftan da özellikle asayiş, terör, kişilere karşı, mallara karşı işlenen suçlarla da bariz bir iyileşme sağladık ve buna çok ciddi konsantre olmuş durumdayız.

Bununla ilgili bir özel planlama var mı? Yani bu olumsuzlukların gelecekteki Malatya'ya yansımaması açısından çok farklı tedbirler ve önlemlerle çalışma var mı?

VALİ YAVUZ : Şüphesiz… Şöyle söyleyeyim, biz şehri imar ve inşa ederken diğer taraftan da işin sosyal tarafını özellikle ihmal etmeye özen gösteriyoruz. Yani okullarda, mesela şu anda biz geçen yıl proje uyguladık. Özel nedenlerin engelleriyle mücadele projesi diye. Bu proje aslında başta bağımlılık olmak üzere sevgi ve şefkat yoksulluğundan kaynaklı oluşabilecek, depremin de etkilerinazaltacak, psikoloji ve psikiyatrik vakaları azaltma girişimidir. Bununla ilgili 8 bin öğrencimizle meşgul olduk. Yaklaşık 5600 hamimiz var. Bu çocuklarımıza bir özgüven kazandırma, sorun çözüm becerisi oluşturma ve kendine değerli hissettirme. Projemiz bu. Bu, zaten bana ait bir proje ve şu anda akademik literatürde de benim ismimle yayımlanmış bir proje. Hem hami boyutunda hem de diğer tarafıyla. Kocaeli Üniversitesi Psikiyatrik Bölümü bununla ilgili bir çalışma yaptı. Bu sefer şu anda yine devam edeceğiz buna. Çocuklarımızı, özellikle gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzaklaştıracak, iyi insan, iyi vatandaşı hâline getirecek ve bu çocuklarımızı daha suça sürüklenmeden ellerinden tutabilecek bir proje yürütüyoruz. Dolayısıyla sadece polisiye tedbirleri değil, bunun yanında risk grubu diye tabir ettiğimiz risk faktörü barındıran çocuklarımızı rehberlik servisleri tespit ediyor. Dolayısıyla bu projenin yıl sonu galasını da yaptık. Yine şimdi eğitim-öğretim yılı başlar başlamaz buna çalışacağız. Genelde dışarıda, yani depremden sonra şehri terk edip gitmiş olanlar ve şu anda şehirde yaşayıp ilk depremiyle ilgili tereddüt yaşayanlar şehrin imarının ötesinde bu ifade ettiğiniz süreci de çok dikkatli takip altındalar.

Şehir nereye doğru evriliyor, nereye doğru yöneliyor? Şehir gelecekte binalar olarak ayakta olacak ama sosyal, kültürel anlamda yaşanabilir bir şehir olacak mı?

VALİ YAVUZ : Açıkça söylüyorum, önce bu şehirde yaşayan insanlar bu şehri olumlamalı. Bu şehirde yaşayan insanların bir bölümü her gün bu şehrin markasını aşağı çekmek yerine Malatya markasını yukarı çekecek bir kabul içerisinde olmalı. Malatya’da asayiş kötü, diyorlar. İşte, söylüyorum; 2022’ye göre durumumuz iyi. Uyuşturucu patladı, çatladı; diyorlar 2022'den iyiyiz. Anlatabildim mi bilmiyorum. Yani şimdi insanlar rakamlarla konuşmayı değil sokaktaki Ahmet Ağa'nın ağzıyla durum değerlendirmesi yapıyor. Şimdi ben rakamları ortaya koyuyorum. 2022 yılında ilk 8 ayda ne olmuş? 2025'te 8 ayda bu bahsettiğimiz göstergelerde neredeyiz? 2020'de neyiz? Şimdi felaket tellallığından vazgeçmek lazım, bunu açıkça söylüyorum. Şimdi şöyle düşünün, bir tüccar her gün malını kötüleyerek nasıl ticaret yapmayı hedefliyor ki? Ya çete mafya var mı şehirde ben geldim de. Kaç tane adamın dövüldüğünü, kaç tane adamın yeri kurşunlandığını, ne kadar adamın malına çöküldüğünü bu şehir bilmiyor mu zannediyorsunuz? Biliyor mu bilmiyor mu? Yok kardeşim, bilmez olur mu? Peki bugüne kadar niye yapamadınız bunu? Yaptık işte. 50 kişi tutuklu şu anda. 50 kişi içeride.

