Sanatçılar yayımladıkları bildiride, sinemanın toplumsal algıları şekillendirme gücüne dikkat çekerek, Gazze’de yaşanan yıkım ve katliama sessiz kalmanın kabul edilemez olduğunu vurguladı. İsrail’in işgal ve ayrımcı politikalarının Uluslararası Adalet Divanı tarafından da hukuka aykırı bulunduğunu hatırlatan isimler, sanatın ve sinemanın özgürlük, eşitlik ve adaletin yanında olması gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda, İsrail film festivalleri, yapım şirketleri ve benzeri kurumlarla herhangi bir iş birliği yapılmayacağı, bu etkinliklere katılım sağlanmayacağı ve filmlerinin gösterilmeyeceği duyuruldu. Sanatçılar, Güney Afrika’daki apartheid döneminde sinema sektörünün aldığı boykot kararlarından ilham aldıklarını da belirtti.
Hollywood’dan yükselen bu ses, dünya çapında sanatçılar arasında büyüyen dayanışma hareketinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.