Şehrin şu anki tablosuna baksanız bu işin daha da iyi noktalara gitme ihtimali var mı? Zemin de ona uygun gibi.

VALİ YAVUZ : Bakın suça sürüklenen çocuk diye bir şey yok. Çünkü 12-15 yaş arasındaki çocuklar bunları kazanıyor ve bunları insanlara vurduruyor. Sadece bizde değil, Avrupa ve Amerika da aynı durumda şu anda. Suça sürüklenen kavramını komple değiştirmeliyiz. Suça sürüklenen dediğimiz aslında suça sürükle de birkaç insan daha vur demektir bu. Ağır bir müeyyideler getirilmeli. Vebu yol kapanmalıdır. Bakın şu an Türkiye gündeminde tartışılıyor bu. O yüzden şunu söylüyorum. Ben Malatyalılara şunu diyorum. Önce şehrinize sahip çıkın. Malatyalılara sahip çıkmak, her gün yapılan işi kötülemekten geçmiyor.

Şöyle bir hava mı var şehirde? Güzel işlerin yapıldığını anlatıyorsunuz her platformda ama sanki karamsar hava şehre hâkim gibi.

VALİ YAVUZ : Önce yıkımı kabul edeceksin. Deprem oldu kardeşim, diyeceksin; kabul edeceksin. Ben hastayım, diyeceksin önce. Ben hastayım diyeceksin ki tedavi edeyim seni. Yani büyük yıkım var ve bunları da şu anda şehir merkezine teslim edebilmiş değiliz. Teslim edebilsek bu tartışma kalmayacak. Ben mesela Kışla’yı, Saray’ı teslim etmiş olsam; çarşıyı örneğin böyle eksiği noksanı teslim etmiş olsam. Bugün şimdi OSB'leri kaldırmış olsam... 30 metrelik yolda insan yürüyorsa başka bir şey konuşacak. Ama şu anda OSB'yi kaldıramıyorum. İnşaat devam ediyor. Bunun için şunu söylüyorum. Eşrafın devreye girmesi lazım. Bu şehrin eşrafı topa girsin. Eşraf sokak dalkavukluğuna soyunmasın, halk dalkavukluğuna soyunmasın. Tamam mı? Bu buranın felaketi olur. Yani şimdi yaşadığınız şehri her gün kötüleyerek bu şehirde nasıl bir yaşam biçimi bekliyorsunuz ki? Güvenlikse size şöyle diyorum. 2022’den iyiyiz biz. Her türlü tartışırım sizinle. Devletin rakamları yalan söylemez yani. 2020'de asayiş kaç tane olmuş? Buraya koyarım. Bak şimdi koyarım. Uyuşturucu da dâhil. Trafikten rahatsızım. Trafikte istediğim başaryıı elde edemedim. Tüm baskıma rağmen, tüm ceza yazımına rağmen, denetlemeye rağmen trafikte istediğim başarıya gelemedim. Biz her şeyi başardık, demiyoruz zaten. Olmadığımızı da söylüyoruz. Televizyonda da söyledim. Canlı yayında da söyledim trafikte istediğim başarıya elde edemedik diye. Çünkü kuralsızlık algısı oluşmuş. Depremden sonra trafik denetimi yapılmadığı için ters yönden, sağdan, soldan… Ya adam bana yol vermiyor. Tamam mı? Yani adama çalışıyorsun, sağ şerit boş. Benim hızlı gitmem lazım. Adam yol vermiyor. Göre göre vermiyor. Deprem şunu de değiştirdi. Tavırlar ve davranışlarla ilgili çok farklı bir kitleyle karşı karşıyayız. Bunlar önemli değil. Bakın imar ve inşaat faaliyetleri bittiğinde bu şehir yoluna girer. Ama tekrar söylüyorum olumlamaya ihtiyacımız var. Bak bunu özellikle söylüyorum. Olumlama… Olumlama... Hep eksik görme değil, iyileri de görebilmek lazım. Yani bu şehirde imar inşaat faaliyetleriyle de konuşmak lazım. Bunu hiç konuşmadan “Şehirde hiçbir şey olmadı, şehir kötü, şehir yıkıldı…” demek olmaz. Şehri yeniden inşa ediyoruz yani. Bu gerçeği göz ardı ederek yaptığın her söylem gerçekçi değil çünkü.

Çok önemli şehirlerde görev yaptınız. Şimdi yıkılmış bir şehrin yeniden ayağa kalkış sürecinin sorumluluğunu üstleniyorsunuz. Kırgınlıklarınız var ama sonuçta bu şehrin insanlarından öte siz bütün projelere hâkimsiniz. Bu zorlu sürecin sonunda nasıl bir Malatya olacak biliyorsunuz, tahmin edebilirsiniz. Bizleri bu sürecin sonunda nasıl bir Malatya bekliyor?

VALİ YAVUZ : Şimdi ben Malatya'yı hep doğunun başkenti olarak görüyorum. Kabulüm de budur. Yani Malatya, cazibe merkezidir bu bölgenin. Bunu da destekleyecek kurumlar var işte. Üniversitesi gibi, Turgut Özal Tıp Merkezi gibi, 2. Ordu Komutanlığı gibi, tekstildeki başarısı gibi, önemli bilim insanları, iş insanları gibi çok eğitimli bir altyapısı olan bir şehir. Dolayısıyla batıdan gelen insanlar bile burada gelip, emekli olup buraya yerleşiyorsa burada bir vasıf var demektir. Benim memleketim Eskişehir de böyle. Gelen memur, emekli olup gitmez; oraya yerleşir. Şimdi bu vasfını biz tekrar kazandırmak istiyoruz. Biz bugünün Malatya'sını değil geleceğin Malatya'sını inşa ediyoruz. Bir daha söyleyeyim bak bunu. Hatta bizim sloganımız şu: Gözlerinize inanacağınız bir Malatya inşa ediyoruz. Size değil çocuklarınıza ve torunlarınıza bir Malatya inşa ediyoruz. Bunda çok iddialıyım. Dolayısıyla bunu çıktığım her kürsüde söylüyorum. Ama buna inanarak söylüyorum. Yani burada bulunduğumuz için, övmek için söylemiyorum. Şimdi Çavuşoğlu’na giderseniz nasıl bir iş yaptığımızı aslında hemen görürsünüz. Yıldıztepe'yi işte gördüğünüzde, Çöşnük’e gittiğinizde nasıl bir şey yaptığımızı görürsünüz. Ya da Yakınca’ya gittiğinizde nasıl Malatya inşa ettiğimizi görmek mümkün. O yüzden bizim yaptığımız şey şu. Malatya'yı bilimde, sanatta, ticarette, sanayide tekrar bu bölgenin cazibe merkezi, tartışmasız lider şehir yapmak benim vizyonum. Bu vasfı 90'da vardı, 2000'de vardı. 2015'te ne kadar vardı bilmiyorum. Ama 90'da, 2000'de vardı; ben iki defa da geldim buraya. Şimdi biz tekrar bunu yakalamalıyız. Çünkü Elazığ da ciddi sıçradı, takdir edilesi bir sıçrama yaptı. Şimdi bizim tekrar bu şehri 2000'lerden daha güçlü yapmamız lazım. O yüzden çarşıyı, Saray’ı, eski hal binasını bizim bol bol övmemiz lazım. Sebebi de şu: Çok içine sinmeyebilir fakat 750 bin nüfuslu bir şehrin potansiyeli, Malatya'ya sınıf atlatmaz. Sınıf atlatabilmesi için Elazığ, Adıyaman hatta Bingöl'ü buraya çekebilmeniz lazım. Buna Muş da dâhil. Muş'a kadar buraya çekebilirsiniz. Eğer siz bu bölgenin beyaz yakalarını, hafta sonu, bak hafta içi bunları çekebilirseniz, benim zaten hep bunları övmemin sebebi de bu. Şimdiden reklam yapıyorum ben. Mesela adam benim hayal sattığımı düşünüyor. Ya hayal etmezsen başaramazsın ki. Ben şimdi bugünden mesela bunları çok çok söylüyorum. Söylememin sebebi, benim çok ciddi bir sosyal medya takipçim var. Ben tanınan bir adamım Türkiye'de. Malatyalılar beni tanıyor olabilir. Ama Türkiye'de benim öyle böyle bir tanınırlığım var. Mesela eski hal binasını bitirdiğimizde… Hepimizin gurur duyacağı bir iş yapıyoruz orada biz. Ben heyecanlanıyorum.

Siz hayal edebiliyorsunuz.

VALİ YAVUZ : Heyecanlanıyorum. Çünkü ne yaptığımı biliyorum ben, ne olduğunu biliyorum. O yüzden tekrar söylüyorum, bakın; ben tüccar olsam, hayatta beğenmesem bile malımı kötülemem. Malatya markasına hepimiz sahip çıkıyoruz. Bakın dernek kurmuşsunuz, teşekkür ediyorum. Ama Malatya markasına sahip çıkmak lazım. Şimdi çarşıyı kötüleyerek çarşıda nasıl ticaret yapacaksın, bana söyler misiniz? Akıl işi mi? Akıl işi mi? Yani çarşıyı kötüleyeceksin, sonra Elazığ'dan müşteri bekleyeceksin. Çok beklersin beni, kusura bakma! Bu vizyonsuz bir bakış açısı. Bu tartışmalar bugün yapılacak tartışmalar değil, bina bitmiş zaten. Neyi tartışacaksın? Bugün buradan nasıl istifade edeceğine bakacaksın. Ama tabii bilmiyorum. Orada biz şehrin vizyonuna nasıl bakıyoruz dersek, şehrin vizyonuna bakışımız bu. Biz geleceğin Malatya'sını inşa ediyoruz. Geleceğin Malatya'sını. Biz torunlarımıza bir şehri inşa ediyoruz. Ve dediğim gibi bittiğinde modern yollarıyla, afete direnciyle, yeşil alanlarıyla, konforlu bir Malatya inşa ediyoruz. Ve bunu çok inanarak söylüyorum.

Mesela genel yöneticilerle bu yolda birlikte hareket hâlindesiniz, koşturuyorsunuz. Bu anlamda bir tereddüttünüz var mı? Yani bu inşasında, imarında nasıl bir ekiple yürüyor Malatya sizin yanınızda?

VALİ YAVUZ : Şimdi arkadaşlar, benim belediyenin ekibiyle ilgili bir değerlendirmem doğru olmaz. Ama şunu söyleyebilirim. Biz Büyükşehir Belediyesiyle ve belediye başkanımızla, özellikle merkezde olmasıyla Yeşilyurt ve Battalgazi'yle çalışıyoruz. Ama daha çok benim işim Büyükşehir'le, Büyükşehir Belediyesi'yle muhatabım. Ben üçüncü büyükşehir valiliği yapıyorum. Valiliğin muhatabı, Büyükşehir Belediye Başkanı. Biz gönül birlikleriyle çalışıyoruz. Bu valiliğin iş, bu belediyenin işi; beni ilgilendirmez değil. Biz tam bir gönül birlikleriyle şehre konsantre olduk. Tam bir istişareyle. İstişare derken de yatırımları istişare ediyoruz. Başka alanları değil. Ben bana sorulmayan, danışılmayan hiçbir konuda gidip birisine bir şey söylemem. Yani bu da şimdi yanlış anlaşılıyor. Yani ben birini yönlendirmiyorum. Yönlendirme başka bir şey. Mesela diyeyim ki rezerv alan. Tabii ki beni ilgilendiren bir konu rezerv alan. Yolun genişliği beni ilgilendiriyor. Ama belediyelerin iç işleyişinde ben yokum. Belediyelerin iç işleyişinde benim hiçbir şeyim yok. Tabii ki MASKİ müdürüne talimat veriyorum. Esenlik müdürüne tabii ki talimat veriyorum. Buraya niye Esenlik açmadın, aç diyorum. Yapamıyorsa bir müteahhite, bir iş adamına buraya 200 metrekare bir yer yap diyorum. Çünkü geçit itibarıyla oradaki insanların konforunu sağlamak sadece belediye hizmeti değil. Ama tekrar söylüyorum, bu karşılıklı saygı. Karşılıklı saygı, iş birliği, koordinasyon ve gönül birlikleriyle çalışıyoruz. Bak bu cümle önemli. Biz Büyükşehir Belediye Başkanı ile tam bir iş birliği, koordinasyon ve gönül birlikleriyle çalışıyoruz. Bunu yaparken de son derece dikkatli, onun alanına girerek değil. Çünkü yetki alanı var. Ortak belirlememiz gereken bir strateji varsa bunu istişare ediyoruz. Bu gayet doğal olan bir şey, olması gereken bir şey bu. Ama birbirimizin alanını ihlal ederek değil. Ben mesela 15 aydır çalışıyorum, çok da seviyorum kendisini. İyi anlaşabildiğimiz, rahatlıkla konuşabildiğimiz bir belediye başkanı olmasından mutluyum. Bunu da söylüyorum zaten. Birileri rahatsız oluyor. Beni ilgilendirmiyor rahatsız olup olmamaları. Çünkü ben buraya herkesle uyum içinde olmaya geldim. Valilik, zaten koordinasyon makamıdır. İş birliği ve koordinasyon sağlama görevi, orkestra şefi olarak validedir. Şimdi önce Malatyalıların bunu kabullenmeleri zor geliyorsa burada bu işi vali yapar. Her şehirde böyledir. Valinin görevi siyaset, STK, medya. Herkesi bir masa etrafında toparlayabilecek bir duygusal banka hesabında pozitif taşır. Çünkü biri CHP'lidir, öbürü AK Parti'lidir, öbürü bilmem ne. Onun başka gündemi olabilir. Ben siyasi parti değilim, bir siyasi partim yok. Yani rozetim bak burada. Parti rozetim yok. Tabii ki Sayın Cumhurbaşkanımıza muhabbetle bağlıyım, bu başka bir konu. Ama ben günlük siyasetin içinde yokum. Günlük siyaset benim işim değil. O yüzden de vali olarak burada koordinasyon sağlama görevinin bizde olması zaten yasal görevim benim. Bu tartışma konusu olabilecek bir husus değil. O yüzden de biz belediye başkanı, muhabbetimiz, ilişkimiz, vekillerimizle de öyle. Ben hepsiyle görüşüyorum. Hepsine istişare ediyorum.

Şehrin bina ve iş yeri olarak inşası devam ediyor. Ama sosyal ve kültürel etkinlikler açısından bakıldığında birçok şeyde geri durdu şehir. Bu şehrin ardık sosyo-kültürel alanda da toparlanması ve tanıtım konusunda harekete geçmesi gerekmez mi?

VALİ YAVUZ : Yani birinci konu şu, bizim şu anda altyapımız Malatya'yı çok tanıtmaya müsait değil. Şimdi “Gittim, gördüm, çok kötüydü.” dendiği andan itibaren bu olayı bir daha değiştiremezsiniz. Ben biraz turizmle uğraştım. Önce şehri bir toparlamak lazım. Şimdi şehrin önce sunulabilir hâle gelmesi lazım. Yani bir yemek vereceksin mesela, burada inşaat devam ediyor. Şimdi misafir bir daha gelmez. Şimdi o yüzden biz turizm çalıştayı yapacağız, birinci kısmı bu. Bu yaptığımız çalıştayla 2026'ın strateji belgesini oluşturacağız. Yani geleceği, 2026'la ilişkin bir tanıtım atağı gerçekleştireceğiz. Şimdi Kültür Yolu Festivali var biliyorsunuz yakın tarihte. Bu mesela bizim açımızdan önemli bir ivme kazandıracak şehre. Dolayısıyla tanıtımdaki biraz belki bizim valilik olarak da geride durmamızın sebebi, şehri şu anda istediğimiz kıvamda takdim edemeyeceğimizden ya da getireceğimiz misafirleri yeterince memnun ve mutlu etmekteki yetersizliğimizden dolayı. Sebebi de şu, getirirsiniz, çok reklam yaparsınız ama şimdi işte konteyner kent içerisindeki bir şehirde bunu sürdüremezsiniz. Şimdi Ulu Camii mesela, henüz ihalesi yapıldı ama Ulu Camii'siz bir Malatya düşünülemez. Elazığ’ı, Adıyaman’ı dâhil edeceğimiz bölgesel destinasyonlar önemlidir. Bizim bölgesel birlikteliklere ihtiyacımız var. Festivaller, konserler şehirde bir moral oluşturur mu? Elbette oluşturur. Bir taraftan da bazı insanlardan ise “Şehir yıkılmış, bunlar şarkıcı peşinde!” diye tepkiler de gelebiliyor zaman zaman. Ancak burada çoğunluğun talebine bakmak lazım.

Genelde herkes kendi açısından Malatya’nın ayağa kalkışı ile ilgili bir süre biçiyor. Sizce Yeni Malatya için milat nedir? Şehir ne kadar zamanda kendine gelip rahatlayabilir?

VALİ YAVUZ : Benim kişisel kanaatim, şehir merkezindeki inşaatları bitirdiğinizde şehir hiç olmadığı kadar normalleşir. 2 yıl, 5 yıl, 10 yıl gibi süreler benim kabulleneceğim bir durum değil. Bizim öngörümüz bu yılın sonu, hadi en geç diyelim 1 yıl da normalleşme süreci koyabilirsiniz. İnsanlar iş yerlerine, evlerine geçtiğinde kabullenir. Düşünsenize şehirde toz toprak kalktığında, her yer yeşillendiğinde, durum normalleştiğinde herkes moral motivasyon olarak bir üst lige yükselmiş olur. Bizim öngörümüz 2026 yılının Nisan ayında Malatya normalleşir. Yeni bir yükselme dönemi başlar. Son olarak Malatyalılara Bi ‘Kent Dergisi aracılığıyla iletmek istediğiniz mesajınızı alabilir miyiz? VALİ YAVUZ : Malatya, kadim bir şehir. Vatanını, milletini seven, bayrağına ve ülkesine sevdalı bir şehir olarak gönlümde yer aldı. Buraya gelmeden önce de buna inanıyor ve paylaşıyordum. Zor bir dönemden geçiyoruz hep beraber. Bu zor dönemi ellerimizi, gönüllerimizi birleştirerek geçebiliriz. Artık yolun sonuna geldik. Biraz daha sabırla, biraz daha metanetle hepimizin huzur içinde yaşayacağı bir kenti inşa ediyoruz. Bütün bu faaliyetler Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, bakanlarımızın desteği, milletvekillerimizin, büyükşehir belediyemizin, valiliğimizin, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın aslında tüm Malatya’mızın birlikteliği ve koordinasyonu içerisinde herkesin gözlerine inanacağı Malatya’yı inşa ediyoruz. Bu vesile ile sayın Cumhurbaşkanımıza, bakanlarımıza, milletvekillerimize, büyükşehir belediye başkanımıza bizle birlikte sahada alın ve akıl teri döken mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Malatya İlkgün Gazetesi / Bi'Kent Dergisi

Advert Advert